T. 2.3.2016…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Kasko sigortası sözleşmesinde bulunan “sigorta ettiren şirketin ana sözleşmesinde o şirketin araç kiralama etkinliği de yürüteceği yazılı ise, sigorta sözleşmesinde sayılan belirli kişiler dışında bir kişinin aracı sürdüğü sırada meydana gelen hasarların yarısının ödeneceği” anlamına gelen sözleşme koşulunun geçerliği
(YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2015/15126 K. 2016/2586 T. 2.3.2016)
YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ…
E. 2015/15126 …
K. 2016/2586 …
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı…
Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı bulunan ve davalı tarafından sigorta poliçesi…
Davalı vekili; poliçe hükümleri uyarınca indirim yapılmak suretiyle davacıya 21.000,00…
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın…
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak davalı kasko şirketi aleyhinde açılan…
Anayasa’nın 48. maddesinde “herkesin sözleşme hürriyetine sahip olduğu” ve 6098 sayılı…
Görüldüğü üzere hukuk sistemimizde emredici hükümlere aykırı olmamak koşuluyla irade…
Somut olayda taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinin “Tüzel Kişilerde…
Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesindeki özel şart 6102 sayılı Türk…
O halde, mahkemece kasko sigorta poliçesinde kararlaştırılan özel klozun tüm şartlarının…
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü…
YORUM…
Davacı, trafik kazasında hasarlanan kasko sigortası konusu araç için davalı sigortacı tarafından “davacının oto kiralama işi yaptığı” gerekçesiyle eksik tazminat ödendiğini ileri sürmüştür. …
Davalı sigorta şirketi …
- (kaza yapan) araç sürücüsünün, kendi aracını onarılması amacıyla davacıya bıraktığını…
- davacının da onarım süreci içerisinde kullanması için sigortalı aracı kendisine verdiğini söylediğini, …
- sözleşme uyarınca yükümlü olduğu edimi yerine getirdiğini …
savunmuştur. …
İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Sayfa 111…
Yargıtay aşağıdaki gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur: …
- Anayasa m. 48 uyarınca “herkes sözleşme hürriyetine sahiptir”. …
- TBK m. 26 “tarafların bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceğini; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmayan sözleşmelerin geçerli olduğunu” öngörmüştür.…
- Somut olayda sigorta poliçesinde “Tüzel Kişilerde Sürücü Klozu” başlıklı şu hüküm yer almaktadır…
“işbu kloz ile sigortalanan araç sahibi tüzel kişiliğin faaliyet konusunda araç kiralama var ise, araç sadece firma sahibi, ortağı, firmada bordrolu çalışan personel ve firma sahibinin eşi ve çocukları tarafından kullanılabilir. Bu kişiler dışında başka kişilerce kullanımı sırasında hasar oluşmasında, her hasarda hasar bedeli üzerinden %50si sigortalı tarafından karşılanmak kaydıyla müşterek sigorta uygulanacaktır.”. …
- Davacı şirketin ana sözleşmesinin 3. maddesinde şirketin amaç ve konuları arasında “……her türlü motorlu kara nakil vasıtalarını ve yedek parçalarını ……..kiralamak, kiraya vermek....” de vardır. …
- Dava konusu olayda, kaza sırasında aracı kullanan kişi, oto tamir işi ile uğraşan davacı şirketin müşterisidir. Bu husus sürücü beyanı ve tarafların kabulü ile sabittir. …
- O halde, sigorta sözleşmesinde kararlaştırılan klozun uygulanabilmesi için tüm şartlar oluşmuştur.…
- Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesindeki özel şart TTK 1452’de sayılan emredici kanun hükümlerine aykırı olmadığı gibi TTK 1486 hükmüne de uygun bulunmaktadır. …
- İlk derece mahkemesince kasko sigortası sözleşmesinde kararlaştırılan özel klozun uygulanma koşullarının oluştuğu ve meydana gelen zararın %50’si sigortacı tarafından daha önce karşılanmış olduğundan fazlasının teminat dışında kalacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirdi. …
Karar hakkında şu değerlendirmeyi yapmaktayız: …
Yargıtay’ın sözleşme özgürlüğüne ilişkin değerlendirmesine aynen katılmaktayız. …
Bütün sözleşmeler hakkında uygulanan geçersizlik sebepleri ve TTK’da sigorta sözleşmesi için öngörülen emredici hükümlere aykırılık söz konu
Bu arada uygulamada “sigorta genel şartlarına aykırı sözleşme hükümlerinin geçersiz olacağı” yolunda mevcut olan anlayışın da kanımızca doğru olmadığını, tarafların isterlerse sigorta genel şartlarının aksine (sigortacının lehine olsa da) anlaşma yapabileceklerini belirtelim. …
Olayda sigorta sözleşmesinde kararlaştırılan hükmü şu açıdan tartışmak gerekir: Acaba bu bir “gizli görev (yasanın deyimiyle: yükümlülük)” hükmü müdür yoksa “kapsam dışı kalan hal” hükmü müdür?…
o Burada kapsam dışı hal içine “gizlenmiş” bir sözleşmesel görevin (yükümlülük) söz konusu olduğu düşünülebilir. …
o “Gizlenmiş görev” sigorta ettirenin rizikonun meydana gelmemesine dönük belirli bir davranışının “sözleşmesel görev” değil fakat “teminat dışında kalan hal” olarak düzenlenmesidir. …
