Hukuk-ı düvel için İngiliz meşâhir-i erbab-ı telifinden Bentam (Bentham) İngilizce olarak ilk defa International law…
Münâsebet-i düveliyyeye hak ve adlin tesirini teslim hususunda [11] umum müttehit olmayıp, devletlerin haktan ziyâde kuvvete riâyet ettikleri ve kendilerine muktezâ-yı hakkı kabul ettirmek için bunların fevkinde bir kuvvet bulunmadığı makam-ı îtirazda dermeyan olunuyor. Vâkıâ, emsal-i târihiyyeye nazaran, devletler beyninde ihtilâf zuhura geldikçe silâha sarılarak galip olan taraf metâlibini taraf-ı mağluba kabul ettirmiştir, ki hâlâ zamanımızda kuvâ-yı külliye-i askeriyye bulundurması bu politikanın devamıdır. Ancak şâyan-ı dikkattir ki, böyle kuvvetle hakka galebeye çalışıldığı halde bile, yine taraf-ı galib kendinin haklı olduğunu iddia ediyor, yâni her halde hakka riâyetten külliyen vâreste kalınamıyor. Devletlerin fevkinde bir kuvvet bulunmadığı bahsine gelince, bunu iddia edenler diyorlar ki “bir devlet diğerinin hukukuna tecâvüz eylediği halde dûçar-ı tecâvüz olan devlet için yapılacak şey, fevklerinde hükmünü kendilerine kabul ettirecek bir mahkeme-i aliyye bulunmadığı için, kendi kuvvetine mürâcaattan ibârettir. Efrad arasında vukua gelen ihtilâfat mahâkim vâsıtasıyla hal olunursa da beyneldüvel tahaddüs eden münâzaat için böyle bir şey yoktur. Bilfarz devletler beyninde mütekevvin dâvâyı rüviyete mahsus bir mahkemenin vücudu tasavvur olunsa bile yine o da mukarreratını mevki-i icrâya vaz’ etmek hususunda âcizdir.” Bu iddiada bulunanlar hukuk ile kanunu birbirine karıştırıyorlar. Hürriyet-i şahsiyyesine mâlik iki şahıs bir yerde bulunduğu halde behemehal hak fikri zâhir olur: Bunların her biri kudret-i fâtıranın kendine bahşettiği kuvâ-yı [12]…
Münâsebat-ı düveliyye tezayüd edip buna müteallik bulunan kavânin ahkâmı da mütehâlif…
Bir de bütün hayat-ı içtimâiyye-i beşer ve hudud-ı siyâsiyye teşekkül edip de cümlesinin…
Ezmine-i sâlifede ahlâk ve âdetin ve memâlik-i muhtelife arasındaki mesâfatın tesiriyle…
Şurası kemâl-i istiğrabla şâyan-ı tezekkürdür ki Rusyalı mösyö De Martins gibi, bâzı…
Devlet denilen heyet-i siyâsiyyenin yekdiğeriyle olan münâsebetlerinde kavâid-i hukuk-ı…
Mizaç ve mâhiyeti ile keyfiyet-i şümulünü bâlâda zikrettiğimiz hukuk-ı düvelin menâfii…
Hukuk ve vezâif bahsinde, devletler de eşhas-ı âdiyye gibi şahsiyetlerine mâliktirler.…
[22] Muvâfakat-ı zımniyye demek olan teâmül-i düvelîye gelince, bunun hukuk-ı…
Groçyus, Pufendorf, Hübner, Vasil, Bentam gibi ulemâ-yı hukuk ile Mançini, Veviton,…
Hiç bir devlet ihtiyaç ve menâfii ile kabil-i tevfik olacak sûrette idâre-i adliyyesini…
Asıl hukuk nokta-ı nazarında her devletin kanunları yalnız kendi mülkü dâhilinde…
Bazen bir kimse kendi memleketi hâricinde emlâk sâhibi olur veyâhut mukavele akdeder,…
İhtilâf menâfi-i umûmiyyeye mütealik oldukça bunun halli hukuk-ı umûmiyye-i düvele…
Şu halde hukuk-ı husûsiyye-i düvel, Paris Hukuk Dârülfünunu muallimlerinden Mösyö…
Ulemâ-yı hukuktan Mösyö Franc da hukuk-ı husûsiyye-i düveli “efradın münâsebat-ı…
Mösyö Dö Martins ise “beyneldüvel münâsebat husûsunda muhtelif devletlere tâbi olan…
İşbu târifattan ve ulemâ-yı hukukun daha bu yoldaki ifâdatından ve yukarıda olunan…
İşte bu yolda îzahına çalışılan hukuk-ı husûsiyye-i düvel alâkadar olan devletlerin…
İşte bu mütâlaattan kavânin-i ecnebiyye ahkâmının dâhil-i mülkte mer’iyetine devletlerce…
Kavânin-i ecnebiyye bir devletin hakk-ı hâkimiyetini veyâhut tebaasının menâfiini…
Devletlerin ahkâm-ı kanûniyyesinin keyfiyet-i şümulü ve cereyan-ı nüfuzu hakkında…
Evvelâ Her devletin kanunları kendi mülkü dâhilinde bulunan eşhas ve eşyânın cümlesi…
Sâniyen Bir devletin mülkü dâhilinde, muvakkaten olsun, sâkin olan eşhasın cümlesi…
