K. 2016/7271…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
ZTS poliçesini düzenleyen sigortacı, araç işleteni ve sürücünün birlikte dava edildikleri bir uyuşmazlıkta, Ticaret Mahkemesi’nin “sigorta şirketine yönelik istem bakımından görevli sayılabilecek olması” ve “işleten ile sürücünün de yerleşim yerinde bulunması” sebepleriyle ortak yargı yeri olarak belirlenmesinin yerinde olup olmadığı
T.C.…
YARGITAY…
20. HUKUK DAİRESİ…
E. 2016/1440…
T. 20.6.2016…
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.…
Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı,…
İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise zorunlu mali mesuliyet sigorta…
Haksız fiil 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 vd. maddelerinde düzenlenmiş, tazminatın mahiyeti ve kapsamı hakkında çeşitli hükümlere yer verilmiştir. Diğer taraftan, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret…
Somut olayda, davacı trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının…
Diğer taraftan, 6100 Sayılı HMK’nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına…
HMK’da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile dair davalardaki yetki,…
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden…
Somut olayda, davacı, davalı sürücü ve işletenin yerleşim yeri olan Bakırköy 17.…
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle 6100 Sayılı HMK’nın 21 ve 22.…
YORUM…
Bu kararda da Yargıtay, trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin desteğinden yoksun kalmış olanların kazaya sebep olan araç işleteni, sürücüsü ve ZTS poliçesini düzenlemiş olan sigortacı aleyhine açtığı davada Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu yönünde hüküm kurmuştur. …
Yüksek Mahkemeye göre “uyuşmazlık, davalı ... şirketi açısından sigorta poliçesindeki miktar ile sınırlı olarak ödeme yapılmasına dair” bir uyuşmazlıktır. …
Davada bu hususun (sigortacının sorumluluğunun poliçedeki limitle sınırlı bulunması) gerçekten itiraz ve çekişme konusu olup olmadığı karardan anlaşılamamaktadır. Zarar görenlerin sigortacıya karşı doğrudan dava hakkına sahip bulunduğu ve sigortacının sorumluluğunun da sigorta poliçesindeki limite tabi olacağı günümüzde artık tartışma ve çekişme konusu olmamaktadır. Bu sebeple de fikrimizce Ticaret Mahkemesi’nin görevli sayılması zorunluluğundan söz etmek doğru görünmemektedir. …
Kanımızca, olayda KTK ve TBK hükümlerine ilişkin bir uyuşmazlığın varlığını kabul etmek ve bu sebeple de Ticaret Mahkemesinin değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı sonucuna varmak gerekirdi. …
Yargıtay ise kanımızca iki ayrı hususu “toplayarak” sonuca varmıştır. …
- Yüksek Mahkemeye göre Sayfa 357…
“Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. …
Somut olayda, davacı, davalı sürücü ve işletenin yerleşim yeri olan Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açarak seçimlik hakkını kullandığına göre, uyuşmazlığın Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir”.…
- Davacı, davalılardan yalnızca sigorta şirketi bakımından görevli sayabileceğimiz Ticaret Mahkemesi’nde dava açmış; ancak dosya görevsizlik gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yollanmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi de bir yandan “(sigorta şirketi hakkında) Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu”; diğer yandan da “davacının seçimlik hakkını kullanarak davasını işleten ve sürücünün yerleşim yeri mahkemesinde açabileceği” hususlarını gerekçe göstererek görevli ve yetkili olmadığına karar vermiştir. …
- Yargıtay ise (özetle) “davacının seçimlik yetkiye sahip olduğunu ve bu yetkisini davalı sürücü ve işletenin yerleşim yerinde dava açarak kullandığını; dolayısıyla Ticaret Mahkemesi’nin yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiğini” vurgulamıştır. Yüksek Mahkeme’nin Asliye Hukuk Mahkemesi’ne çok yaklaşan (hemen hemen aynı görünen) bir çözümü benimsediği görülmektedir.…
- Böylece -eğer yanlış anlamıyorsak- davalılardan ZTS poliçesini düzenlemiş olan sigorta şirketi bakımından “görevli” sayılması gereken Ticaret Mahkemesi’nin aynı zamanda diğer davalılar araç işleteni ve sürücü bakımından da (bunların yerleşim yerinde bulunduğu için yer itibariyle) “yetkili” olduğu saptanmış ve bu sebeplerle yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçeve içinde davacılardan biri için görevli (fakat diğerleri için görevli olmayan) bir mahkeme, görevli olmadığı diğer davalıların yerleşim yerinde bulunması nedeniyle onlar için de “davaya bakabilir” (“ortak”) mahkeme niteliğini kazanmıştır. Bu denklem, toplama işleminin değişik renkte meyveler için gerçekleştirildiği yolunda kuşku uyandırmaktadır. …
