Kanun-ı Esasi’nin ilan edildiği yıllarda Osmanlı Devletinin durumu pek de…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
IV.KANUN-I ESASİ
Kitaba adını veren bu başlıkta, 1876 yılında padişah tarafından bir fermanla ilan…
Kanun-ı Esasi’nin ortaya çıkış süreci sancılı olmuştur. Bir anayasaya ihtiyaç olup olmadığı tam tetkik edilmeden anayasa ilan edilmiştir. Batı’dakilerden farklı olarak, geniş ve etkili bir halk hareketinin ürünü olarak
Kanun-ı Esasi’nin yapılmasının arka planında olduğu iddia edilen hürriyet mücadelesi(301)…
Kanun-ı Esasi’nin hazırlanmasında öne çıkan kişi hiç kuşkusuz Mithat Paşa’dır.…
1.Mithat Paşa’nın savunduğu, devletin idari yapısını özerk ya da federe devletlere…
2.Din, dil ve milliyet farkı gözetmeksizin tüm vatandaşları tek bir çatı altında…
3.Namık Kemal’in savunduğu Osmanlı vatanseverliği düşüncesini hayata geçirmek(302) Bu üç eğilim de devletin dini karakterli olmasına karşı değildir. Hatta Namık Kemal,…
Ali Suavi ise, diğerlerinden farklı olarak devletin şer’i hukuk yerine dini olmayan…
Mithat Paşa’nın ise devletin egemenliğini federal yapıda kullanmasını amaçladığı…
Tüm bu düşüncelerle birlikte 1876 yılının Mayıs ayında Mithat Paşa, Rüştü Paşa, Hüseyin…
Tahttan indirilen Sultan Abdülaziz’in yerine ılımlı kişiliği ve meşrutiyeti ilan…
Bu söz alındıktan sonra V. Murat hal’ edilmiş ve yerine şehzade Abdülhamit Osmanlı…
Komisyondaki ulema büyük çoğunlukla Kanun-ı Esasi’ye karşıdır. Çünkü Kanun-ı Esasi…
Kanun-ı Esasi’nin ilan edilmesi yönünde taraf olanların aslında hükümdarın egemen yetkilerinin kısıtlanması niyetinde olmadıkları ileride görüleceği üzere anayasanın metninden anlaşılmaktadır. Daha çok hükümetteki kişilerin keyfi ve tutarsız hareketlerini engellemek ve Avrupa’nın iç işlerine karışmasını önlemek maksadını gütmektedir. Bu gaye, II. Abdülhamit açısından olumludur.(315)…
Böylece, Kanun-ı Esasi, bir kurucu meclis ya da parlamento tarafından hazırlanmayan, padişahın tek yanlı bir işleminden doğmuş olan bir “ferman anayasa” olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında metnin dili Tanzimat Fermanı gibi bir kişiye hitaben yazılmış gibi değil, objektiftir. Yasa ve hukuk dili ile kaleme alınmıştır. Metin bir anayasaya özgü bölüm ve maddelerden oluşmaktadır.(316)…
