Önsöz
Saadet YÜKSEL*
* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yargıcı
Yargıçların kararlarıyla konuştuğu bilinir. Fakat onların asıl sesleri ve fikirleri, çoğunlukla ayrık görüşleriyle duyurulur. Yargıç Pinto de Albuquerque da ayrık görüşleri okunduğunda, fikirleri her yönüyle anlaşılacak ve duyulacak tecrübeli ve değerli bir meslektaşımdır. 2019 yazında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye yargıcı olarak göreve başladıktan sonra, katıldığım ilk Büyük Daire duruşmasında ve ardından müzakeresinde kendisiyle aynı heyette olabilmiş; yetkin ve bir o kadar mütevazı hukukçuluğundan oldukça etkilenmiştim. Yargıç Pinto de Albuquerque’nin yirmi dokuz ayrık görüşünün derlendiği bu çalışmada bir önsöz ile yer almaktan da büyük mutluluk duymaktayım. Çalışmada yer alan her bir yazıda, değerli meslektaşım Yargıç Pinto de Albuquerque’nin ayrık görüşleri Türkçe’ye çevrilmiş ve bir analizle yansıtılmıştır. Yazılar, AİHM kararları ışığında ve Türk hukuku bağlamında bu ayrık görüşlerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ele almaktadır. Bu çalışmayı oluşturan yazılardaki analizlerin içeriği ve yazarların görüş ve değerlendirmeleri ile bağlı olmadığımı belirtmekle birlikte, AİHM yargıcı olarak benim açımdan bu çalışmanın en önemli tarafının, Mahkememiz ve Türk hukukçular arasındaki etkileşime katkı sağlama çabası olduğunu ifade edebilirim.
Yargıçlar kararlarıyla konuştukları ve sürekli bir diyalog içinde oldukları için bu diyaloğun kimlerle olduğu sorusu akla gelebilir. Bu bağlamda, Yargıç Pinto de Albuquerque’nin ayrık görüşlerinin temel olarak dört açıdan ele alınabileceğini düşünüyorum.
İlk olarak, diğer yargıçlar gibi, Yargıç Pinto de Albuquerque’nin verdiği kararların da somut ihtilafları çözüme bağlayan davalara ilişkin olduğu belirtilmelidir. Yargıç Pinto de Albuquerque’nin tarafların insan hakları alanında ileri sürdüğü iddialara yönelik ayrık görüşlerinin, bir Sayfa VIII insan hakları yargıcı olarak, insan haklarının ve insan hakları hukukunun gelişimine katkı sağlama rolüne ışık tuttuğu söylenebilir.
İkinci önemli husus, AİHM yargıçlarının doğrudan Avrupa Konseyi’ne üye devletlerin alanına, dolaylı olarak da tüm Avrupa’ya yönelen bir sorumluluk ve ayrıcalıklarının bulunmasıdır. Mahkememiz, ulusalüstü insan hakları ilkelerini ve güvencelerini bir araya getiren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamında karar veren ulusalüstü bir mahkeme niteliğindedir. Bu bağlamda, üye devletlerin yüksek yargı organlarıyla işbirliğine ve dayanışmaya, özellikle Avrupa Konseyi alanında Sözleşme’nin uygulanması ve yargısal diyaloğun devamı açısından özen göstermektedir. Bu husus, bizim açımızdan insan hakları yargısının temeli olan ikincillik ilkesi gereği olarak da görülebilir. Bu nedenle, AİHM yargıçlarının kararlarının sadece davanın taraflarına yönelik değil, aksine davanın taraflarını ve belirli bir ihtilafı aşan etkiye sahip olduğu söylenebilir. Bu anlamda, üye devletlerdeki tüm ilgili taraflardan söz edildiği belirtilebilir. Yargıç Pinto de Albuquerque’nin görüşleri de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Yargıç’ın ayrık görüşleri, daha önce açıkladığım üzere, insan hakları yargıcı olmanın sorumluluk ve ayrıcalığının bir parçası olarak, üye devletlerdeki tüm ilgili taraflara her anlamda ulaşmaktadır. Bu bağlamda, birden fazla muhatabı olduğu göz önünde bulundurularak analiz edilmelidir.
