2. Şube kavramı, ticari işletme organizasyonunda tıpkı merkez gibi kanun koyucunun kendisine birçok yönden hüküm ve sonuç bağladığı bir kavramdır. Ticari işletmede merkez bulunması, zorunlu iken; şube açılması ihtiyari bir durumdur. Bu bakımdan her ticari işletmenin mutlaka bir merkezi bulunurken, şubeler ancak işletme faaliyetinin farklı mekânlarda yürütüldüğü durumlarda ortaya çıkar. Aynı gerçek veya tüzel kişiye ait işletmeler arasındaki ilişki, bağımlı veya bağımsız olabilir. Bağımsız ilişkinin varlığı halinde her bir işletme, birbirinden farklı hüküm ve sonuçlara tabidir. Şubeler, kural olarak merkezin hukuki kaderine bağlı olduğu için, merkez ve şube ilişkisi aynı kişiye ait işletmeler arasında bağımlı ilişkiyi zorunlu kılar.
3. Şube kavramı, Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlanmamakla birlikte farklı mevzuatlarda şubenin tanımına yönelik düzenlemeler mevcuttur. Bu tanımlar, kural olarak sadece ilgili mevzuatın uygulaması bakımından getirildiği için, ticaret hukukundaki şube kavramını bütünüyle ele almamaktadır. Bu yüzden ticari işletme gibi onun en önemli bölümlerinden merkez ve şubelerin de Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlanması yerinde olurdu. Bu sayede şube kavramı, hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde daha genel ve kapsayıcı olarak ele alınmış olurdu. Alman ve İsviçre hukukunda da şubenin yasal bir tanımı bulunmamaktadır. Fakat özellikle Alman hukukunda yaklaşık iki asırlık bir geçmişi olan şube kavramıyla ilgili, Türk ve İsviçre hukukundan daha ayrıntılı düzenlemeler (HGB § 13 - § 13h) öngörülmüştür. …
4. TTK’da şubeler, esasen ticari işletme kavramına bağlı olarak düzenlenmişse…
5. Ticari işletmede şube, hukuken bir merkeze bağlı olmakla beraber merkezden farklı bir yerde bulunup devamlı bir şekilde merkezin yaptığı işlerin asli nitelikte olanlarını üçüncü kişilerle doğrudan kendi başına işlemler yapabilen, merkezden ayrı bir yönetime ve muhasebeye sahip olan birimlerdir. Bu açıdan şubenin esaslı unsurları şu şekilde sıralanabilir: a) hukuken…
6. Satış mağazaları, hem Ticaret Sicil Yönetmeliği’nde hem de TOBB Kanunu’nda şube niteliğinde kabul edilmiştir. Bana rağmen satış mağazalarının, şube niteliği doktrinde tartışmalıdır. Yargıtay ise, kanuni karineden hareketle satış mağazalarını şube olarak nitelendirmektedir. Alman ve İsviçre hukukundaki hâkim görüş ise bu kavrama karşılık gelen “Verkaufsstelle”…
7. Şubelerin merkeze bağlı olması, merkez ile aynı gerçek veya tüzel kişiye…
8. Bir yerin şube niteliği belirlenirken en önemli kriter olarak, dışa karşı kendi başına işlemler yapıp yapamadığı dikkate alınmaktadır. Bu yüzden merkeze bağlı olmakla birlikte dışa karşı bağımsızlık unsuru bulunmayan atölye, depo, irtibat bürosu gibi tali ve yardımcı birimler şube niteliğinde değildir. Dolayısıyla
9. Şubelerin özelliği dolayısıyla merkezden ayrı bir yerde bulunması ve ayrı…
10. Her ne kadar TSY 118/1’in kaleme alınış şekli, ayrı bir muhasebeye sahip…
11. Şubeler konumu gereği alelade bir işletme bölümü ile tüzel kişilik arasında kendine özgü yapısı olan bağımlı bir işletme niteliğindedir. Bu yönüyle şubeler, bir yandan iç ilişkide merkeze bağlı ve onun işletme politikasına hizmet eden bir birim iken, diğer taraftan merkezin onayına gerek olmaksızın kendi başına üçüncü kişilerle işlemler yapabilen yerlerdir. Şubelerin tüzel kişiliği olmamasına rağmen, üçüncü kişilerle kendi başına işlemler gerçekleştiriyor olması, bazen doktrin ve uygulamada sanki bir hak süjesiymiş gibi hatalı nitelendirmelere yol açmaktadır. Oysa gerçek kişi tacirlere ait şubeler gibi ticaret ortaklıklarının
12. İster gerçek isterse de tüzel kişiye ait olsun, şubelerin tüzel kişiliğinin…
13. Şubelerin iflası hakkında özellikle İsviçre doktrininde şubelerin iflas…
14. Ticaret ortaklıkları bakımından hangi birimlerin şube kapsamında ele alınacağına yönelik TTK’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu yüzden şube için aranan genel koşullar, ticaret ortaklıklarının şubeleri bakımından da geçerlidir. Bu
15. Esnaf işletmelerinin şube yapılanmasına hukuken bir engel bulunmasa da,…
16. Şubenin ortaya çıkabilmesi için kendisinden önce kurulmuş bir merkez işletmenin olması gerekir. Çünkü şubeler merkeze bağlı olarak hareket eder. İşletme organizasyonu gereği kademeli bağımlılık ilişkisi çerçevesinde merkez – merkez şube ve bağlı şube şeklinde bir yapılanmaya gitmek hukuken mümkündür. Böyle bir durumda bağlı şubeler de asıl işletme merkezinin birer şubesi niteliğinde olup, sadece görev dağılımı ve iç organizasyon gereği merkez şube olarak kurulan birimlere bağlı bir şekilde hareket ederler. Nitekim TSY 125/6 böyle bir
