E. 2016/49…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Trafik kazalarından kaynaklanan zararların giderilmesine yönelik davalarda, eğer davalılar arasında aracın zorunlu trafik sigortası poliçesini düzenleyen sigortacı da bulunmakta ise, davayı karara bağlaması gereken mahkemenin “bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkeme niteliğindeki Ticaret Mahkemesi olması gerektiği” çözümünün değerlendirilmesi
T.C.…
YARGITAY…
20. HUKUK DAİRESİ…
K. 2016/2603…
T. 2.3.2016…
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi - manevi tazminat istemine ilişkindir.…
Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesince, ... sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davanın…
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, davacı tarafından davalı ...’e karşı açılan maddi…
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1483/1.…
Somut olayda davacı tarafından, haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı…
Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında…
O halde, gerek davalı araç sürücüsü ve gerekse de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu…
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 02.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi. YORUM…
20. Hukuk Dairesi, bu kararında 17. Hukuk Dairesi tarafından birçok benzer davada verilen “Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu” yolundaki çözümün, birden fazla davalı mevcut olduğunda da neden geçerli olması gerektiğini açıklamaktadır. 20. HD’nin gerekçeleri şunlardır:…
- Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkeme, diğer davalılar hakkında ise uzman özel mahkeme görevli olduğunda, aşağıdaki koşullarla bütün istemler uzman özel mahkeme tarafından karar bağlanmalıdır:…
o Uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanmalıdır …
o Özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usulüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmamalıdır …
o Zarar tek olmalı veya istemlerden birisine ilişkin olarak verilecek karar diğer(ler)ini doğrudan ilgilendirecek nitelik taşımalıdır. …
- “Hukukun öngörülebilir olması” ve “usul ekonomisi” ilkeleriyle davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğü bu çözümü gerektirmektedir. …
Bir an için sigortacı hakkındaki istem bakımından Ticaret Mahkemesini görevli sayalım (hallerin büyük çoğunluğu bakımından bu kanıda değiliz). Acaba Ticaret Mahkemesi “uzman özel mahkeme” mi sayılmak gerekir? …
Genel olarak tazminat istemlerinde ve özel olarak da trafik kazalarından kaynaklanan tazminat istemlerinde Asliye Hukuk Mahkemeleri deneyimlidir. …
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat istemlerinde, Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde ve sigortacının davaya yol açmadan teminat limitini ödeyerek devreden çıkmış bulunduğu durumlarda zaten Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. …
Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde ise, davalılardan birinin sigortacı olduğu durumlarda (ZTS poliçesi düzenlenmişse, dava öncesinde ödeme yaparak yükümlülüğünü yerine getirdiği haller dışında, davalılardan biri sigortacı olacaktır) trafik kazalarından kaynaklanan bütün uyuşmazlıklar bu mahkemelere yönlendirilirse, onlar da deneyim kazanmış olacaklardır. Ancak işin başında “hangi mahkeme uzmandır?” sorusu ortaya atıldığında, bu sorunun yanıtı kanımızca tartışmasız Asliye Hukuk Mahkemeleri şeklinde olacaktır. Çünkü Ticaret Mahkemelerinin trafik kazalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda “uzman” sayılması mümkün değildir. Tazminat hukukunda uzmanlık Asliye Hukuk Mahkemelerine ait bir özelliktir. Ticaret Mahkemeleri ancak zorlama ile ve sonradan uzmanlık edinmeleri sağlandığı (o fırsat kendilerine görev kapsamında verildiği) takdirde uzmanlaşabilirler. …
Bir trafik kazası sebebiyle açılacak tazminat davasında, davalılar arasında yer alan (asıl davalı ve sorumlu kişi olan araç işleteni için ZTS poliçesini düzenlemiş bulunan) sigorta şirketine karşı doğrudan dava hakkının mevcut olup olmadığı tartışılmayacaktır. Uyuşmazlık zorunlu sigortanın kapsamına, sigortacının davacıya karşı hangi savunmalarda bulunabileceğine, zararın nasıl hesaplanacağına; destekten yoksun kalma tazminatını kimlerin isteme hakkı olacağına, kusur durumuna vb. ilişkin bulunacaktır. Bu hususlarda ise TTK’ya bakılarak karar verilecek değildir (ZTS’nın kapsamı KTK’da, sigortacının savunmaları da keza (özel olarak) KTK’da; zararın nasıl hesaplanacağı, destekten yoksun kalma tazminatına kimlerin hak kazanacağı, kusurun etkisi v.b. KTK ve TBK’da düzenlenmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın TTK ile ve Ticaret Mahkemelerinin uzman olduğu varsayılan hususlarla ilgisi olmayacaktır). …
(Kaldı ki, yeniden altını çizmekte yarar görüyoruz: Trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zaten Ticaret Mahkemelerini görevli saymak (çoğu halde) ve özellikle yukarıda yer alan açıklamalarımız çerçevesinde ve çeşitli kereler başka kararlarla ilgili değerlendirmelerimizde belirttiğimiz gibi doğru görünmemektedir). …
