2. Tescile tabi hususlar bakımından doktrinde kanunda öngörülmeyen zorunlu-ihtiyari…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
1. Tarihten bu yana gelişen ve çeşitli değişikliklere uğrayan ticaret sicili,…
3. Tescil talebinde bulunabilecek “ilgililer” kavramının içeriği konusunda doktrinde görüş birliği bulunmamaktadır. Kararlarına bakıldığında Yargıtay’ın ilgili kavramını ağırlıklı olarak TSY m. 22’de yapılan sayımla sınırladığı başka bir deyişle kavramı dar şekilde yorumladığı söylene-
4. Olması gereken hukuk bakımından kanun ve yönetmelikte sayılmayan bazı başka kişiler de ilgili olarak kabul edilmelidir. Tescili istemekte hukuki menfaati bulunması nedeniyle istifa eden/görevden ayrılan yönetim kurulu üyeleri veya müdürlerin, ölen ortağın adının ticaret ünvanında kalmayacağına karar veren mirasçıların, limited…
5. İlgili olmayan kişilerin tescil gerçekleştirmek konusunda elinde iki imkânın var olduğu ifade edilebilir. Birincisi, tescile yönelik taleplerini sicil müdürlüğüne iletmeleri akabinde sicil müdürlüğü, konuya ilişkin tescile davet prosedürünü işletebilir bunun sonucunda tescil gerçekleştirilebilir. İkinci olarak hukuki menfaati bulunan ancak ilgili sıfatını haiz bulunmayan kişiler, tescil hususunda yetkili ve yükümlü olan şirketi tescile zorlama yönünde tescil talepli bir dava açabilirler. Ancak ifade etmek gerekir ki her iki yol da gereksiz şekilde emek ve zaman gerektirmektedir. Olması gereken doğrudan hukuki menfaati bulunan kişilerin tescil talebinde bulunabilmek konusunda yetkili kılınmasıdır. 6. Mahkemelerin zaman zaman sicile, tescil içerikli herhangi bir talimat verilemeyeceği…
7. Resen tescil ve bildirim üzerinde tescil ayrımının sınırları kesin şekilde…
8. Tescile davet prosedürü sonunda gerçekleştirilecek tescil de bir bildirim…
9. Tescile davet prosedürü kapsamında kaçınma sebepleri sunulması halinde bir görüşe göre her halükârda değerlendirmeyi mahkeme yapar. Diğer bir görüşe göre ise sicil müdürlüğü, kaçınma sebeplerini uygun bulması halinde mahkemeye başvurmaz. Bu sayede mahkemelerin de iş yükü azalmış olur. Kaçınma sebeplerinin mahkemece incelenmesi için sicil müdürlüğünün talepleri yerinde görmeyerek mahkemeye başvur-
10. Tescili gerçekleştirmek amacıyla sicil müdürlüğünün başvurusu üzerine…
11. Maddi açıdan inceleme; emredici kanun hükümlerine, şirket sözleşmesine,…
12. TTK m. 32/2 hükmü doktrinde bir görüş tarafından tüzel kişiler bakımından kanun koyucunun ayrı bir irade ortaya koyduğu ve tüzel kişilerin kuruluşu dışındaki diğer tescil işlemlerinin bahsi geçen incelemelerden geçirilmeyeceği şeklinde yorumlanmıştır. Aksi görüş ise emredici hükümlere uygunluk incelemesinin tüzel kişilerin tüm tescil işlemlerini kapsadığı fikrini savunmuştur. TSY m. 34/1-ç düzenlemesiyle esasen anılan tartışmaya son verilmiş olsa da kanun lafzı itibariyle düzeltilmeye muhtaçtır. TTK m. 32/2’nin uygun şekilde düzenlenmediği, tüm
13. Emredici hükümlere uygunluk incelemesinde en tartışmalı konulardan biri…
14. İptal edilebilir nitelikteki kararlar, mahkemece iptal edilinceye kadar…
15. Emredici hükümler incelemesinin kanunda isabetli şekilde düzenlenmediği düşünüldüğünde asıl olarak yapılması gereken tüm tescil taleplerinin emredici hükümlere uygunluk incelemesine İsviçre doktrini ve uygulamasında kabul edilmiş tescil taleplerinin değerlendirilmesinde kullanılan formül doğrultusunda genel bir sınır çizilerek ancak şüpheye yer vermeyecek kadar açık emredici hükümlere aykırılık bulunması ve bu aykırılığın kamunun ve üçüncü kişilerin menfaatlerini etkilemesi halinde talebin reddedilebilmesidir. Türk hukukunda bazı iptal edilebilir nitelikteki kararlar bu formül çerçevesinde inceleme yükümlülüğünün kapsa-
Sicil müdürlüğünün şirket sözleşmesine uygunluk incelemesi gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği…
16. Kanaatimizce kamu düzenine aykırılığın sınırlı şekilde gündeme gelebilecek…
17. Ayrı bir internet sayfası olan TTSG üzerinden bazı bilgilerin erişilebilir…
18. TTK m. 35/3, kanun ve yönetmelikte aksi öngörülmediği müddetçe tescil edilen her hususun ilan edileceğini kabul etmiştir. Ancak kanunun geri kalanının anılan hükme uygun olarak düzenlenmeyişi ve yapılan bu esaslı değişime ilişkin hükmün gerekçesinde hiçbir açıklama bulunmayışı doktrinde farklı tartışmalara yol açmıştır. Hükmün açık lafzı ve amacı göz önüne alındığında fikrimizce ilan edilmeyeceği açıkça ifade olunmayan her halin tescili ile birlikte ilanı da zorunludur. Yapılması gereken tescil edilmesi öngörülen hükümlerden ilanın yapılacağına ilişkin
19. Doktrinde bir görüş sicil müdürlüğünün reddettiği her husus hakkında ilgililerin…
