E. 2014/12746…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Zorunlu Trafik Sorumluluğu Sigortası poliçesini düzenlemiş olan sigortacının, tazminat ödedikten sonra sigorta ettirene (kazanın bildirilmediği, sürücünün olay yerini terk etmiş olduğu ve bu sebeple alkol ve sürücü belgesi denetiminin yapılamadığı gerekçeleriyle) rücu etmesi
T.C.…
YARGITAY…
17. HUKUK DAİRESİ…
K. 2014/10508…
T. 3.7.2014…
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın karıştığı…
Davalı Y. Ş., aracın trafikte kaydı kendi adına ise de; gerçekte aracın dayısı A.…
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davalının, Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2012/10545…
1- ) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan…
2- ) Dava, ZMSS poliçesine dayanılarak, sigorta şirketi tarafından, sigortalı aleyhine…
Somut olayda 3.4.2011 tarihinde, saat 12.20 de trafik kazası meydana gelmiş; davalı…
Uzman bilirkişiden alınan raporda; davalı adına kayıtlı aracın sürücüsünün, kazanın…
Bu durumda mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı…
YORUM …
Yargıtay kararına konu olan uyuşmazlıkta davacı ZTS poliçesini düzenlediği aracın yol açtığı tek taraflı kazada zarar gören bir başka aracın malikine ödeme yaptıktan sonra, ödediği tutarı kendi sigorta ettireninden geri istemiştir. Diğer bir anlatışla dava, sigortacının açtığı rücu davasıdır. Sigortacı, olayda esas olarak sigortalı aracın sürücüsünün kaza yerini terk etmesi sebebiyle ehliyet ve alkol denetimi yapılamadığını, aracı kimin sürdüğünün belirlene
Bu karşılıklı açıklamaları kanımızca şu şekilde anlamak uygun olur:…
Davacının, dava dışı zarar görene (hukuksal açıdan onun yerini almış olan kasko sigortacısına) tazminat ödemiş olduğu belirlenmektedir. Davacının ödeme yaparken, bir itirazda bulunmuş olmadığı, ZTS poliçesini düzenlediği araçla başkasına verilen zarar sebebiyle zorunlu ZTS kapsamındaki sorumluluğun gerçekleşmiş olduğunu kabul ettiği varsayılabilir. …
Daha sonra davacı sigortacı, sigorta ettiren araç işleteni ile arasındaki sözleşme ilişkisinin kendisine sigorta ettirene rücu etmek hakkını verdiği inancıyla bu kimseye karşı rücu davası açmıştır. …
Sigortacı, kendisinden istemde bulunan üçüncü kişi zarar görene ileri süremediği, ancak sigorta ettirenle olan ilişkisinde, tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya azaltılması sonucunu doğuran haller varsa, KTK uyarınca “sigorta ettirene” rücu edebilmektedir (KTK m.95(2)). Dolayısıyla, davacının isteminin yerinde olup olmadığını belirlemek için, söz konusu rücu olanağının var olup olmadığı araştırılacaktır. …
Sigortacının hangi hallerde sigorta ettirene rücu edebileceği ZTS GŞ’nda öngörülmüştür. …
2011 yılında yürürlükte olan ZTS GŞ, sürücünün olay yerini terk etmiş ve bu sebeple sürücü belgesine sahip olup olmadığı belirlenememiş veya alkol durumu saptanamamış olduğu takdirde, sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği konusunda açık bir hüküm içermemekteydi. Şu an yürürlükte bulunan GŞ ise B.4 (f) maddesinde bu hususta açık bir düzenlemeye yer vermiştir. İlgili hüküm şu şekildedir: …
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:…
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi…
Genel şartlarda rücu olanağını veren bir hüküm mevcut bulunmadığı zaman, sigortacının sigorta ettirene rücu etmesine (yasa hükümlerinin bu gibi bir rücu istemine olanak verdiği haller -mesela müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK m.62; sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK m.77; KTK m.95 fk.2- dışında) esasen imkân olmayacaktır. Karara konu olan olayda da, sigortacının neye dayanarak rücu edebileceği belirlenememektedir. Yüksek Mahkeme kararında da bu yönden herhangi bir değerlendirme yer almamıştır. Yargıtay ilk derece mahkemesi kararını başka gerekçelerle bozmuştur. (Bunları aşağıda kısaca ele alacağız).…
Yargıtay, bozma kararında ilkönce TTK 1409 hükmünü yorumlamıştır. …
Yargıtay, “sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olacağını; sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait bulunacağını” hükme bağlayan TTK 1409 çerçevesinde …
- Rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ve sigorta kapsamı dışında kaldığını sigortacının kanıtlaması gerektiğini …
- Bu ispat külfetinin soyut savlarla değil somut delillerle yerine getirilmek zorunda olduğunu …
- Sigortacının somut delillerle, rizikonun oluş şeklini ve zararın teminat kapsamında bulunmadığını kanıtlaması halinde kanıt yükünün sigorta ettirene geçeceğini …
