Tarihte ilk kez biyolojik olanın siyasal olanda yansıma bulması da bu zamandan sonra…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SALGIN HAKKINDA DÜŞÜNCELER
Biyopolitika ve Pandemi
Sayfa 1Biyopolitika esas olarak nüfusun temel alındığı, yaşam süreçlerine dair bilginin…
Buradan yola çıkarak biyopolitika kavramını; demografi, istatistik, biyoloji ve epidemiyoloji…
Örnek olarak Rudolf Virchow (1821-1902)’un Yukarı Silezya’da yaşanan tifüs salgını…
Foucault 18. yüzyıl öncesi ve sonrası olarak iktidarı ikiye ayırmaktadır. Öncesinde…
“Tür-bedeni, canlı varlığın mekaniğinin etkisinde olan ve biyolojik süreçlerin dayanağını oluşturan bedeni merkez almıştır: Bollaşma, doğum ve ölüm oranları, sağlık düzeyi, yaşam süresi ve bunları etkileyebilecek tüm koşullar önem kazanmıştır; bunların sorumluluğunun yüklenilmesi bir dizi müdahale ve düzenleyici denetim yoluyla gerçekleşir: İşte bu da nüfusun biyo-politikasıdır(7)…
18. yüzyılın ortalarından itibaren insanları tekil bedenler olarak görmenin yanında…
Foucault Güvenlik, Toprak ve Nüfus derslerinde üç farklı iktidar biçimine dikkat…
Foucault’nun salgın hastalıklara dair yaklaşımı da dikkat çekicidir. Cüzzam, veba…
Donatella Di Cesare bu süreci şu şekilde ifade ediyor(11)…
“Egemen iktidar, oldukça kaba ve aşırı bir sentezle, öldürene kadar yaşamı düzenleme hakkına sahiptir. Fakat bugün atıfta bulunulan “egemen” geçmişin monarkı, küstah iradesi ve acımasız şiddeti ile darağacında sallandıran tiranı değildir. Bununla birlikte, egemen istisna figürü modern rejimlerde aynen rol almaktadır. Politik Önemini kaybetmez, arka planda işler, daha az fark edilir hâle gelir ve idari uygulamalara gömülü vaziyettedir. Bu gücün temsilcileri ise alt kademe memurlar, bürokratlar ve amansız güvenlik görevlileridir. Kısacası, demokratik kurumlar ne yazık ki egemen istisnaya dayalıdır. Eski iktidar, hukuk sisteminin gölgesinde ve boşluklarında faaliyet göstermeye devam ediyor.”…
Bu süreçte bilgi ve bilgi üretiminin önemine ayrıca değinmek gerekecektir. Bilginin…
Tıp ve bilimlerin hâkimiyetine dönersek; biyosiyasetin ortaya çıkışı ile aynı anda…
“Ancak burada bizi asıl ilgilendiren şey şudur: Modernliğe özel biyosiyasal ufukta, bir zamanlar sadece egemenin/hükümdarın girebildiği bu metruk istisna alanına artık doktorlar ve bilimcilerin de girmesidir(15)…
Doktorların ve tıp biliminin hayatlarımızın belirleyicileri olduğu durumlar her zaman…
Son olarak João Biehl’in aşağıdaki tespitleri ile insanların biyopolitika mekanizmasında…
