Birinci Bölüm
Antik Dönemlerde Çevre Anlayışı ve Genel Olarak Çevre Sorunları
§.1. Antik Dönem Toplumlarında Çevre Anlayışı
I. Giriş
İnsan yapısının, genetik etkenler ile toplum ve çevreden gelen etkenler sonucunda…
“Çevre sözcüğü” çeşitli bilim dallarında farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Her…
Kirlilik en geniş anlamıyla sadece çevre kavramı kapsamındaki olumsuzlukları değil,…
Çevre kirliliği esasen insanlığın varoluşu ile birlikte başlamıştır. Çevre kirliliği…
En eski çağlardan itibaren, çevre kirliliği birçok türdeki hastalığa neden olmuştur.…
Aynı zamanda bir yerin coğrafi konumu, bazı hastalıkların baş göstermesinde dikkate…
Antik dönemlerde hava kirliliğinin önemli sonuçları, şehirlerde görülmekteydi. Bazı…
Uygarlığın gelişmesiyle birlikte, bir diğer önemli çevre unsuru olan suyun doğal…
Çevrenin ağır şekilde kirlenmesi, toplumun gelişmesi ile paralellik arz etmektedir.…
Antik dönemlerde, bina yapımı amacıyla geniş bir alanı kapsayacak şekilde ormanlardaki…
Antik uygarlıklarca çevreye verilen zararın etkisi, uzun ve kalıcı bir şekilde, yakın…
Çevre sorunsalının algılanmasıyla birlikte, insanların yüzyıllardır benimseyip uyguladıkları,…
Üçüncü bir yaklaşım olarak ekosentrik (doğa merkezli) anlayışa göre, insanlar da…
Toplumda mevcut kişilerin, beden ve ruh sağlığı içinde ve en iyi şekilde yaşabilmelerini…
II. Hint Uygarlığında Çevre Anlayışı
Bütün dünyada çevrenin korunması ve ekolojik felaketlere önlem alma bilinci son derece…
Hindistan’da temiz su ihtiyacı, hava kirliliği, su ve toprak, global ısınma, türlerin…
Hint anlayışına göre çevre, sadece fiziksel, cansız bir varlık olarak değil, son…
Hint öğretisi, tüm yaşam formlarının birarada uyumlu yaşamasına dair temel prensipleri…
Bhagavad Gita ’da dünya; altında hayvan türlerinin, insanların ve tanrısal varlıkların gezindiği, sayısız dalları olan, tek başına bir banyan (hint inciri) ağacına benzetilmiştir.…
Hint düşüncesi çevreyi, evrende doğaüstü bir varlık olarak açıklamaktadır. Bu düşünce,…
Antik Hintte, ibadet yerleri çoğunlukla ormanlardı. Tabiatın ilahi bir varlık olduğu…
Antik Hintte, Brahman’ın mevcudiyeti ile birlikte etrafında her şeyin varolduğuna inanılırdı. İlahi güç, evredeki tüm yaşayan organikler ve canlılar için herşeyi temin edeceğinden; topraklar, nehirler, ormanlar, güneş, hava ve dağlar dahil olmak üzere onun tüm yarattıkları ile uyum içerisinde olmak gerektiğine inanılırdı. Bu inanç, halen Hindistan’da izlenilen birçok ritüelin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Örneğin bu inanca göre, bir binanın temeli kazılmadan önce, bir din adamı davet edilir ve Bhoomi Pooja’yı yerine…
Hindistan’da sözlü geleneklere göre çevre nefes alan, hisseden, koruyan canlı olarak,…
Antik Hintte inanç, çevrenin ve tabii kaynakların korunmasında araç olarak kullanılmıştır.…
Örneğin; Atharva Veda ilahide, (12.1.11): “O dünya! Senin güzel tepelerin, karla kaplı dağların ve ormanların; çok renkli sağlam ve korunan dünya! Bu dünyada yenilmez, katledilmez ve yaralanmaz şekilde bulunuyorum.” Atharva Veda’dan bir…
Veda, Upanishad, Puranā…
Upanishad’lar, tüm çevre unsurları ve bunların karşılıklı ilişkilerini açıklardı. Su dünyanın gücü, tüm canlı organizmaların enerji kaynağıydı. Suyun bir tasviri olarak “jeevan”…
Āranyakalar (orman işleri) ve Smriti…
Vedik yaşam biçimi, çevreyi etik açıdan da değerlendirmektedir. Vedik dönemde…
Çevrenin korunmasının ibadetler vasıtası ile gerçekleştiği inanç anlayışı çerçevesinde,…
Vedik Dönemin sonlarında (M.Ö.1000-M.Ö. 500) mimari, etkili bir ekonomik aktivite…
Vedik dönemden itibaren Himalayalar, geniş bir çeşitlilik içerisinde tedavi edici…
Ayrıca, çok sayıda Hint ağacı ve çalılıkları, özellikle tanrısal ilahi varlıklara…
Mutluluğa erişmenin bir aracı olarak düzenli bitki yetiştirmeyi savunan Varah Puran,…
Yajnavalkya Smriti, ağaçların kesilmesini yasaklayarak, bu gibi fiillerin cezalandırılmasını buyurmuştu. Muryan döneminde…
Özetle Hint inancına ait literatür, ormanların korunması, kullanılması ve yenilenmesine…
Antik Hint’in çevre anlayışı ve bu anlayışa bağlı olarak gelişen çevre koruma vasıtalarına…
Su hukukuna ilişkin en önemli kaynak, sonradan metin haline getirilmiş olan Manava-Dhrama…
Manu Kanunlarında (3. Bölüm, md. 150), “O, sradda (akşam yemeği)’da ağırlanmasın… O, suyun yönünü bir başka yöne çeviren ve set çekmekten hoşnut olandır..” ifadesi…
Bu düzenlemelerde kamuya ait sular üzerindeki ekonomik ve sosyal ilgi, şiddetli cezalandırıcı…
Hukuka aykırı bir şekilde, kuyulardan ya da sarnıçlardan su almak, daha ikincil olan…