1. Satış sözleşmesinin konusunun teknik anlamda eşya ile sınırlı olmadığı nazara alınarak, satış sözleşmesinin ve ayıptan sorumluluk rejiminin konusunu oluşturan her türlü malvarlığı değeri, şayet taşınmaz kapsamına girmiyorsa, TBK m. 231 hükmünde düzenlenen sürelerin uygulanmasına sebebiyet verebilir. Bu açıdan, satılanın muhakkak taşınır eşya olması veya hukuken öyle nitelendirilmesi şart değildir. Her ne kadar TBK m. 244 f. III hükmünde “yapı” kavramından…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
“Satış Sözleşmesi Çerçevesinde Ayıptan Sorumlulukta Zamanaşımı ve Ayıptan Doğan Def’i Hakları” başlığını…
2. TBK m. 231 ve m. 244 f. III hükümlerinde düzenlenen zamanaşımı süreleri, TBK m. 227 hükmünde belirtilen her türlü seçimlik hakkın kullanılması neticesinde meydana gelen alacak hakkına tatbik edilir. Sözleşmeden dönme hakkının kullanılması sonucunda doğan iade talepleri de (TBK m. 229), ayıptan sorumlulukta öngörülen zamanaşımı sürelerine tabidir. Öte yandan, zamanaşımı sürelerinin uygulama alanı, yenilik doğurucu hak olarak nitelendirilen seçimlik haklar değil, söz konusu ye-
3. Alıcı, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle, ayıptan sorumluluk çerçevesinde öngörülmüş olan şekli şartlara tabi olmaksızın, genel hükümler uyarınca (TBK m. 112), on yıllık genel zamanaşımı süresi içinde (TBK m. 146) satıcıdan tazminat talep edebilir. TBK m. 227 hükmünde ifade edilen, alıcının genel hükümler uyarınca tazminat isteme hakkı, ayıptan sorumluluk kapsamında öngörülen süreleri dışlayarak, koşulsuz bir yarışmayı gerekli kılar. Öte yandan, sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talebinin tabi olduğu on yıllık genel zamanaşımı süresi (TBK m. 146), zararın meydana geldiği andan itibaren (objektif olarak bilinebilir hale geldiği zaman) işlemeye…
4. Alıcı, haksız fiil sorumluluğu kapsamında, ayıplı ifa neticesinde maruz…
5. Satılanın ayıplı ifası, aynı zamanda saikte yanılma (TBK m. 32) teşkil…
6. Çeşit satışında, borcun konusunu oluşturan çeşidin karakteristik özelliklerinin satılanda bulunmaması durumunda; parça satışında ise, tarafların sözleşme konusu haline getirdikleri edimden tamamen farklı ve sözleşme ilişkisine yabancı bir edimin alıcıya ifa için sunulmuş olması
7. Satılanın niteliğinde değil, satılan üzerindeki bir hakta eksiklik olması durumunda, satıcının zapttan sorumluluğu gündeme gelir. Kanun koyucu, satıcının zapttan sorumluluğu açısından ise, herhangi bir özel zamanaşımı süresi öngörmemiştir. Amaç ve araç dengesi açısından bakıldığında, satıcının zapttan sorumluluğuna, ayıptan sorumluluk kapsamında öngörülen zamanaşımı sürelerinin (TBK m. 231 ve m. 244 f. III) kıyasen uygulanması,…
8. Ayıptan sorumlulukta öngörülen zamanaşımı süreleri, gizli ayıplar açısından, “kesin ayıp bildirim süresi” olarak…
9. TBK m. 231 f. I hükmü uyarınca, taşınır satışında, zamanaşımı süresinin satılanın alıcıya devrinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülmüştür. Kanunda ifade edilen “satılanın alıcıya devri” ifadesi,…
10. Kanun koyucu, TBK m. 153 f. I b. 6 hükmünde, alacağın Türk mahkemelerinde…
11. Zamanaşımı süresinin dolması, alacağı sona erdirmez, yalnızca onu felce…
12. Satıcı, sözleşmesinin kurulmasından sonra, on yıllık üst sınıra uymak…
13. Ayıptan sorumlulukta zamanaşımı süreleri, emredici karakter taşımadığından, sözleşmeyle değiştirilebilir. Ancak, zamanaşımı süresinin uzatılması durumunda, sözleşmesel zamanaşımı süresi, TBK m. 146
14. Tarafların sözleşmeyle bir garanti süresi kararlaştırmış olmaları durumunda, ilk olarak bu süre, “ayıp bildirim süresi” olarak…
15. Tarafların sözleşmeyle zamanaşımı süresinin başlangıç anını, kanunda düzenlenen…
16. Tarafların kanunda öngörülen bazı durma ve kesilme sebeplerini sözleşmeyle bertaraf edebilmesi mümkündür. Kanunda öngörülen durma sebeplerinden TBK m. 153 f. I b. 1, 2, 4 hükümleri ile somut olayın özelliğine göre TBK m. 153 f. I b. 6 hükmü emredici nitelik taşımaktadır. Buna karşın, TBK m. 153 f. I b. 3, 5, 7 hükümleri düzenleyici hukuk kuralıdır ve tarafların söz konusu bentlerde öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi durumunda, zamanaşımı süresinin durmayacağını kararlaştırmaları mümkündür. Taraflar, sözleşmeyle TBK m. 153 f. I b. 1 uyarınca borçlunun hangi fiillerinin ikrar sayılıp, hangilerinin sayılmayacağını belirleyebilecekleri gibi; sözleşme ilişkisi çerçevesinde, borçlunun herhangi
17. TBK m. 231 f. II ve m. 244 f. III hükümlerinde düzenlenen olağanüstü zamanaşımı sürelerinin uygulama alanı bulabilmesi için, satıcın satılanı ayıplı devretmekte ağır kusurlu olması gerekir. Satıcının kasten hareket ettiği durumlarda veya ağır ihmalinin bulunması halinde, ağır kusurunun varlığı kabul edilir. Aynı şekilde, TBK m. 225 f. II hükmü, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar açısından, ağır kusur prensibinden ayrılmış değildir. Kanun koyucu, TBK m. 225 f. II hükmünde, meslekten satıcının ağır kusurunun tespit edilmesinde, “kusurun objektifleştirilmesi” görüşünü…
