Karar tarihi: 06.04.2016 …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Acente tarafından davalıya ait kamyon için yapıldığı ileri sürülen ZTS ve kasko sigortası poliçelerinin primlerine yönelik olarak başlatılan icra takibine, davalının “poliçelerden haberi olmadığı” gerekçesiyle itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında anılan sigorta sözleşmelerinin yapıldığının davacı tarafından nasıl kanıtlanabileceği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi …
Esas No.: 2015/15458 …
Karar No.: 2016/3753 …
Taraflar arasında görülen davada ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015…
Davacı vekili; müvekkilinin ... da sigorta aracılık hizmeti verdiğini, davalıya ait…
Davalı vekili 02.10.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; yapılan kasko ve sigorta…
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kasko ve sigorta poliçelerinde…
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.…
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan…
2- Dava, kasko ve ZMMS poliçesi prim bedellerinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine…
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz…
YORUM …
Karar konu olan uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi, sigorta ettiren olduğunu öne sürdüğü davalı ile telefon aracılığıyla sözleşme kurduğunu ve davalının aracı için kasko ve ZTS poliçesi düzenlediğini belirterek, sözleşme gereğince ödenmeyen primlerin tahsilini istemiş bulunmaktadır. …
Davalı ise poliçelerden haberinin olmadığını ve bunlarda imzasının da bulunmadığını savunmuştur. …
İlk derece mahkemesi, “imzası bulunmadığı” gerekçesiyle davalı lehine (davanın reddi yönünde) karar vermiştir. …
Yargıtay ise, …
- Davacı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulmuş belgelere göre, davalı adına 2010-2011 ve 2011-2012 yıllarını kapsayacak şekilde poliçeler düzenlendiğini - Hatta, davalıya ait aracın 2012 yılında trafik kazasına karıştığını ve bu sebeple de 05.01.2012 tarihinde karşı tarafın sürücüsüne ZMMS kapsamında hasar ödemesi yapıldığını …
- 2011 tarihli Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesi ve Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik (SSBİY) hükümleri uyarınca davacı sigortacının sözleşmenin kurulmasından önce ve sonra karşı tarafı bilgilendirme yükümlülüğü altında olduğunu; …
- Bununla birlikte, …
o dava konusu (primleri talep edilen) poliçeler hakkında sigorta şirketince sigorta ettirene yeterli bilgilendirme yapılıp yapılmadığı, …
o poliçe düzenlendiğinden ve içeriğinden davalıya bilgi verilip verilmediği,<…
o poliçelerin davalıya teslim edilip edilmediği, …
o özelikle ZTS poliçesi yönünden gerçekleşen trafik kazası nedeniyle sigortacıya ihbarın ne şekilde yapıldığı, …
o gerçekleşen hasara ilişkin karşı taraf sürücüsüne ne şekilde ödeme yapıldığı ve bu durumdan davalının haberdar olup olmadığı…
hususlarının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanmadığını …
- ZTS’nın zorunlu bir sigorta olduğunu ve araçların bu sigorta koruması altında olmadan trafiğe çıkamayacağı hususunun dahi ilk derece mahkemesi tarafından tartışma konusu yapılmadığını …
- Yalnızca poliçelerde davalının imzasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini …
- Oysa ilk derece mahkemesince, taraflar arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi kurulup kurulmadığının TTK 1421 vd. hükümleri ile SSBİY hükümleri de dikkate alınarak değerlendirilmesi, davacının bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve davalının sigorta korumasından yararlanıp yaralanmadığının belirlenmesi gerektiğini - Yukarıda sayılanlar ışığında, olayda eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. …
Yargıtay kararı hakkında şunlar belirtilebilir: …
- Daha önceki yıllar için poliçe(ler) düzenlenmiş olması, sonraki yılda geçerli sigorta sözleşmeleri yapılmış olduğunu kanıtlamaz. (Buna karşılık, eğer primlerin talep edildiği seneye ait bir ZTS poliçesinden sigorta ettirenin istemi veya bilgi ve onayı dahilinde ödeme yapılmışsa, aşağıda ayrıca vurgulayacağımız gibi en azından o poliçe için geçerli bir sigorta ilişkisinin mevcut olduğu kabul edilecektir). …
- Sigortacının “yapılacak sigorta sözleşmesi hakkında sigorta ettireni bilgilendirmekle yükümlü olması” kanımızca sözleşmenin yapıldığını kesin şekilde ortaya koymaz. Bilgilendirme, sigorta ettirenin sözleşmeyi bilgilenmiş olarak yapmasına (ve gerektiğinde yapmamasına) olanak sağlamak için öngörülen (ve sigorta sözleşmesi öncesinde yerine getirilmesi lazım gelen) bir yükümlülüktür. Bilgilendirmenin yapılmış olduğu hallerde dahi, sigorta ettiren aldığı bilgiler ışığında sözleşme yapmaktan vaz geçebilir; farklı bir sigortacıyla sözleşme yapmış olabilir. Bilgilendirmenin hiç yapılmadığı hallerde ise, bu durum sözleşmenin kurulmuş olduğuna değil aksine, kurulmadığına kanıt sayılabilir. Sözleşme yapıldıktan sonraki safhada, sigortacının ilk yükümlülüğü poliçeyi düzenleyip vermektir. Sözleşmenin yapıldığı hususunda ayrıca bilgi aktarması gerekmez. Kaldı ki, telefonla kurulduğu belirtilen bir sözleşmenin “kurucu unsurları” (sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde varılan anlaşmayı yansıtan karşılıklı birbirine uygun irade açıklamaları) zaten o sözleşmenin kurulduğu bilgisini içerir. Sözleşme sigorta ettirenin kabulü ile kurulmakta ise, kabul beyanında bulunan sigorta ettiren, bunu sözleşme bağını oluşturmak amacıyla ve bilinciyle yapar; sözleşme sigortacının kabulü ile kurulmakta ise, bu beyan kendisine ulaşmış olan sigorta ettiren, ulaşma anında sözleşmenin kurulmuş olduğunu öğrenmiştir. …
