1- Türk ve İsviçre hukukunda, oy hakkının kaynağı konusunda farklı görüşlerden…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
Bu kısımda çalışma kapsamında değinmiş olduğumuz belli başlı sorunlara ve bunların…
6762 sayılı ETK m. 373’de her hisse senedinin bir oy hakkı verdiği hüküm altına alınmıştı.…
2- Pay sahiplerinin oy hakkından yoksun bırakılmalarına ilişkin TK m. 436/1 hükmü ile anonim şirket dışındaki özel çıkarların ortaklık kararları üzerinde etkili olmasının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Kanun koyucu, özel bir çıkarın etkisi altında olan bir pay sahibinin, oyunu kulla-
3- TK m. 436/1’de, pay sahibinin, eşinin, alt ve üst soyunun veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte işlem veya çekişmelerde, sayılan kişilerin şahıs şirketlerine ortak olması da oydan yoksunluk nedeni sayılmıştır. Ancak doktrinde, sadece şahıs şirketlerine ortak olunmasının oy hakkından yoksunluk için tek başına yeterli olmadığı görüşü dile getirilmiştir. Kanaatimizce, sayılan kişilerin şahıs şirketlerine sadece ortak olması oydan yoksunluk için yeterli bir nedendir. Nitekim sermaye şirketleri bakımından hâkimiyet şartı aranmış olmasına karşın, şahıs şirketleri için, örneğin yönetici ortak ya da ortaklık kararlarını etkileyebilme pozisyonunda bulunma gibi bir ayırım yapılmamış olması da bu kanıyı desteklemektedir. Bu itibarla, doktrinde şahıs şirketlerinin tüzel kişiliğe sahip olmalarından dolayı alacaklılara karşı birinci derecede şirketin sorumlu olduğu, bu nedenle şahıs şirketlerine ortak olmanın tek başına oy hakkından yoksunluk için yeterli kabul edilemeyeceği görüşüne katılamıyoruz. Zira şahıs şirketlerinde ortakların kişilik ve kimlikleri ön plandadır. Bu şirketlerde her ortağın şirketin amacı için diğer ortaklarla birlikte çalışması ve çaba göstermesi gerekmektedir. Şirkete yapılan icra takibinin semeresiz kaldığı veya şirketin sona ermiş olduğu bir durumda, ortakların doğrudan doğruya bütün malvarlıkları ile sorumlu oldukları da hesaba katıldığında, oy hakkından yoksun tutulabilmek için, yönetici ortak ya da ortaklık kararlarını etkileyebilme pozisyonunda bulunulması gerektiği görüşüne katılma imkânı
4- Oy hakkından yoksun olan bir yöneticinin, başka bir pay sahibinin temsilcisi…
Bu gün TK m. 436/2’nin açık ifadesi, kanun koyucunun sözü edilen hâkim görüşün aksine…
Ancak bu görüşün kanun hükmü haline getirilmesi yerinde olmamıştır. Kanaatimizce,…
5- Burada yer vermek istediğimiz başka bir konu da pay sahibinin TK m. 436/1’de…
Açıklanan nedenlerle, TK m. 436/2’ de düzenlenmiş olan yöneticilerin ibra oylaması,…
6- Kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulu üyeliği konusunda, kamu tüzel kişilerinin…
TK m. 359/5’e göre, kamu tüzel kişilerinin pay sahibi olduğu şirketlerde, hükümde…
TK m. 334/1’e göre, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlere kamu tüzel…
7- Tek ortaklı anonim şirketlerde, yönetim kurulu üyeliğine pay sahibi olmayan…
Bu görüşe katılamamaktayız. Zira tek ortaklı şirketlerde, her zaman tam hâkimiyet…
TK m. 203’den anlaşıldığı gibi, tam hâkimiyete ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi…
8- Esas sözleşmeyle oy hakkı sınırlamasının, belirli pay gruplarına azami…
9- Oydan yoksunluk hükümlerini dolanma amacıyla yapılan pay devirlerinde, taraflar arasındaki işlemin mi yoksa kullanılan oyun mu geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin eTK m. 361/1’in yorumlanmasında, doktrinde, taraflar arasındaki işlemin geçerli olduğu, oydan yoksunluk yaptırımının genel kurul toplantısına katılarak oy kullanan saman adama uygulanması gerektiği görüşü benimsenmiştir. Bu çözümün amaca daha uygun olduğunu kabul etmekle birlikte, bugün TK m. 433/1 hükmünün lafzı dikkate alındığında, aynı sonuca varılamayacağı kanaatindeyiz. Zira TK m. 433/1’de, oy hakkının kullanılmasına ilişkin sınırlandırmaların dolanılması halinde, yapılan işlemlerin geçersiz sayılacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Böylece kanun koyucu bilinçli bir tercihte bulunarak,
10- Oy hakkından yoksunluğa ilişkin hükümlere tabi olmak istemeyen pay sahiplerinin…
11- Oy hakkından yoksunluk hükümlerini dolanmak amacıyla yapılan pay devirleri geçersizdir (TK m. 433/1). Geçersiz devirlere dayanan kişiler, genel kurul toplantılarına katılma hakkını elde edemezler. Bu kişilerin genel kurula katılarak oy kullanmaları TK m. 433/2 anlamında “yetkisiz katılma” teşkil etmektedir. Yetkisiz katılanların oylarıyla alınan kararın iptali ise münhasıran TK m. 446/1-b’e tabidir. Ancak iptal davası açılabilmesi için, kanaatimizce yetkisiz katılan kişilerin genel kurula katılıp oy kullanmış olmaları gerekir. Zira TK m. 446/1-b’de geçen “toplantıya katılıp oy kullanmaları” ifadesi dikkate alındığında, toplantıya katılmış olmanın yanında oy kullanılmış olmasının da gerekli olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yetkisiz katılan olarak nitelendirilen bir kimse, toplantıya katılmış ve fakat oy kullanamamış ise TK m. 446/1-b hükmü kapsamında değerlendirilemez. 12- Bu noktada değinilmesi gereken diğer bir konu ise, genel kurula yetkisiz…
