Karar tarihi: 04.11.2014 …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sigortacının “rizikonun sigorta ettirenin bildirdiği şekilde gerçekleşmediği” hususunu sigorta ettiren tarafından sunulmuş olan delillere dayanarak ve bunları çürüterek ortaya konulduktan sonra, sigorta ettirene ek kanıtlarla savını kanıtlama hakkının verilmesi
17. Hukuk Dairesi …
Esas No.: 2014/17929 …
Karar No.: 2014/15027 …
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı…
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı…
Davalı vekili, kazanın belirtilen şekilde meydana gelmediğini, hasar ile kazanın…
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının hasarın…
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.…
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek…
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma…
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK.1409 maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta…
İlkeler bu şekilde olmakla beraber; sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5nci…
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi, kazanın fotoğraflarının 16.3.2012 tarihinde…
Davacı vekili davalının savunmalarına verdiği cevapta kazanın 24.3.2012 tarihinde…
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü…
YORUM…
Kararda Yargıtay 17. HD tarafından yapılan değerlendirmelerin bir kısmı kanımızca yerinde görülemez. …
Yüksek Mahkeme şu ilkeleri benimsemektedir: …
- Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan “teminat dışında kalan zararlardan” olması gerekmektedir. - İlkeler bu şekilde olmakla beraber; sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5inci maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalacak şekilde ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat külfeti sigortalıya geçer.…
Yargıtay’ca benimsenen bu çözüme katılmıyoruz. …
- Her şeyden önce sigortacı tarafından rizikonun teminat dışında kalan bir şekilde gerçekleştiğinin kanıtlanması pek karşılaşılacak bir durum değildir. …
- Bu sebeple, sigortacı, eğer rizikonun sigorta ettirenin bildirdiği şekilde gerçekleşmediğini kanıtlayabiliyorsa (ve hasarı da ödemek istememekte ise) sigorta ettirenin aksini ortaya koyamayacağını umarak orada duracak ve rizikonun kapsam dışı sayılmasını gerektiren hallerden hiç söz etmeyecektir. …
- (Sigortacı, sigorta ettirenin rizikonun nasıl meydana geldiğine ilişkin açıklamasının gerçeği yansıtmadığını ancak (teminata dahil) başka bir sebebin rizikoyu meydana getirmiş olduğunu kanıtlayarak ortaya koyabilmekte ise, sonuç kendisi için aynı olacağından (bu halde de sorumlu tutulacağından) olasılıkla bu durumda ödeme seçeneğine eğilim duyacaktır). …
- Olayın sigorta ettirenin belirttiği şekilde meydana gelmiş olamayacağı sigortacı tarafından kanıtlandığında, kanıt yükünün yer değiştireceği düşüncesi gereğinden fazla sigorta ettireni koruyan bir düşüncedir. Sigorta ettiren eğer yanılmış veya yanıltılmış değilse (ki bu haller oldukça azdır) kendisine yeni bir fırsat daha verilmesi ve kendisine “daha önce bildirdiğiniz hususların yanlışlığı saptandı; şimdi lütfen doğrusunu beyan ediniz” biçiminde kucak açılmasına gerek olmayacağı açıktır. …
- Eğer sigorta ettirenin bildiriminin gerçeğe aykırı olduğunun ortaya konması, kendisine başlangıçta düşen (rizikonun teminat kapsamın
- Yargıtay kararında, davacı sigorta ettirene oldukça “ılımlı” yaklaşılmış ve fotoğrafların içerdiği çelişkiyi düzeltme girişimi araştırmaya değer bulunarak, sonuçta sorun “bilişim ve fotoğraf uzmanına” aktarılmıştır. …
o Daha katı ve çelişkilere prim vermeyen bir yaklaşımla “teminat dahilinde gerçekleştiği öne sürülen rizikonun sigorta süresi öncesinde meydana geldiğinin anlaşıldığı; davacının telefon arızası savının da inandırıcı görülmediği” belirtilerek davanın reddi gerektiği sonucuna varılmış olması durumunda “teknik bilgi eksikliği yüzünden acele ve hatalı karar verilmiş olabileceği” düşüncesinin öne çıktığı anlaşılmaktadır. …
o Oysa, dava konusu olayda hangi gün kar yağışı olduğu saptanarak ilerlenmesi de söz konusu olabilirdi gibi görünmektedir. Çünkü davacının istemini dayandırdığı hasarı gösteren fotoğrafların, karlı günde alınmış oldukları bilgisi mevcuttur. …
