2. Gıdalar da çalışma kapsamında incelediğimiz gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuatlar kapsamında birer ‘ürün’ olduklarından gıda üreticisinin hukuki sorumluluğu rejimi aslında ürün sorumluluğunun bir alt türüdür. Ürün sorumluluğunun gelişimi Amerikan ve İngiliz hukukunda başlamış daha sonra AB hukuku açısından da 85/374 sayılı Direktif ile kusursuz sorumluluk esası uyarınca düzenlenmiştir. 2024 yılında ise 2024/2853 sayılı yeni Ürün Sorumluluğu Direktifi kabul edilmiştir. Yeni Ürün Sorumluluğu Direktifi ile sorumluluğun esası ve temel ilkeleri muhafaza edilmiş ancak özellikle ürün tanımının dijitalleşmenin de etkisiyle genişletilmesi ve zarar gören lehine ispat yükünü hafifletmek adına bazı karineler düzenlenmesi gibi önemli değişiklikler de yapılmıştır. Türk Hukuku’nda ise eTKHK dönemi öncesinde içtihatlar ile ağırlaştırılmış bir
3. ÜGTDK kapsamında incelediğimiz gıda üreticisinin hukuki sorumluluğunun hukuki niteliği, Türk hukukunda ÜGTDK öncesinde yürütülen tartışmaların artık son bulması sebebiyle daha ziyade bu sorumluluğun bir tehlike sorumluluğu olup olmadığı ekseninde tartışılmalıdır. Gıda üretim faaliyeti sıkça veya ağır zarar doğurmaya elverişli bir faaliyet sayılamayacağından ve gelişim riskleri sonucunda sonradan ortaya çıkan zararların öngörülemez olması sebebiyle tehlike sorumluluğunun yapısı ile uyuşmadığından gıda üreticisinin hukuki sorumluluğunun niteliği tehlike sorumluluğu olarak kabul edilemez. Gıda üreticisinin hukuki sorumluluğunun niteliği ağırlaştırılmış sebep sorumluluğu olarak ele alınmalıdır. Öte yandan ÜGTDK, 12 Mart 2021 tarihinde yürürlüğe girdiği ana kadar gıda üreticisinin hukuki sorumluluğu, TBK m. 49 vd. hükümleri uyarınca fakat Yargıtay’ın içtihatları doğrultusunda ağırlaştırılmış kusur sorumluluğu olarak ele alınmalıdır. Yine ÜGTDK’nın yürürlüğe girdiği tarihe kadar şayet zarar gören tarafından koşulları ortaya konabilirse gıda üreticisi, dar bir örneklemde de olsa çalıştıranın sorumluluğu uyarınca da gıdadan kaynaklanan zararlardan kusursuz olarak sorumlu olabilecektir. Gıda üreticisinin TBK m. 66 hükümleri uyarınca sorumluluğu ÜGTDK sonrasında da mümkün olabilir ancak çalıştıranın sorumluluğunun doğması için zarar görenin zararın çalışanın fiilinden kaynaklandığını ispat etmesi daha zor olduğundan ve bu
4. Gıda üreticisinin hukuki sorumluluğunun doğması için ÜGTDK m. 6’da aranan uygunsuzluk, zarar ve nedensellik şartlarının birlikte mevcut olması gerekir. Gıdadaki uygunsuzluk, gıdanın teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygun olmamasını ifade eder. ÜGTDK’da 85/374 sayılı Direktif’ten farklı olarak hata yerine uygunsuzluk ölçütü aranmış olsa da zarar görenlerin zararlarını tazmin imkanını sorumluluğun ruhuna ve amacına aykırı olarak daraltmamak adına uygunsuzluk koşulunun salt teknik düzenlemelere uymama seviyesine indirgenerek yorumlanmaması gerekir. Uygunsuzluk aynı zamanda ürünün güvenli olmaması halinde de ortaya çıkar. (ÜGTDK m. 5/1) Dolayısıyla gıdanın uygunsuzluğu için ön plana çıkarılması gereken nokta gıdanın güvenli olup olmadığıdır. Zaten güvenli olmayan ürün tanımı ile ürün sorumluluğunun merkezinde yer alan hatalı ürün tanımı büyük ölçüde benzerlik taşımaktadır. Dolayısıyla sorumluluğun kurulmasında güvenli olmama ölçütünün öne çıkarılması hem direktif ile daha uyumlu bir tablo ortaya çıkaracak hem de ürün sorumluluğunun amacına daha fazla hizmet edecektir. Gıdanın güvenli olup olmadığı ÜGTDK m. 3/1 (e) ve 5996 sayılı Gıda ve Yem kanununun 21. Maddesine göre tespit edilecektir. Gıda üreticisinin hukuki sorumluluğunda uygunsuzluğun bulunmadığını ispat yükü gıda üreticisindedir. Gıda üreticisi teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümlerine uygun olduğunu sürerek gıdanın karine olarak güvenli sayılmasını sağlayabilir. Bu durumda zarar görenin, gıdanın teknik düzenlemesine uygun olmasına rağmen güvenli olmadığını ve zarara yol açtığını ispat etmesi gerekir. 5. Gıda üreticisinin tazminat sorumluluğunun söz konusu olması için uygunsuz…
6. Gıda üreticisinin uygunsuz gıdadan doğan ve ÜGTDK kapsamında olan zararlardan sorumlu tutulabilmesi için uygunsuzluk ile zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekir ve nedenselliği ispat yükü zarar görendedir. Bu nedensellik bağı mücbir sebep, üçüncü kişinin kusuru ve zarar görenin kusuru gibi faktörlerle kesilirse artık gıda üreticisinin doğan zararlardan sorumluluğu söz konusu olmaz. Gıdaların niteliği de göz önüne bulundurulduğunda tüketildikten yıllar sonra
7. Gıda üreticisinin hukuki sorumluluğunun birincil sorumlusu gıda üreticisidir. İthal edilen gıda ürünleri açısından ithalatçı da gıda üreticisi gibi sorumlu olmaktadır. Gıdanın üreticisi ve ithalatçısına ulaşılamadığı bazı durumlarda gıda dağıtıcısı da ikincil sorumlu olarak sorumluluğun tarafı haline gelebilmektedir. (ÜGTDK m.11) Uygunsuzluğa birden fazla üreticinin sebep olması halinde ve üçüncü kişinin zararın doğmasında uygunsuzlukla birlikte etkili olduğu durumlarda müteselsil sorumluluk kuralları devreye girecektir. Bu noktada ÜGTDK’da direktifin aksine ara ürün üreticilerinin sorumluluğu açıkça ifade edilmese de bu üreticilerin de sorumluluğun süjesi olabileceğini kabul etmek gerekir. Öte yandan tazminat talebinde bulunabilecek birincil kişi uygunsuz gıdanın kullanımından doğrudan doğruya zarar görendir. Doğrudan zarar göreni kişi haricinde yansıma maddi veya manevi zarara uğrayan yakınlar veyahut destekten yoksun kalanlar ile tazminat alacağı kendisine intikal eden ya da devredilen kişiler de gıda üreticisinden tazminat talebinde bulunabileceklerdir. 8. Gıda üreticisinin hukuki sorumluluğunun sınırlandırma araçlarından biri…
