Bugün adalet üzerine yürütülecek herhangi bir tartışmada Rawls’un görüşleri merkezi…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
İkinci Bölüm
JOHN RAWLS: HAKKANİYET OLARAK ADALET
I. John Rawls Ve Hakkaniyet Olarak Adalet Kuramı
A. John Rawls Hakkında
John Rawls 1971’de yayımlanan kitabı A Theory of Justice (Bir Adalet Kuramı) ile evrensel geçerliliği olan bir adalet kuramı ile politika ve etik kuramlarında yeni bir dönem başlatmış, Amerika ve Batı dünyasında büyük bir etki yaratmıştır.(1)…
Moderniteye eleştirinin çok yoğun olduğu bir dönemde Rawls, modernite ve aydınlanma…
B. Hakkaniyet Olarak Adalet Kuramının Genel Çerçevesi
Rawls, Kant gibi deontolojik bir liberaldir. Rawls’un çalışması A Theory of Justice,…
“Adalet, düşünce sistemlerinin hakikatı olarak, toplumsal kurumların ilk erdemidir. Üstün ve ekonomik bir teori, doğru değilse, reddedilmeli ya da yeniden gözden geçirilmelidir; aynı
Rawls’un amacı adil ve istikrarlı bir toplum için, toplumun tüm kurumlarına yön verecek…
Rawls’a göre adaletin öncelikli konusu “başlıca toplumsal kurumlar açısından sosyal…
Rawls’un adalet anlayışını yerli yerine oturtabilmek için hangi toplumlarda uygulanabilir…
Rawls’a göre toplum, az ya da çok kendi kendine yeten insan birliğidir; insanlar…
Toplumsal işbirliğinin kuruluşunda yer alan karşılıklı fayda kavramı iki öğeyi içerir:…
Bu toplumsal yapının işleyişi için bazı kurumlar (anayasa, ekonomik rejim, hukuk…
Toplum içindeki kişilerin toplumsal işbirliği yapma kapasitesine sahip bireyler olduğu…
“… bir adalet duygusuna sahip olabilmek demek, anlayabilmek, uygulayabilmek ve adalet ilkelerinden haraketle davranmak arzusuyla heyecanlanabilmek demektir. Bir iyi anlayışına sahip olabilmek demek, biçimlendirebilmek yeniden değerlendirebilmek ve böyle bir anlayışın (yani yaşanmaya değer bir yaşamın ne olduğuna dair bir anlayışın) peşinden koşabilmek demektir.” Bu iki ahlaki yetiyi toplumun bir üyesinin eşit muamele görmesi için yeterli ve…
Rawls’a göre toplum bireylerarası işbirliğine dayalı, bazı noktalarda bireylerin…
Özetle Rawls bu temelde tarif edilen toplum ve birey ilişkilerinde adaleti gerçekleştirmek…
Toplumun işbirliği halinde işleyebilmesi kurumların adaletli olmasına bağlıdır. Rawls’un…
II. Hakkaniyet Olarak Adalet Kuramının Dayandığı Felsefi Temeller
A. Toplum Sözleşmesi
Rawls, A Theory of Justice adlı çalışmasına önce ideal bir toplumsal sözleşmenin varlık şartlarını tasvir ederek başlar ve bir başlangıç noktası olarak toplumu oluşturan tüm insanların siyasete ve hukuka yön verecek adalet ilkelerini belirlemek üzere bir toplumsal sözleşme yapmak için toplantı yapmalarını kurgular.(23)…
Rawls’un toplum sözleşmesi aslında genel olarak toplumsal sözleşme kuramları varsayımlara…
Adalet ilkeleri böyle bir sözleşmenin nesnesidirler. Bu kurgusal sözleşmeyle, temel…
Sözleşmeye içkin kabuller daha önce de ifade edildiği gibi insanların ahlaki bakımından…
Rawls sözleşmeyi yapacak bireyleri(31) ahlaki kişilikler olarak alır. İnsanlar sadece doğanın salt fiziksel yasaları tarafından belirlenmezler, ahlaki tercih kapasitesine sahip olmaları nedeniyle fiziksel dünyadan ayrılırlar. “Sonuçta, ahlaki bir kişilik, tercih ettiği hedeflerle beraber bir öznedir ve en temel tercihi de, koşullar elverdiği ölçüde, doğasını, özgür ve eşit rasyonel varlık olarak ifade eden bir hayat tarzını çerçevelemeyi
Başlangıç durumundaki insanlar iki kapasiteye sahiptir: “adalet duygusu” ve “kendi…
“Bu varsayıma göre, taraflar, kendi onaylarının anlamsız olmadığını bilirler; yurttaşların toplum içinde kendi kabul ettikleri ilkelere uygun olarak hareket edeceklerini, bu ilkeler –insan doğasının, siyasal ve toplumsal kurumlar bu ilkelerle uyum içinde olduğunda elverdiği etkililik ve düzenlilikte- uyacaklarını bilirler. Ancak taraflar, bazı adalet ilkelerinin dayandığı görüşler arasına, yurttaşların toplumsal alanda düzenli ve etkili bir biçimde kendilerine göre hareket edecekleri gerçeğini de kattıkları zaman; bu yalnızca, taraflar, söz konusu ilkelere uygun hareket edilmesinin, temsil ettikleri kişilerin iyi anlayışlarını gerçekleştirmek için etkili bir araç olacağını düşündüklerindendir. Bu kişiler, yurttaşlar olarak, kendilerinin ussal açıdan özerk temsilcileri olan
Bireylerin otonom varlıklar olduğunu kabul eden Rawls “tam otonomi” ile “ussal otonomi”…
Başlangıç durumunda rasyonel temsilciler iki şekilde ussal otonomiye sahiptirler:…
Bunun dışında Rawls, başlangıç durumundaki bireylerin özgüvene ve özsaygıya sahip…
Rawls’un kuramı ayrıca adalet duygusuna sahip insanların çoğulculuğuna dayanmaktadır.…
Sözleşmenin tarafı olacaklar, Rawls’un kurguladığı sözleşmenin, adalet ilkelerini…
B. Hakkın İyiye Önceliği
Hakkaniyet olarak adalette hakkın önceliği, (siyasi) adalet ilkelerinin izin verilen…
Rawls, Kant’a dayanarak hakkın iyiye önceliğini savunur. Kant’a göre insanın bilincinin…
