Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sayfa 905Sonuç
İflâsın ertelenmesi kararı, kural olarak borçluya karşı mevcut takiplerin durmasını sağlar ve erteleme süresi içinde yeni takip başlatılmasına engel olur. Böylelikle erteleme süresi içinde takipler karşısında, borçlu şirketin malvarlığının korunması ve iyileştirme projesinin gerçekleşmesiyle şirketin mali durumunun düzeltilmesi mümkün olabilmektedir. Ancak bu kuralın istisnaları bulunmaktadır. …
İcra ve İflâs Kanunu’nun 179/b maddesi gereğince, şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlamış takiplerin durmasına veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yeni takip başlatılmasına engel değildir. İpoteğin bizzat hakkında iflâsın ertelenmesi kararı verilen borçlu şirket veya üçüncü bir kişi tarafından verilmesi de bu sonucu değiştirmemektedir. İpoteğin borçlu veya üçüncü kişi tarafından gösterilmesi, erteleme kararından sonra rehinli takipler sonucunda taşınmazın satışı bakımından farklılık göstermektedir. Şöyle ki, eğer ipotek bizzat hakkında iflâsın ertelenmesi kararı verilen şirket tarafından gösterilmişse, söz konusu taşınmazın satışı kural olarak mümkün değildir. Ancak ipotek üçüncü bir kişi tarafından verilmiş ise, erteleme süresince işleyecek olan faizler ipotekle karşılansa dahi borçlu veya üçüncü kişi ipotekli taşınmazın satışına engel olmaz. …
Önemle belirtmemiz gerekir ki, iflâsın ertelenmesi kararının etkileri sadece hakkında erteleme kararı verilen borçlu şirket hakkında söz konusudur. İflâsın ertelenmesi kararının müşterek borçlular, şirket borçlarına kefil olan kişiler ve borçlu şirket lehine ipotek veren kişiler hakkında hiçbir etkisi yoktur. Bu kişilere karşı başlamış takiplere devam edilebilmesi veya yeni takip başlatılabilmesi için iflâsın ertelenmesi kararını veren mahkemenin bu yönde bir karar vermesine de ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu hususta doktrinde tam bir görüş birliği bulunmaktadır. İflâsın ertelenmesi sadece borçlu şirketin malvarlığının korunmasını amaçladığı mahkemece…
Borçlu şirketin üçüncü kişi ile birlikte ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte zorunlu takip arkadaşı olarak yer alması da söz konusu takiplerin yapılmasına ve ipotekli taşınmazın satışına engel değildir. Çünkü burada söz konusu takibin yürütülmesi bakımından borçlu ile ipotek borçlusunun birlikte hareket etme zorunluluğu bulunmamaktadır. Takip kesinleştikten sonra üçüncü kişiye ait ipotekli taşınmazın satışına engel haklı hiçbir gerekçe bulunmamaktadır. Bu nedenlerle Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin inceleme konusu yapılan kararına katılmamız mümkün değildir.…
C.Hakkında İflâsın Ertelenmesi Kararı Verilen Asıl Borçlu İle İpotek Borçlusu Üçüncü Kişinin Zorunlu Takip Arkadaşlığı Taşınmazın Satışına Engel Değildir
Kaynakça