1. Bu çalışma veriye dayalı iş modellerinde kişisel verilerin konumunun, borçlar…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sonuç
Bu çalışma kapsamında ulaşılan sonuçlar aşağıda maddeler hâlinde sıralanmıştır:…
2. İnceleme konusu iş modelinde ilgili kişinin muhatabı özel hukuk kişileridir.…
3. Kişisel veriler, iktisadi anlamıyla mal olarak nitelendirilebilir. Bu çerçevede kişisel veriler, yalnızca yararlılık ölçütünü karşılamakla kalmaz, aynı zamanda hak sahibinden ayrılabilir niteliktedir. Kişisel verileri işleme hakkı, rıza yoluyla fiili olarak devredilebilir. Rıza gös-
4. Türk Borçlar Hukuku uyarınca sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ifanın konusu geniş ele alınmalıdır. Özel olarak ifanın konusu ve genel olarak sözleşmeden doğan yükümlülüğün varlığı yahut yokluğu, hukuken bağlanma iradesinin var olup olmadığı esas alınarak belirlenmelidir. Kişisel veri karşılığı sözleşmenin kurulabilmesi için veri işleme faaliyetinin bir hukuka uygunluk sebebine dayanması gerekir ki bu hukuka uygunluk sebebi ilgili kişinin açık rızasıdır. Bu sebeple (açık) rıza beyanının, ifanın konusunu oluşturup oluşturamayacağı değerlendirilmiştir. Böylece bu ilişkinin karşılıklı borç yükleyen bir hukukî ilişki olarak nitelendirilmesinin mümkün olup olmadığı irdelenmiştir. Edimler arasında karşılıklılık ilişkisinin bulunması, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerin karakteristik özelliğidir. Bu ilişkilerde sözleşme taraflarının ifa yükümlülükleri arasında bir bağ bulunur. Bu bağ sinallagma, nedensellik veya koşul ilişkisi olabilir. Edimler arasında yalnızca olgusal yahut ekonomik bir bağlantı bulunması yeterli değildir. Türk Medeni ve Borçlar Kanunu uyarınca açıkça zikredilmiş olmasa da sözleşme taraflarının hukukî durumu dikkate alındığında karşı edim, bir miktar paranın ödenmesinden ibaret değildir. Maddi yahut maddi olmayan ekonomik değerler de karşı edim olabilir. Çalışmada örnek olarak yer verilmiş Facebook’un…
5. Rıza -ve dolayısıyla açık rıza- beyanının hukukî niteliği tartışmalıdır.…
6. Kişisel veri karşılığı hukukî ilişkinin kurulmuş kabul edilebilmesi için…
7. Kişisel verinin karşılık teşkil etmesinin aracı, veri koruma hukuku uyarınca bir irade beyanı açıklanmasıdır (açık rıza). Açık rızanın hukukî niteliği tartışmalıysa da bir irade beyanıdır. Bu irade beyanı tek taraflı bir hukukî işlem olarak nitelendirilmelidir. Açık rıza, ancak açık bir irade olmalıdır. Kişisel veri karşılığı sözleşme ilişkisinin kurulmasına yönelik öneri yahut kabul beyanının ise açık bir irade beyanı vasfını taşıması gerekmez. 8. Kişisel verilerin elde edilme yönteminin (aktif yahut pasif), ilişkinin…
9. Kişisel verilerin karşı edim olarak taahhüt edildiği hukukî ilişki ekseninde…
10. GDPR Art. 7/4 uyarınca düzenlenmiş bulunan bağlanma yasağı, rızanın özgür…
11. Veri karşılığı sözleşmeler için (açık) rıza dışında bir hukuka uygunluk sebebinin dayanak teşkil edip edemeyeceği tartışmalıdır. Bu
12. Kişisel verilerin işlenmesine yönelik açık rıza beyanında bulunma taahhüdü…
13. Açık rıza beyanının kendisinin geçersizliğinin sebebi, çoğu zaman taahhüdün…
14. İsviçre Federal Mahkeme kararlarıyla da ortaya konulduğu şekliyle kişilik değerleri, sözleşme ilişkilerine konu edilebilir. Alman Federal Mahkemesinin yaklaşımıyla paralel olarak İsviçre uygulamasında da kişilik değerlerinin sözleşme ilişkilerine konu edilmesi yönünden
15. Kişisel verilerin işlenmesine yönelik rızanın her zaman geri alınabilir…
16. Rızanın geri alınması, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesine…
17. İsviçre Federal Mahkemesi içtihatları, doğrudan veri koruma hukuku uyarınca verilen rızanın geri alınabilir niteliğiyle ilgili değildir. Bununla birlikte kişilik değerlerinin konu edildiği hukukî ilişkilerde rızanın geri alınmasına yönelik bir teorik çerçeve oluşturulmasına imkân verir niteliktedir. Şüphesiz konu özelinde yerleşik bir içtihat olmadığı ve doktrinde mesele veri koruma hukuku ekseninde ele alındığı için sözleşmesel ilişkilerde rızanın geri alınmasına ilişkin bir hukukî belirsizlik söz konusudur. Bu nedenle doktrinde kanun koyucunun konuyu ele alması, kişisel verilerin sözleşme ilişkilerinde bağlayıcı bir taahhüdün konusunu oluşturduğu sözleşme ilişkilerinde rızanın geri alınmasının sonuçlarının ayrıca düzenlenmesi ihtiyacına işaret edildiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede ilgili kişilerin, sözleşmesel bir yükümlülük altına girmiş oldukları göz ardı edilerek
18. DCD, kişisel veri karşılığı sözleşme ilişkisini hukukî bir zemine taşıyan düzenlemelerin en başında yer alır. Bu sebeple veri karşılığı sunulan hizmet yahut içeriğin ifasındaki aksaklıklara yönelik (borca aykırılık) de lege lata…
