Karar No.: 2016/9070 …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sigortacının işyeri sigortasıyla sigortalamış olduğu dükkânın mal sahibine yüklenebilecek sebeplerle çıkan yangında zarar görmesi üzerine sigortalı kiracıya tazminat ödedikten sonra mal sahibine açtığı yasal haleflik hakkına dayalı rücu davasının hangi mahkemede görülmesi gerektiği
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi …
Esas No.: 2014/5429 …
Karar tarihi: 18.10.2016 …
Davacı vekili, davalının maliki olduğu dükkanın 25/05/2006 tarihli kira sözleşmesi…
Davalı, taşınmazlar tarafından kiralanmış ise de, meydana gelen problemin tesisatın…
Mahkemece, davanın 25.124,00 TL yönünden kabulü ile, 12/04/2011 tarihinden itibaren…
1-Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişk…
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece…
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesinde sigortacının, sigorta tazminatını…
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısının halefi olarak açıldığına göre, görevli…
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde ise dava konusunun değer…
Somut olayda, sigortalı işyerinde çıkan yangın sebebiyle meydana gelen zarar sigortacı…
Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği nazara…
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine…
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz…
YORUM…
Uyuşmazlık konusu olayda davacı sigortacı yasal haleflik hakkına dayalı olarak zarardan sorumlu olduğu savıyla davalı kiralayan (mal sahibi) aleyhine rücu davası açmıştır. …
Davacı sigortacı tarafından sigortalanan dükkân sigorta ettirenin kiracı sıfatıyla kullanmakta olduğu bir işyeridir. Sigorta konusu dükkân, yangın sonucu hasara uğramıştır. Yangın raporunda yangının çıkış sebebi “depo olarak kullanılan bölümdeki elektrik tesisatında meydana gelen arıza sonucu oluşan kısa devre” olarak belirtilmiştir. …
Davalı aşağıdaki gerekçelerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur:…
- Meydana gelen yangının tesisatın kullanımından mı yoksa şehir şebeke akımından mı kaynaklandığının belli olmadığı - Yangının elektrik tesisatından meydana gelip gelmediğinin kesin olmadığı
- Elektrik tesisatının onarımı ve bakımının yapılması, yapılmamış ise bundan doğacak zararların hem mevzuat hem de kira kontratı gereğince kiracının sorumluluğunda olduğu …
İlk derece mahkemesi, davayı 25.124,00 TL üzerinden kabul etmiştir. …
Yargıtay aşağıdaki gerekçelerle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur:…
- Kira sözleşmesine göre sigorta ettiren sigorta konusu işyerinde kiracı olarak bulunmaktadır. …
- Bu nedenle sigorta ettirenle davalı arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesine dayanmaktadır. …
- Sigorta ettiren ile davalı arasında uyuşmazlık kira ilişkisinden doğduğundan davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesindedir. …
- Bu nedenle sigortacı tarafından yasal haleflik hakkına dayanılarak açılan davanın da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.…
Yargıtay kararı hakkında şu yorumu yapabiliriz: …
Kararda varılan sonuç şu açıdan yerindedir. Sigortacının sigorta ettirene (başkası lehine sigortada sigortalıya) sigorta tazminatını ödedikten sonra yasal haleflik hakkına dayanarak açtığı rücu davası, giderim alacağı sigortacıya geçmemiş olsaydı sigorta ettiren (veya başkası lehine sigortada sigortalı) ile zarardan sorumlu üçüncü kişi arasındaki davaya hangi mahkemede bakılacak idiyse, o mahkemede görülmelidir. …
Sigorta ettirenle zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen kişi arasında kira sözleşmesi ilişkisi varsa, sorumluluk her şeyden evvel bu sözleşmeden kaynaklanmış sayılabilecektir. Bu sebeple de Sulh Mahkemesi görevli olabilecektir. …
Bununla birlikte, davacının TBK m.49 fk.1’de düzenlenen haksız eylem (kusur) sorumluluğuna dayanması mümkün olduğu gibi; yapı malikinin sorumluluğu hükümleri (TBK m.69) uyarınca istemde bulunması da olanaklıdır. Bu hallerde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. …
Bu bağlamda sorun şudur: TBK m.60 fk.1 “sorumluluğun birden çok sebebe dayandırılması mümkünse, hakimin zarar görene (davacıya) en iyi giderim imkanı sağlayan sebebe göre karar vereceğini” hükme bağlamaktadır. Daha az elverişli bir sorumluluk sebebi hakkında görevli bulunan mahkemede dava açılmış ve kazanılmışsa, acaba bu karar bozulmalı mıdır? Yargıtay kararında ilk derece mahkemesi (Asliye Hukuk Mahkemesi) tarafından hangi sebebe dayalı olarak davalı aleyhine hüküm kurulmuş olduğu açıklanmamıştır. Davalı aleyhine yukarıda değindiğimiz TBK hükümleri uyarınca karar verilmişse, kanımızca çözüm şöyle olmalıdır: …
o Eğer davacı kira hukuku uyarınca daha elverişli bir sonuç elde edebilecek idiyse, o zaman, kazandığı hak saklı olmak kaydıyla, fazlasını (daha elverişli sorumluluk sebebinin fazlaya ilişkin olarak ona sağlayabileceği tutar için) sulh mahkemesinde dava açması uygun olabilir (bunun yol açacağı usul hukuku sorunlarının üstesinden gelebilmek de ayrı bir sorundur).…
