Mekteb-i Hukuk’un erken dönem ders programları ve tedris heyeti incelendiğinde, nikâh,…
1892 Yılından itibaren devletler özel hukuku dersi büyük ölçüde Sırrı Bey tarafından…
Ders sorumluluğu Sırrı Bey’e devrolunduktan birkaç yıl sonra, o dönem İzmir Bidayet…
1908 yılına gelindiğinde, bu sefer kitabının geniş kitlelere erişmesi ve pek muhtemeldir…
Kitabın kapağında eserin ilk defa basıldığına işaret eden “birinci tab’ı” ibaresi…
Sırrı Bey’in fiilen ders verdiği dönemin uzunluğu dikkate alındığında, kendisinden…
Öğrencilerinden bazıları, ilerleyen yıllarda kaleme aldıkları kendi hatıralarında…
“Hakkı Bey mektebin parlak hocası idi. Derslerini çalışkan talebe sever, kolay geçmeyi düşünenler Sırrı Beyi tercih ederdi. Sırrı Bey çok güzel anlatırdı. Hususi devletler hukuku ve kapitülasyonlar gibi en tatsız bahisleri dahi dinletirdi. Lakin az çalışır, mektepte olduğu halde derse yirmi otuz dakika geç gelir, dersin beş on dakikasını da geçen dersi hulâsa ile geçirirdi”…
1910 yılında Mekteb-i Hukuk’tan mezun olan yazar, gazeteci ve karikatürist Sermet…
“Rüsumat mektupçusu bilahere müsteşarı Sırrı Bey hukuk-ı düvele, son sınıflarda ise hukuk-ı hususiye-i düvele gelir. Kâtiplerin ekmeli, lisan-ı Franseviden gayrı İngilizcenin de vakıfı denilirdi (...) “Sırrı Bey Hukuk-ı Hususiye-i Düvel isimli kitabını neşrederek yetmişiki buçuk milletteki tabiiyet-i asliye ve meksubeleri, aradaki ihtilafları, kayd ve kuyudları talebenin pişigâh-ı havf u hirasına koyuverince bütün sınıf üç buçuk, hatta 33/4 atmağa başladı”.…
Sırrı Bey’in öğrencilerinden olan siyasetçi ve yazar Suphi Nuri İleri ise, kendisi…
“Büyük bir hocamız öldü. Türk hukukçuları en çok sevdikleri ve taktir ettikleri bir üstadı, hukuku hususiyei düvel hocası Sırrı Beyi ebediyen kaybettiler.…
Bu ölüm Türk ilim ve irfanı, Türk hukuku için büyük bir ziyandır. Memleketimizde hemen ilk defa olarak hukuku hususiyei düveli Hukuk Mektebi kürsüsünden muvaffakiyetle okutan Sırrı Bey merhum idi.…
Sırrı Bey merhum uzun seneler Maarif mektupçuluğunda, Rüsumat mektupçuluğunda ve emanetinde bulundu. Ortaca boylu, beyaz bıyıklı, gözlüklü, ciddî, vakur, sadece bir adam olan hocamız kendisini tanıyan herkese hemen pek iyi tesir eder, cümlenin hürmet ve muhabbetini kazanırdı.…
Sırrı Bey merhum gerek sarayda, gerek Rüsumatta ve gerek Hukuk Mektebinde hiçbir vakit lâubali olmaz, herkese kendini saydırırdı.…
Biz vakıa hocamızdan korkmazdık. Fakat kendisini pek çok severdik. O da bize karşı bir baba gibi hareket ederdi. Hiç unutmam bir gün Rüsumatta Cemiyeti Rüsumiye azasından olan dayım beni kendisine “yeğenim Suphi” diye takdim etmek istemişti. Merhum demişti ki:…
• Yeğeniniz mi? Fakat o benim talebemdir ve ben ona belki sizden daha yakınım...…
Bu sözleri hiç unutmayacağım.…
Dört sene Hukuk Mektebi’nde hatta başka derslerden kaçarak Sırrı Bey’den hukuku hususiyei düvel dersi okudum. İmtihanlarda tam numara aldım.…
Bilmem neden bu ilme fevkâlade bir meylim vardı. Belki sınıfın en iyi not tutanı da bendim. Meşrutiyet ilan olunduktan sonra bir gün hocam beni Rüsumata çağırdı ve:…
•Suphi Bey, senin notların mükemmeldir. Onları bana ver, neşredeceğim kitabıma esas olsun, dedi ve bu suretle 1326’da Sırrı Beyin Mahmut Bey Matbaasında birinci tabı hazırlanan Hukuku Hususiyei Düvel’i vücude geldi.(29)…
Sırrı Bey merhumdan hukuku hususiyei düvel öğrendikten sonra Pariste Louis Renault, Weiss Pillet’ten de aynı dersi okurken artık zaten allâme olduğumuzu görmüştük. Allâme diyorum. Çünkü bir gün hocamız L. Renault Fransız arkadaşlarımıza bizi göstererek:…
•Bu Türkler bilmem ki neye Paris’e gelmişler, onlara İstanbul’daki Türk hocaları zaten herşeyi öğretmiş olduklarını pekâlâ anladım, demişti.…
Bu sözleri işidince tabiî bizim de Sırrı ve Hakkı Beylere karşı hürmet ve minnettarlığımız arttı...…
Bugün Sırrı Bey merhumun kürsüsünü Ankara Hukuk Mektebinde Devlet Bankası Meclis-i İdare reisi Nusret Bey ve İstanbul Hukuk Fakültesinde eski Darülfünun emini Muammer Raşit Bey işgal ediyorlar. Ben de Muammer Raşit Beye vekâlet ederek iki sene Hukuk Fakültesinde ve dört sene de Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebinde aynı dersi okuttum.…
Muammer Raşit Bey bana:…
•Haydi bakalım, git de benim yerime biraz da sen hukuku hususiyei düveli okut, dediği vakit kendisine verdiğim ilk ve tabiî cevap:…
•Nasıl, ben Sırrı Beyin kürsüsünü mü işgal edeceğim?..demek olmuştu.…
