2. Sanayi devriminden sonra ticari hayatın gelişim sürecine paralel olarak,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sonuç
1. Çalışmamızın birinci bölümünde, denetim kavramı, onun tarihsel gelişim…
3. Ticari hayatın karmaşıklaşması, şirketler yapısının da karmaşık bir hal almasına neden olmuş ve denetim dar anlamdaki kalıbını terk etmiş ve geniş anlamda denetim sistemleri gelişmeye başlamıştır. Geniş anlamdaki denetim sistemleri kendisini iç kontrol, iç denetim, risk yönetimi, uyum, kurumsal yönetim, kurumsal sosyal sorumluluk, pay sahiplerinin aydınlatıcı hakları gibi kavramlarda göstermiştir. Böylece iç ve dış denetim sistemlerinin ayrımı keskinleşmiştir. Sadece vergi denetimi olarak ortaya çıkan dış denetimin, belirli standartlarda küresel olarak uygulanan bağımsız bir denetim sistemine evrildiği tespit edilmiştir. İç denetim sistemlerinin ise idari olarak şirket organizasyonuna bağlı ancak bağımsız üyelerle nispeten bağımsızlık kazanmaya çalışan yapılar oluşturmaya başladığı gözlemlenmiştir. 4. Türkiye’de anonim şirketlerin ticari defter düzeni, vergi menfaatini önceleyen…
5. İncelememiz bütüncül bir bakış açısı ile denetimi ele almıştır. Denetimin konusu oluşturan finansal tablolar, muhasebe ve finansın; finansal raporlama ise işletme biliminin konusu içindedir. Denetime ilişkin standartlar ve denetime ilişkin çerçeveyi koyma işini ise hukuk üstlenmiştir. Bu nedenle, denetimin anlaşılabilmesi için muhasebe, finans, iktisat ve işletme bilimlerinin bazı temel kavramlarının ve anlatımlarının hukukçular tarafından anlaşılmasının zorunlu olduğunu değerlendiriyoruz. Bu nedenle, sağlıklı hukuki yorum yapma kabiliyeti kazanmaya hizmet edecek şekil ve sınırda, yukarıda anılan bilim dallarına özgü bilgiler de incelememizde aktarılmıştır. Özellikle ABD’de, finansal tablo ve raporlara ilişkin hukuki konularda da hukukçular ön plandadır. Oysa Kara Avrupası Hukuklarında, bu işler mali müşavir veya muhasebecilere bırakılmıştır. Bu durum ise denetim konusunun da kaçınılmaz olarak yine hiçbir hukuk eğitimi olmayan mali müşavir veya muhasebecilere kalmasına sebep olmuş-
6. Finansal tablo ve raporlara ilişkin en temel ve üst hukuk kuralının Türk Hukuku açısından “dürüst resim” ilkesi olduğunu söyleyebiliriz. Dürüst resim ilkesi, hukukumuza Anglo-sakson Hukuk anlayışından intikal etmiş ve “true and fair view”…
7. TTK m. 515’te anılan dürüst resim ilkesine göre hazırlanan bir bilanço, TTK’nın da kabul ettiği UMS ve TFRS uyarınca evleviyetle tedbirli ve ihtiyatlılık ilkelerine göre hazırlanmış kabul edilir. Bu nedenle, TTK m. 513’teki “tedbirli bir tarzda”…
8. TTK m. 367/f. 1’de de benzer şekilde ifade edildiği gibi korunmaya değer…
9. TTK m. 199/f. 3’te zikredilen özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine göre düzenlenmesine dair vurgunun, hakim şirket yönetim kurulu üyesinin talebiyle hazırlanan TTK m.
10. Bağlı şirketlerin düzenlemekle yükümlü olduğu bağlılık raporunun denetime…
11. TTK’daki finansal tablo ve raporlara dair düzenlemelerin geneline bakıldığında,…
12. Denetim kapsamındaki şirketleri belirleme yetkisi, Cumhurbaşkanı Kararı ile yürütme erkine verilmiştir. KGK eliyle de muhasebe ve denetim standartları belirlenmektedir. Buna göre, denetimin konusu ve denetimin nasıl yapılacağı yürütme erkinin yapacağı düzenlemeye bırakılmıştır. Oysa İsviçre ve Alman hukuklarında, denetim kapsamına giren şirketlerin tanımı, bilançonun detaylı içeriği, finansal raporlama ve muhasebe prensipleri yeterince ayrıntılı olarak kanunda düzenlenmiştir. Esasen bu durum mülkiyet hakkının ve hak arama hürriyetinin (pay sahiplerinin kendi mülkiyetlerindeki bir azalma nedeniyle yapacağı başvuru ve denetimsiz kalan şirkete
13. Finansal olmayan raporlama çalışmalarının gidişi göstermektedir ki, yakın bir gelecekte bu standartlar da finansal raporlar gibi genel kurulda pay sahiplerinin dikkatine sunulması zorunlu belgeler haline gelecektir. Böylece pay sahipleri bilgi alma ve inceleme, tabloların görüşülmesini erteleme veya özel denetçi isteme gibi haklarını bu raporlamalar üzerinde de kullanabilecektir. 02.06.2022 tarihli 7408 Sayılı Kanun’un 9. maddesiyle TTK m. 88’e eklenen altıncı fıkra bu süreci başlatmıştır. Kanaatimizce buradaki esas paradigma değişimi “sermaye” kavramının değişimi açısından yaşanmaktadır. Yeni sermaye kavramı, şirkete öz sermaye olarak taahhüt edilen değerleri de içine alacak şekilde ve onu genişletmektedir. Bu çerçevede artık sermaye kavramı genişleyerek yerini “değer” kavramına bırakacağı değerlendirilmektedir. Entegre raporlamaya ilişkin çalışmalar, 6 çeşit sermayenin var olduğunu ileri sürer ve finansal sermaye bunlardan sadece biridir. Şirketin sahip olduğu tüm değerleri ölçen ve ortaya koyan sermaye çeşitleri: finansal sermaye, üretilmiş sermaye, fikri sermaye, insan sermayesi, sosyal ve ilişkisel sermaye ve doğal sermaye olarak altıya ayrılmıştır. Bu sermayelerin varlığı uygulamada bilinmekte ancak bunları ölçecek, finansal olarak karşılığını bulacak ve raporlayacak bir entegre sistem kullanılmamaktadır. İşte finansal olmayan raporlama, bu “değerleri” ortaya koymaktadır. Hukuki
