2. Yapı alacağını güvence altına alan yapı ipoteği uygulamada büyük önem taşımakta…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
1. Tescile tâbi bir kanuni ipotek türü olan yapı ipoteği, TMK m. 893 vd. hükümlerinde…
3. TMK m. 893/I-3’e göre, yapı alacaklısı, bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı…
4. Yüklenici ve zanaatkârların, yapı ipoteğinden yararlanabilmeleri için bağımsız…
5. Yapı ipoteğinden yararlanacak olan zanaatkâr ve yükleniciler, kural olarak yapı sahibine eser sözleşmesi ile bağlı kişilerdir. Bunula birlikte, yapı alacaklısı ile iş sahibi arasında bir eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı-
6. Önemli yapı işlerinde tüm edimlerin tek bir yüklenicinin yönetimi altında…
7. Taşınmaz malikinin alt yükleniciye karşı yapı ipoteğiyle ilgili sorumluluğunun ana yükleniciye olan borcuyla sınırlandırılması gerektiği öğretide ileri sürülmüş olsa da bu görüş çoğunluk tarafından kabul edilmemiştir. Hâkim fikir, taşınmaz maliki asıl yükleniciye olan borcunu ödemiş olsa bile, asıl yükleniciden alacağını alamayan alt yüklenicinin, yapı ipoteğinin tescilini talep edebilmesini ve tescil edilen ipoteğin varlığını sürdürmesi gerektiğini savunmaktadır. Yapı malikinin, asıl yükleniciye takas, bağışlama, ibra gibi sebeplerle bir şey ödemeye borcu olmasa bile, alt yüklenicinin yapı alacağını ödemesi gerekmektedir. Çünkü yapı maliki alt yüklenicinin emek ve malzemesiyle inşaatın yapımını sağlamıştır. Aksini kabul etmek, birden fazla alt yüklenicinin toplam alacağının iş bedelini aşması durumunda alt yüklenicilerin korunmasını engeller ki bu durum kanun tarafından desteklenmiş değildir. Asıl yüklenici, taşınmazı bir alt yüklenicinin yapı ipoteğinin tescilini isteyebileceği…
8. Taşınmaz maliki, alt yüklenicinin sahip olduğu yapı ipoteği hakkı nedeniyle…
9. Mükerrer ödeme riskinin aşılması için çeşitli öneriler ileri sürülmüştür. Bu bağlamda, taşınmaz maliki ile asıl yüklenici arasındaki sözleşmeye önleyici hükümler eklenmesi önerilmiştir. Ödemenin doğrudan alt yüklenicilere yapılması da önerilmiştir. Asıl yüklenicinin, alt yüklenici lehine kurulmuş bir ipotek hakkıyla eseri teslim etmesinin, asıl yüklenicinin ayıplı ifası olarak nitelendirilebileceği ve bunun taşınmaz malikine ayıp oranında bedelden indirim isteme veya ipotekli alacaklı alt yüklenici
10. Taşınmaz maliki, asıl yükleniciye olan borcunu ödedikten sonra, yapı ipoteği…
Rücu alacağı, genel anlamıyla, başkasına ait bir borcu ifa eden bir kimsenin, asıl…
11. Halefiyet durumunda, taşınmaz maliki, yaptığı ek ve haklı gider ödemelerini…
12. Taşınmaz maliki asıl yükleniciye henüz ödeme yapmadan önce, alt yüklenicinin,…
13. Eğer sadece alt yüklenici lehine yapı ipoteği tescil edilmişse, alt yüklenicinin talebi üzerine ipotek paraya çevrildiğinde alt yüklenicinin alacağı sona erecektir. Böyle bir ihtimalde, asıl yüklenici aralarındaki sözleşme gereği taşınmaz malikinden alacağını isterse, taşınmaz maliki alt yükleniciye yaptığı ödemeyi asıl yükleniciye olan borcundan mahsup edebilecektir. Böylece, taşınmaz malikinin alt yükleniciye yaptığı ödeme, asıl yükleniciye yapılacak ödemeden düşmüş olacaktır. Rücu imkânında olduğu gibi, taşınmaz maliki, bu durumda, alt yüklenicinin yapı ipoteği nedeniyle ödemek zorunda kaldığı masraf ve vekâlet ücretlerini asıl yükleniciye yapacağı ödemeden mahsup edebilecektir. Fakat taşınmaz maliki hak ettiği ücreti vadesinde taşınmaz malikinden alamadığı için alt
14. Eğer hem asıl yüklenici hem de alt yüklenici yapı ipoteğini tescil ettirmişse,…
15. Yapı ipoteğinden yararlanacak kişilerin kapsamına, yapı sahibini bir zarardan korumak için taşınmaz üzerindeki yapıya malzeme vererek ya da vermeyerek vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde çalışarak emek harcayan kişilerin de girmesi gerektiği kanunun amacına uygundur. Vekaletsiz iş görmenin gerçek olup olmadığı, yapı ipoteği hakkı için önem taşımaktadır. Gerçek vekâletsiz iş görme sebebiyle doğan yapı alacakları, kanuni ipotek hakkının tesciline temel oluşturabilmelidir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş görenin yapı ipoteği hakkına sahip olup olmadığı ise, iş görenin, işi iyi veya kötü niyetle yapmasına göre incelenebilir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede işe onay verilmesi söz konusu değildir. İş gören iş sahibinin değil kendi işini gördüğü iradesiyle hareket etmektedir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş gören kötü niyetle hareket etmişse, yapı ipoteğinin tescilini talep edememelidir. Zira bu durumda iş gören hem kötü niyetlidir hem de TBK m. 530 gereği iş sahibi zenginleştiği ölçüde iş görenin masraflarını karşılamak zorundadır. Buna karşılık, gerçek olmayan vekaletsiz iş gören iyi niyetle hareket etmişse, yapı ipoteğinin tescilini talep edebilmelidir.
