Karar No.: 2016/2797 …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Trafik kazasında zarar gören aracın malikinin, diğer araç için ZTS poliçesini düzenlemiş olan sigortacıdan bütün zararını karşılayan tutarda tazminat aldıktan sonra kendi kasko sigortacısından da ödeme alması; kasko sigortacısının yasal halef olduğu savıyla açtığı davada verilmesi gereken karar
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi …
Esas No.: 2015/15673 …
Karar tarihi: 07.03.2016 …
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; asıl dava davalısı ...’in maliki ve birleştirilen…
Asıl dava davalısı; davaya cevap vermemiştir.…
Birleştirilen davanın davalısı; duruşmada davayı kabul etmediğini beyan etmiştir…
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile 12.461,03 TL alacağın ödeme tarihi…
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan kasko sigorta sözleşmesine dayanan rücuen tazminat…
Dava konusu kaza 13.03.2011 tarihinde gerçekleşmiş, davacının sigortalısı dava dışı…
2-Bozma sebep ve şekline göre asıl dava davalısı ... hakkında kurulan hüküm bakımından…
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava davalısı ...’in temyiz…
YORUM…
Yargıtay kararına konu olan olayda, davacı sigortacı, sigorta ettirene ait araç için kasko sigortası güvencesi sağlamıştır. Sigorta konusu araç, davalıların sorumlu olduğu ileri sürülen (13.03.2011 günü meydana gelmiş olan) kazada hasar görmüştür. …
Davacı kasko sigortacısı, sigorta ettirene 24.08.2011 ve 19.10.2011 tarihlerinde ödeme yapmıştır. Daha sonra da davalılara yasal haleflik hakkına dayalı olarak rücu davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı (davalıların sorumlu olmaları gereken oran üzerinden) kabul etmiştir. …
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin verdiği kararı aşağıdaki gerekçelerle bozmuştur: …
- Kaza 13.03.2011 tarihinde gerçekleşmiştir.…
- Davacının sigorta ettireni, davalı aracın trafik sigortacısından 25.05.2011 tarihinde 20.000 TL tazminat tahsil etmiştir. …
- Buna rağmen aynı sigorta ettiren, kendi kasko sigortacısından da 24.08.2011 ve 19.10.2011 tarihlerinde ödeme almıştır.…
- Söz konusu sigorta ettiren, davacı kasko sigortacısı aleyhine sebepsiz zenginleşmiştir. …
- Somut olayda davacı, 2011 tarihli Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 maddesinde düzenlenen haleflik hakkına dayanarak dava açmıştır. Ancak, dava tarihinde davacının kendisine halef olduğu sigorta ettiren, zararını tahsil etmiştir. Şu halde, davacının da davalılara yöneltilebilecek herhangi bir dava hakkı yoktur.…
- Bununla birlikte, davacı sigortacı, kendi sigorta ettirenine başvurabilecektir. …
- Bu durumda davanın reddi gerekir. …
Karar hakkında şunları söyleyebiliriz: …
Sigortacının yasal haleflik hakkı, (diğer koşulların da tamamlanmış olması halinde) sigorta tazminatını ödediği gün gerçekleşir. …
Sigortacı tarafından ödeme yapılan güne kadar, zarardan sorumlu üçüncü kişiye yönelik tazminat alacağı sigorta ettirene (başkası lehine sigorta durumunda ise sigortalıya) aittir. …
Sigorta ettiren, üçüncü kişiden tazminat almış olduğu takdirde, aynı oranda zararı ortadan kalkmış ve üçüncü kişiye yönelik alacak da son bulmuş olacaktır.…
Olayda sigorta ettiren, karardan anlaşıldığına göre sigortacısının kendisine ödeme yapması öncesinde, tüm zarar tutarını kazaya yol açan diğer aracın ZTS poliçesini düzenlemiş olan trafik sorumluluğu sigortacısından tahsil etmiş ve böylece sorumlu üçüncü kişinin (ve onun trafik sorumluluğu sigortacısının) sorumluluğu (ödeme anında hukuken alacaklı sıfatına sahip olan kişiye yapılan geçerli bir tazminat ödemesi ile) sona ermiştir.…
Sigorta ettirenin kendi sigortacısından daha sonra yaptığı tahsilat haksız ve dayanaksız bir tahsilattır ve sigortacıya yasal haleflik hakkı vermez. Yargıtay kararındaki “dava tarihinde …sigorta ettiren kendi hasarını yapılan ödemelerle tahsil ettiğine göre davacının da davalılara yöneltilebilecek herhangi bir dava hakkı yoktur” anlatımı doğrudur. Ancak, yasal halefliğin dava tarihi değil, sigorta ettirene halef olacak sigortacının ödeme yaptığı andaki durum esas alınarak (o anda sigortacıya geçecek bir tazminat alacağının var olup olmadığı araştırılarak) belirlenmesi lazımdır. …
Öte yandan, sigorta ettirene ödeme yapan (fakat yasal haleflik hakkını kazanamayan) kasko sigortacısının, sebepsiz zenginleşmiş olacağı saptaması da yerindedir. Burada kasko sigortacısının sigorta ettirenine yönelteceği istem kanımızca ne TTK 1448(1) ne de TTK 1472(2) hükmüne dayanır. …
o TTK 1448(1) uyarınca “sigorta ettiren, sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür”. Bu hüküm, sigortacının yasal halefliği henüz gerçekleşmemişken, sigorta ettirenin ileride söz konusu olacak yasal halefliği zedeleyici davranışlardan kaçınma yükümlülüğünü düzenlemektedir. …
