Karar No.: 2016/6732 …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Davacının aracı için ZTS poliçesini düzenleyen ve kasko sigortası yapmış olan davalı sigortacının, o aracın karıştığı trafik kazası sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağının geçersiz olduğu, kazanın belirtilen yer ve şekilde olmadığı gerekçeleriyle ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi …
Esas No.: 2015/9601 …
Karar tarihi: 01.06.2016 …
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı…
Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı aracın 10/03/2013 tarihinde trafik kazasına…
Davalı vekili, kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın müvekkiline zorunlu trafik…
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak; kazanın belirtilen…
Dava, kasko ve zorunlu trafik sigorta sözleşmelerine dayanılarak sigortalı tarafından…
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko ve zorunlu trafik poliçesi ile sigortalı…
Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen…
Diğer taraftan, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nun 1409/1…
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; 10.03.2013 tarihinde trafik kazasının…
Bu durumda mahkemece, rizikonun teminat dışı olduğunun ispatı yükünün davalı ...…
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü…
YORUM…
Bu kararda da Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda hangi tarafın hangi hususu hangi aşamada kanıtlaması gerektiğine ilişkin “yerleşmiş” içtihadı doğrultusunda hüküm kurmuştur. …
Karara konu oluşturan uyuşmazlıkta, davacının (davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ve ayrıca zorunlu trafik sigortası (ZTS) ile temin edilmiş olan) aracı bir başka araçla çarpışmış ve bu durum ilgililerce tutulan KTT (Kaza Tespit Tutanağı) ile saptanmıştır. Davacı, bu kazada hem kendine ait hem de diğer aracın hasarlandığını; diğer aracın malikine tazminat ödemesi gerektiğini belirterek, davalı sigortacıdan …
- Kendi aracındaki hasar tutarını (Kasko sigortası uyarınca), ve…
- Diğer araca ödemek zorunda kaldığı tazminatı (ZTS uyarınca) talep etmiştir.…
Davalı sigorta şirketi, kazanın KTT ve eksper raporunda belirtilen şekilde meydana gelmediğini öne sürmüş ve yaptırdığı özel araştırma sonunda hazırlanan rapora dayanmıştır. İlk derece mahkemesi önündeki yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu da araştırmacı tarafından hazırlanan rapor doğrultusundadır. İlk derece mahkemesi kaza hakkındaki bildirim ile hasarın gerçekte meydana geliş biçimi arasında uyumsuzluk (tutmazlık) olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. …
Yargıtay ise, davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelttiği itirazların ve “tanık dinletme” isteminin ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmamış olmasını “eksik inceleme ile hüküm verilmesi” olarak nitelemiş ve bozma kararı vermiştir. …
Eğer eksik inceleme söz konusu ise, eksikliğin giderilmesi gerekeceği açıktır. …
Öte yandan Yüksek Mahkeme, kararında “rizikonun teminat dışı olduğunun davalı sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini” de belirtmiştir. Kararda kazanın zaman bakımından sigorta süresi içinde gerçekleştiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı ancak sigortacının KTT’nin geçersizliğini öne sürdüğü açıklanmıştır. …
Bu noktada bir kere daha altını çizelim ki rizikonun teminat kapsamında gerçekleştiğini ilk aşamada ortaya koyma yükü sigorta ettirenin üzerindedir. Eğer sigorta ettiren bu kanıt yükünü yerine getirirse, sigortacı teminat dışında kalan hallerden birinin söz konusu olduğunu ortaya koymakla yükümlü olacaktır. Yargıtay uygulaması ise sigortacı aleyhine oldukça “katı” bir görünüm sunmaktadır. Yüksek Mahkeme, zaman açısından sigorta teminatı kapsamında olan hallerde, kanıt yükünün sigortacıya ait olacağını kabul etmektedir. Bu gibi bir kabul “all risks” (bütün rizikolar) esasına göre yapılan sigortalar için geçerli sayılabilir. Buna karşılık, “tanımlanmış rizikolar” (named perils) esasına tabi sigortalarda, rizikonun sigorta sözleşmesinde verilen tanımla örtüştüğünü sigorta ettiren (hiç değilse ilk bakışta) ortaya koymalıdır. …
Karara konu olan uyuşmazlıkta bir kasko sigortası söz konusudur. Bu sigorta “tanımlanmış riziko” esasına tabidir. Davacı tarafın savına göre gerçekleşen…
