Mahkeme tarafın getirdiği uzman görüşünü tarafın mahkemeye sunduğu diğer belgeler…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
IV.Uzman Görüşünün Değerlendirilmesi
Alman hukukunda genel olarak içtihatlarda ve doktrinde özel bilirkişinin hiçbir şekilde…
Özel bilirkişi raporu ancak iki tarafın kabulü ile resmi bilirkişi raporu olarak…
Mahkeme bilirkişi raporuna karşı uzman görüşü ile desteklenmiş olan itirazları dikkat…
Yargıtay kararlarında özel uzman görüşleri değerlendirilmektedir. Kararın gerekçesinde…
“Prof. Dr. Rayegan Kender ve Yrd. Doç. Dr. Samim Ünan dava dosyasında bulunan 6.2.1989 tarihli ortak hukuki mütalaalarında;…
Bu hükümsüzlük bazı hukuklarda taşıyanın veya temsilcisinin üçüncü kişi konşimento hamillerini aldatma niyetinin varlığı şartına tabi tutulmuştur (mesela Alman Hukuku, Hamburg Kaideleri m.17). Türk Hukukunda ise konuya ilişkin açık bir kanun hükmü mevcuttur (TTK.1064/2) madde metni aynen şöyledir “Donatanın (taşıyan olacak, taşıyan veya .. bütün anlaşmalar hükümsüzdür...” hükümden bu anlaşmaların tamamen hükümsüz olduğu görüşündedirler”.…
Bu konuda araştırması bulunan Hukukçu Stj. Av. Kerim Atamer, İst. Baro Dergisi Temmuz-Ağustos-Eylül 1988, sayı: 7-8-9, sh: 495-508’de yayınladığı “Temiz Konşimento Karşılığı Garanti Mektubu” başlığını taşıyan incelemesinde; “Temiz konşimento karşılığı garanti mektubu uygulamasında en katı çözümlerden birinin Türk Hukukunda TTK.1064/2 ile benimsenmiş olduğu saptanır. Hiçbir ayırım gözetmeksizin anılan amaca hizmet eden tüm garanti sözleşmelerini geçersiz sayan bu hükmün fiili duruma yabancı olduğu rahatlıkla söylenebilir, çünkü bir çok gemi işletmesinin matbu garanti mektubu formları bastırdığına tanık olunmaktadır”.…
Bu konuda dosyaya hukuki mütalâa veren değerli hukukca Prof. Dr. Mesut Önen; “TTK. 1064/2 hükmü, yabancı hukuklar ve uluslararası düzenleme istikametinde kaleme alınması gerekirken, TTK. tasarısının son şeklini aldığı biranda üzerinde fazla durulmadan, eksik biçimde düzenlenmiştir. Maddi ruhi itibariyle yorumlanarak “Taşıyanın taşıtan veya yükletenle anlaşarak hakikate aykırı kayıtlar koymuş olması yüzünden gelecek mesuliyetlerden dolayı taşılan veya yükletene rücu hakkı bulun
Sayın çoğunluk, 1981 tarihli kararda olduğu gibi bu kararda da TBMM. gerekçesine dayanmaktadır. Oysa, TTK. 1064/11’de yer alan hüküm, kanunumuzun alındığı Mehaz Alman Kanununda (HGB’de) mevcut değildir. Kanunun meclise sevkinde hazırlanan Hükümet Tasarısında da yer almamıştır. Anlaşıldığına göre, Adalet Komisyonunda acele ile ilave edilmiş ve meclisden tartışılmadan geçmiştir. Zaten kanunun bu maddesinin acele ile ele alındığı metninden anlaşılmaktadır. Nitekim, Prof. Dr. Çağa ve Prof. Dr. Rayegan Kender, Yrd. Doç. Dr. A. Samim Ünan yukarıda anılan eser ve hukuki mütalaalarında TTK. 1064/11 hükmündeki “Donatan” deyiminin, “Taşıyan” olarak anlaşılması gerektiğini bildirmişlerdir. Şimdi, dosyaya hukuki mütalâa veren Prof. Dr. Mesut Önen’in bildirdiği gibi kanunu lafzi olarak yorumlarsak ““Donatan olmayan taşıyanın rücu derpiş eden anlaşmalarını geçerli saymak icab edecektir”. Oysa, kanunkoyucu burada yanlışlıkla ve acele ile taşıyan yerine “Donatan” deyivermiştir. O halde metnin başlangıçta eksik düzenlendiği doktrin tarafından da kabul edilmektedir (yukarıda anılan age.lerde bu husus açıkca kabul edilmektedir). Gönen ERİŞ İhsan DEMİRKIRAN”(65)…
Yine 2. Hukuk Dairesinin verdiği bir kararın karşı oy yazısında özel uzman görüşü…
“...Yapılan ameliyat ise tıp biliminin bugünkü düzeyinde ancak mevcut erkek bedenini kişinin gerçek cinsiyetini ifade eden ruhuna dış görünümü itibariyle adapte eden bir ameliyat olmaktan öteye geçmemektedir (Prof. Dr. Necip Kocayusufpaşaoğlu-Bilimsel mütalâa 1985/sh.40). Nitekim Neuchatel Kanton Mahkemesi çok uzun yıllar önce dahi “kişinin cinsiyetini belli eden sadece bedeni değil, aynı zamanda ruhudur. Beden ve ruh arasında çatışma çıktığı zaman bunlardan hangisinin üstün durumda bulunduğunu ve kişiyi erkek veya kadın olarak belirle
