Ulemâ-yı hukuk, hukuk-ı cezayı “ilm-i cerâim” (criminologie) ve “ilm-i mücazat” (pénologie)…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Turgay Aydın
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Kısm-ı Sâdis: Mücazat
Bâb-ı Evvel: Mücazatın Vezâifi (Les Fonctıons De La Peine)
Fasl-ı Evvel: İlm-i Mücazatın Tarifi ve Mevzûu, Mücazatın Vezâif-i Muhtelifesi…
İlm-i mücazatın mevzûu, mücazatın gaye ve vezâif-i muhtelifesini tayin ile mücazatı…
Medeniyet mücazatı dünyadan büsbütün kaldırmayı düşünse de buna muvaffak olamaz.…
Mücazatın gaye ve vezâifini tedkik edelim: Ceza, cürmün aksü’l-ameli olmak itibarıyla…
Halk cürüme mücazat verildiğini görünce hukukun ve ahlakın muhafazasına himmet olunduğundan…
Evvelce dahi bi’l-münâsebe beyan eylediğim vechile “âhara tecavüz” yani “zarar”,…
Nâmı onsekizinci asrın hikemiyyûn ve cezaiyyûnu içinde şöhretgîr olan [Cesare] Béccaria…
Fasl-ı Sâni: Mücazatın Taksimât-ı İlmiyesi ve Taksimât-ı Kanuniyesi…
Taksimât-ı ilmiye: Mücrimler[in] tesadüfî mücrim ve itiyâdî mücrim ve hilkî mücrim…
İkazî ve ihâfî mücazat başlıca tesadüfî mücrimler yani ikâ-ı cürme hilkaten veya…
Taksimât-ı kanuniye: Mücazatın taksimât-ı kanuniyesi cerâimin derecât-ı silsile-i…
Fasl-ı Sâlis: Mücazatın Gaye ve Vezâif-i Muhtelifeleri Arasında Tezat…
1- Adalet-i mutlaka ve fâide-i içtimaiye esaslarını yani mâziyi ve müstakbeli ma‘an…
Aksine bir misal serdedeyim: Katl gibi cinayet-i fecîayı henüz ikâ etmiş olmamakla…
2- Tedâbir-i dâfia-i hususiye ve tedâbir-i dâfia-ı umumiyenin icablarında dahi bazen…
Mesela, demincek zikreylediğim misalde olduğu gibi tab‘an ahlaksız olmayan bir kimse…
Evvelâ “mâzi” ile “istikbal” yani adalet-i mutlaka ile fâide-i içtimaiye arasında…
Sâniyen, tedâbir-i dâfia-i umumiye ve tedâbir-i dâfia-i hususiye mülâhazatı çarpıştıklarında…
Fasl-ı Râbi: Mücazat Mücrimin Şahsına Göre Olmalıdır (Individualisation des Peines)…
Esbâb-ı muhaffife ve müşeddideyi tarif eylediğim sırada bu bâbda birkaç söz söylemiş…
Halbuki “vâzı-ı kanun” mücrimin yüzünü bile görmeyip yalnız cürmü nazara alarak ceza…
Hüviyete göre ceza vermek mümkün olmak için evvelâ, vâzı-ı kanun mücazatın hadlerini…
Avrupa’da ve Amerika’da bu kavâid nazar-ı itibara alınmaya başlıyor. 1- En ağır mücazatın hadd-i asgarîsi en hafif dereceden başlıyor. Bu suretle mahkemece…
2- Bazı memleketlerde hükkâm tarafından müddet-i gayr-ı muayyene ile hapis cezası…
Bu suret Amerika Heyet-i Müttefikası’nın bazı kıtâlarında câridir. Şu kadar ki suistimal…
3- Gayr-ı muayyen hapis tertib etmeyi kabul etmeyen devletler buna muâdil diğer bir…
4- Yine bu cümleden olarak mahkeme, şahs-ı mahkumun hal ve şânından “tesadüfî mücrim”…
