Bundan başka; buraya kadar yazılanlar ile üç devrimin ve o devrimlerin felsefenin…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sonuç
İlk bölümde yaptığımız çıkarımları burada, özellikle anayasa hukuku öğretisinde önem…
Birincisi, meclis hükûmeti rejimini savunanlar, devlet erklerinin hepsine…
(1) Yürütme, devasa bir idari aygıtın, özellikle de fiziksel güç kullanacak öznelerin…
(2) Yürütme, yargı ve yasamaya nazaran çok daha az kişiden oluşur ve çok daha homojendir.…
(3) Tarihsel gerçekler, yasama organının halkın seçimlerine nispeten daha yakınken;…
Mesele frenlemede ve sınırlamada öncelikle yürütmeye odaklanma meselesidir. Kuvvetler…
İkincisi, meclis hükûmeti yaygın kanının aksine bir iktidarı sınırlandırma…
Kuşkusuz Ekim Devrimi ile Fransız Devrimi hele de Türk Devrimi esasen farklı amaçlara…
Yine örneğin Ekim Devrimi’nin derdi sınıfsız bir dünya kurmakken Türk Devrimi’nin…
Üçüncüsü, halk egemenliği kavramının özünde yatan Rousseaucu genel irade kavramı, bilinçli veya bilinçsiz biçimde halkın çoğunluğunun mutlaklığı biçiminde algılanmaktadır. Oysa bu, rastgele lümpen yığınların kararlarının doğruluğu anlamına gelmez. Söz konusu yaklaşım, bireylerin, sosyal ve yasal eşitliğe ve bu bağlamda yurttaşlık bilincine erişmiş birer yurttaş olmasını zorunlu sayar. Genel irade, kendi özel çıkarının peşindeki
Zaten söz konusu gerçek, Mustafa Kemal Atatürk’ü (sözcüğün olumsuz anlamıyla) bir…
Dördüncüsü, anılan ülkelerdeki Jakoben, Bolşevik veya Kemalist pratiklerin otoriterleşmesi, meclis hükûmeti “sayesinde” değil, ona “rağmen” gerçekleşmiştir. Yürütmenin güçlendirmesine dönük keskin eğilimler, bu modelin ihlal edilmesi yoluyla gerçekleşmiştir. Konuya böyle bakılacak olursak Bonapart’daki, Putin’deki veya Erdoğan’daki güç yoğunlaşmaları da kâğıt üzerinde erkler ayrılığına dayalı anayasaların bulunduğu bağlamlarda türemiştir. Nasıl ki bu durumlar sadece erkler ayrılığından kaynaklanmıyorsa, anılan otoriterleşmeler de erkler birliğinden ileri gelmez. Erkler birliği modeli monarşilerden (sosyal) cumhuriyete geçiş sancılarında deneyimlenmiş, devrimcilerin, karşı devrimlere karşı mücadelesinin
Beşincisi, erkler birliği modellerinin demokratik mi yoksa anti-demokratik…
Öte yandan, yine pek çokları, demokrasi kavramının da liberal olmayan anlamlarını…
Altıncısı, bu siyasal rejim bir “hayalet”tir. Ortalıklarda olmamasına rağmen ürkütmektedir. Genellikle olumsuz anlamda kullanılmakta ve açıkça ya da örtülü olarak lanetlenmektedir. Oysa bu önyargıdan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Günümüzde erkler ayrılığı modeli, siyasi partilerin kazandığı nüfuz gereğince modası geçmiş, en azından kâğıt üzerinde kalmış bir modeldir. Partiler her iki erki de baskılayabilmektedir. Öte yandan, parti içi demokrasinin olmadığı yerde parti liderlerinin her iki erke de sahip olması gayet olasıdır. Mevcut erkler ayrılığı rejimleri bunu doğrulamaktadır. İşte, meclis hükûmeti temelli arayışlar bu soruna bir çare sunabilir. Şöyle ki halkın yasama üzerinde, yasamanın da yürütme üzerinde söz ve yetki sahibi olduğu bir yapılanma, küçük azınlıkların veya
Bunlardan başka, yeri geldiği için son olarak eklemek gerekir ki literatürde…
Eğer dert Atatürk’e eleştiri getirmekse, bu böyle ve açıktan yapılmalıdır. Bunu erkler…