Üçüncü olarak, Avrupa Konseyi alanına ve tüm Avrupa’ya yaygın etkisi bulunan Mahkememizin yargısal içtihadının, daha geniş alanda da takip edildiği görülmektedir. Nitekim başka yargı düzenleriyle benzer bir diyaloğu çok yaygın olarak görülmeyen Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin de kararlarımıza atıfta bulunduğu söylenebilir. Karşılaştırmalı örnekleri kullanmak konusunda daha istekli olan Konsey dışındaki devletlerin mahkemelerinin ise kararlarımıza çoğunlukla göndermede bulunduğu bilinmektedir. Bu bağlamda, Yargıç Pinto de Albuquerque’nin ayrık görüşlerinin, üye devletleri de aşan bir kesime ulaştığı söylenebilir. Bu görüşler, sadece meslektaşlarımıza değil, Mahkememizin içtihadını takip eden, yetki alanı dışındaki hukukçulara da ulaşan bir etkiye sahiptir. Sayfa IX
Dördüncü husus, yargısal görevin, özellikle bir heyet tarafından yerine getiriliyorsa, işbirliğine dayalı bir görev olarak ortaya çıktığı hususudur. Birden fazla üye devletten gelen yargıcın olduğu bir mahkemede müzakere yürütmek çok kolay olmamakla beraber, yargısal görevin en büyüleyici ve anlamlı hususlardan biridir. Somut bir davada yargısal karar verilmekte ve hukuki cevaplar ileri sürülmektedir. Aynı zamanda, kararlarımız sayesinde yargısal faaliyeti bir arada gerçekleştirdiğimiz meslektaşlarımızla birlikte çalışmayı da gerçekleştirebilmekteyiz. Bu bakımdan Yargıç Pinto de Albuquerque’nin ayrık görüşleri, bizlerle, meslektaşlarıyla etkileşimi olarak da görülebilir. Ayrık görüşler, genellikle, çoğunluğu oluşturan yargıçların kararlarından usuli yönden veya esas yönünden ayrılan yönleri ifade eder. Bazen yargıç, bir davanın gerekçesinin çoğuna hatta kararın sonucuna katılabilir; fakat yine de, çoğunluk görüşünde ileri sürülenleri ayrıntılandırmak veya çoğunluk görüşünün göz ardı ettiği bir hususu ifade etmek için bir ayrık görüş kaleme alır. Zamanı gelince de, mahkemenin diğer yargıçları, kendi görüşlerini teyiden başka bir davada bu ayrık görüşten yararlanabilirler; işte böylelikle ayrık görüşler içtihadımız üzerinde silinmez bir etki bırakır. Yargıç Pinto de Albuquerque’nin sadece somut ihtilafın taraflarınca değil, eşit derecede önemli olarak, Yargıç’ın meslektaşları tarafından da okunmakta olan ayrık görüşleri Mahkememiz içtihadına işte böyle silinmez bir iz bırakmıştır. Yargıç’ın ayrık görüş yazdığı davalara uzaktan dahi ilgisi bulunan hususlarla uğraşan meslektaşlarımız, hiç şüphe yok, katılsın veya katılmasın, onun ayrık görüşlerine aşina olma ihtiyacı hissedecektir.
Şu ana kadar Yargıç Pinto de Albuquerque’nin ayrık görüşlerini etki alanı itibariyle dört açıdan ele almaya çalıştım. Bu andan itibaren Türk hukukçuları açısından yaratacağı etkiyi ele alarak sonlandırmak yerinde olabilir. Bu bağlamda, bu çalışmanın editörlerine, çabaları için İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer’e ve tüm katkı sağlayan yazarlara teşekkür etmek isterim. Bu çalışma ile Yargıç’ın ayrık görüşleri, özellikle Türk okuyucular açısından daha ulaşılabilir hale gelebilecektir.
Yargıç Pinto de Albuquerque’nin ayrık görüşleri, en basit ifadeyle, çok çeşitli konulara değinmektedir. Yargıç’ın ayrık görüşleri gerçekten de Sayfa X zihinsel engellilere yapılan muamelelere, devlet muamelesinden hükümlüler için bireyselleştirilmiş infaz rejimine, tutukevlerinin kapasitelerini aşmalarının ortaya çıkardığı sorunlardan İnternet’e ulaşım hakkına, iş yerinde gözetlemeden İnternet aracıları ve sorumluluklarına, devlet tekellerinden sağlık hakkına erişim için devletin yüklenmesi gereken olumlu edimlere kadar pek çok hususla ilgilidir. Şimdi, bu çalışmayla, Türk yargıç ve akademisyenleri de bu ayrık görüşlere erişmek ve bu ve daha bir çok konu üzerinde düşünmek olanağını bulacaklardır.
Ayrık görüşlerin anlamını kavramak, bu görüşleri desteklemeyi veya bu görüşlerin içeriğine katılmayı zorunlu kılmaz. İşte Yargıç Pinto de Albuquerque’nin ayrık görüşlerinin gücü tam da burada aranmalıdır; bu ayrık görüşler, onlara katılınsın veya katılınmasın, insan hakları yargısı için açıklayıcı bir rehber olacaktır. Sayın editörlerin ve değerli emeği geçenlerin sayesinde, şimdi Türk yargıç ve akademisyenleri de bu görüşlerden yararlanabilecektir.
