Sermaye piyasası orta ve uzun vadeli fon (yatırım sermayesi) arz ve talebinin buluştuğu…
II. Sermaye Piyasası Faaliyetleri ve Sermaye Piyasası Kanunu
1. Sermaye piyasası faaliyetlerini oluşturan menkul kıymetler alım satımı ve buna aracılık işleri ticarî işler olduğu…
Sermaye Piyasası Kanunu’nun hukukî dayanağını Anayasa’nın 167/1. maddesinin “Devlet…
Görüldüğü üzere Kanun’un anayasal dayanağı, konusu ve amacı sermaye piyasasını oluşturan…
2. Hal böyle iken, başlangıçtan itibaren Sermaye Piyasası Kanunu’nda özellikle ihraççı ve aracı hüviyetiyle sermaye piyasasının en temel kurumlarından biri olan anonim ortaklıklarla ve bunların çıkardıkları (ortaklık ve alacaklılık hakkı veren) menkul kıymetlerle ilgili olarak önemli ölçüde özel hukuk düzenlemelerine yer verilmiştir. Örneğin, nama yazılı paysenedi sahiplerinin genel kurul toplantılarına davetleri (md. 11/f.6), kayıtlı sermaye ve buna ilişkin artırım merasimi (md. 3/d, e, f; md. 12) payların ve paysenetlerinin bedellerinin ödenmesi ve paysenetlerinin çıkarılabilmeleri koşulları (md. 7), tahvil ve diğer borçlanma senetleri (md. 13), varlığa dayalı menkul kıymetler (md. 13/A), hisse senedi ile değiştirilebilir tahvil (md. 14), oydan yoksun paylar (md. 14/A), temettü ile bedelsiz payların dağıtımı esasları (md. 15) gibi bir kısmı sadece halka açık anonim ortaklıkların hakkında bir kısmı ise bütün anonim ortaklıklara uygulanabilecek şekilde Türk Ticaret Kanunu’nun anonim ortaklıklara
3. Gerçi, başlangıçta sermaye piyasasıyla ilgili olan ekonomik gelişmelerin…
III. Sermaye Piyasası Kanunu’nun Özel Hukuk Hükümlerini İçermesinin Sakıncaları
Türk Ticaret Kanunu’nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümleri yanında Sermaye Piyasası…
1. Bir kere, Sermaye Piyasası Kanunu gibi genel olarak İdare’ye düzenleme…
2. Ayrıca, belirli istisnalar dışında diğer anonim ortaklık türleri ile aynı…
a. Örneğin: Sermaye Piyasası Kanunu’nun 7. maddesine eklenen bir hükümle Türk Ticaret Kanunu’nun sistemine tamamıyla aykırı olarak henüz hukuken pay oluşmadan bu payı temsil eden paysenedinin çıkarılmasına cevaz verilmiştir. Böylece, Türk Ticaret Kanunu’nun anasözleşme değişikliklerinin ancak ticaret siciline tescil ile gerçekleşeceğine, yani burada
Üstelik, yukarıdaki düzenleme yapılırken Türk Ticaret Kanunu’nun 395. ve 412. maddelerinin…
b. Yine, Sermaye Piyasası Kanunu’nun kayıtlı sermaye sistemini düzenleyen 12. maddesinde “çıkarılmış sermaye”yi artıran yönetim kurulu kararının iptalinin dava edilebilmesi imkânı düzenlenirken Türk Ticaret Kanunu’nun 381. maddesi hükümlerinin gözardı edilmesi ve 382. ilâ 384. maddeler hükümlerine yollama yapılmakla yetinilmesi, yapılan düzenlemenin hükümsüzlük nedenleri, davacılar ve iptal usulü yönünden yetersiz kalması yanında, Türk Ticaret Kanunu’nun aynı konudaki hükümleriyle de uyumsuzluğa yolaçmıştır. Kayıtlı sermaye sisteminin kabulü ile sermaye artırımı için (tavan sermayeye kadar) genel kurul kararı yerine yönetim
c. Öte yandan, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 11. maddesinin son fıkrasında “Nama…
İkinci olarak, 368. maddenin “uygulanamaması” sonucu borsada veya teşkilâtlanmış…
Ayrıca, yukarıdaki düzenleme ile TTK.nun 416/12. ve 417/son maddeleri hükümleri karşısında,…
Bütün bu aksaklıkların, önemli ölçüde, Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin…
d. Keza, SPK.nun 15. maddesine 3794 sayılı Kanun’la eklenen 4. fıkranın “Halka…
Bütün bu aksaklıkların, önemli ölçüde, Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin…
e. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 12. maddesinin kayıtlı sermayeye ilişkin düzenlemesi nedeniyle gerek kayıtlı sermayeye geçerken ve gerekse geçtikten sonra çıkarılmış sermayenin artırılmasında imtiyazlı paysahiplerinin (anasözleşme değişikliğini ve sermaye artırımını) onama kararlarının herhalde gerekip gerekmediği (TTK.nun 391. md.si hükmünün mü, yoksa 389. md.si hükmünün mü uygulanacağı) ve onama kararının nasıl alınacağı hususları da doktrin ve uygulamada tartışma konusu olmuştur(6).…
Bu örnekleri artırmak mümkündür. Ancak biz tebliğimizde Türk Ticaret Kanunu ile Sermaye…
3. Özel hukuk ilişkilerinin Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenmesinin belirttiğimiz sakıncaları dışında çok önemli bir sakıncası da, böylece özel hukuk ilişkileri konusunda düzenlemeler yapma yetkisinin hukuk sistemimize aykırı düşecek ve hukuk güvenliğini zedeleyecek ölçüde İdareye bırakılmasına yolaçılmış olmasıdır. Yukarıda değindiğimiz üzere, Sermaye Piyasası Kanunu kamu hukukuna ilişkin bir çerçeve kanun olarak İdareye (Sermaye Piyasası Kurulu’na ve diğer İdarelere) özellikle 22. maddesiyle ve diğer birçok maddesinde (bkz. 1, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 13/A, 14, 14/A, 29, 31, 35, 36, 37, 38, 40, 40/A. md.leri) tebliğler ve yönetmelikler ile düzenlemeler yapma yetkisi vermiştir. Kuşkusuz bu yetkiler Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında kullanılabilecek yetkilerdir. Ancak, Sermaye Piyasası Kanunu’nda sadece kamu hukukuna dair yetki ve hükümlere değil özel hukuk ilişkilerini düzenleyen hükümlere de önemli ölçüde yer verilmiş bulunduğundan, Sermaye Piyasası Kurulu’nun düzenleme yetkisi o ölçüde özel hukuk ilişkileri alanını da kapsamaktadır. Bu alanda, kâr payı dağıtılması, tahvil ve diğer menkul değerler çıkarılması koşulları, sermaye artırımı ve asgari sermaye miktarı gibi aslında kanunla düzenlenmesi gereken birçok husus S.P.Kurulu’nun düzenleme yetkisi içerisinde kalmaktadır. Böylece, idareye özel hukuk alanında olması gereken istikrarı ve dolayısıyla hukuk güvenliğini zedeleyecek şekilde istediği zaman kurallar koyabilme veya bunları değiştirebilme imkânı verilmiş olmaktadır. Bunun TBMM’nin yasama yetkisine müdahale oluşturduğu ve Anayasa’nın kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olacağı da ileri sürülebilir. Gerçi, sermaye piyasasının dinamizminin süratli düzenleme yapılmasını gerektirdiği,…
