2. TTK’ nın Temel İlkeler üst başlığı altında 357. maddesinde yer alan ilkenin kaynağı Alman AktG § 53a düzenlemesidir. Buna göre; “pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur.”.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
1. Uzun süredir doktrin tarafından benimsenmiş ve Yargıtay’ ın yerleşik kararlarında yer almış olan eşit işlem ilkesinin, Alman ve İsviçre hukuklarında olduğu gibi, kanuni bir üst kural hâline getirilmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile olmuştur.…
3. Bu ilke ile anonim şirketlerde, şirketin kaderini belirleme gücüne sahip olan çoğunluğun ve yönetimin bu gücünü öznel ve keyfî kararlar alarak kötüye kullanmaları engellenmek istenmiştir. Diğer bir ifadeyle anonim şirketlerde eşit işlem ilkesinin muhatapları olan yönetim kurulunun yönetim gücünü ve serbestçe karar alabilmesini; genel kurulun ise çoğunluk gücünü ve hareket alanını sınırlandırmaktadır. Bu doğrultuda ilke bazen çoğunluğun gücünü azınlığın yararına sınırlandırmaya yararken bazen de tek bir pay sahibinin bile hakkını koruma amacına hizmet etmektedir. Bununla birlikte yönetim kurulu kararlarını alırken aynı zamanda azınlık-çoğunluk ve şirket menfaati arasındaki dengeyi de kurmalıdır.…
4. İlkenin hukuki niteliği doktrinde tartışılmakla birlikte, yapılan tartışmaların artık bir önemi kalmamıştır. Zira ilke TTK m. 357’ de düzenlenmekle anonim şirketler hukukunun genel, bağımsız ve temel bir ilkesi hâline gelmiştir. 5. Hükmün gerekçesinde yer alan hükmün lex specialis olup olmadığının tartışmaya açık olduğu ifadesi ile kastedilen hükmün dürüstlük kuralı karşısındaki konumudur. Alman ve İsviçre hukukunda uzun yıllar önce çözülmüş olan bu sorunun ilkenin yasal düzenlemeyle hukuki dayanağına kavuştuğu Türk hukukunda da gerekçe ile yeniden gündeme getirilmesinin bir anlamı bulunmamaktadır.…
6. Hükümde eşit şartlar altında bulunan pay sahiplerinin eşit işleme tabi tutulacağının belirtilmesi kanun koyucunun nispi eşitlik ilkesini benimsediğini göstermektedir. Nispi eşitlikte önemli olan pay sahiplerinin sermayeye katılım oranıdır. Dolayısıyla eşit işlem ilkesinin nispi şekilde uygulanması oransallık ilkesinin geçerli olduğu, örneğin; kâr payı, tasfiye payı hakkı, pay sahipliği hakları bakımından söz konusu olacaktır.…
7. Hükmün gerekçesinde eşit işlem ilkesinin bazı durumlarda mutlak olduğu belirtilmektedir. Mutlak eşitlik hâlleri, şartlar eşit olmamasına rağmen bütün pay sahiplerine eşit olarak davranılan hâllerdir. Burada önemli olan pay sahiplerinin sermayeye katılım oranları değil pay sahipliğidir. Eşit işlem ilkesinin mutlak olarak uygulanması pay sahiplerinin elinden alınamayacak ve vazgeçilmez nitelikteki hakları, örneğin; iptal davası açma hakkı, bilgi alma ve inceleme hakkı, bakımından söz konusu olacaktır. Önemle belirtilmelidir ki objektif gerekçelere dayanarak eşit konumdaki pay sahipleri arasında farklılık yaratmak mutlak eşitliğin geçerli olduğu haklar bakımından mümkün değildir.…
8. İmtiyazlı paylar eşit işlem ilkesinin istisnasını oluşturmamakta, imtiyazlı olan ve olmayan payların varlığı hâlinde pay sahiplerine farklı davranılması ilkenin ihlâli sonucunu doğurmamaktadır. Zira paylar arasında farklılık yaratılmasının en tipik örneğini ve pay sahiplerinin sermayeye katılım oranında hakka sahip olmasının istisnasını imtiyazlı paylar oluşturmaktadır.…
9. Paylar arasında farklılık yaratılmasının diğer bir örneğini sadakat payları oluşturur. Ancak belirtilmelidir ki farklı kategori pay yaratılmaksızın, esas sözleşmede düzenlenmek koşuluyla, belirlenen şartları sağlayan pay sahipleri bakımından da sadakat hakkı öngörülebilir. Sadakat payları görünüşte imtiyazlı paylara benzemekle birlikte imtiyazın aksine paya
Esas sözleşme ile sadakat payı öngörüldüğü takdirde sadakat payı hakkına sahip olan…
10. Pay sahiplerinin eşit şartlarda olması gerekliliği ile haklı nedenin bulunması, eşit işlem ilkesinin uygulanmasındaki iki temel sınırı oluşturmaktadır.…
Eşit şartların varlığı hâlinde pay sahiplerine eşit davranılmasının öngörülmüş olması…
Eşit şartlar altında bulunan pay sahiplerinin varlığı durumunda bu pay sahipleri…
Eşit işlem ilkesi şirket bünyesinde aynı amaç için birleşmiş olmanın gereği olduğundan…
11. Pay sahipleri, doğası gereği emredici nitelikte olan eşit işlem ilkesinden, somut olaya özgü olarak, feragat edebilme imkânına sahiptirler. Ancak pay sahiplerinin ilkeden bütünüyle ve sürekli olarak feragat edebilmeleri mümkün değildir.…
Esas sözleşmeye ilkeden bütünüyle ve sürekli olarak vazgeçildiği yönünde genel nitelikte…
12. TTK m. 357’ nin gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere eşit işlem ilkesi pay sahiplerine özgülenmiştir ve ilke pay sahipleri ile şirket arasındaki ilişkilerde yani kollektif alanda uygulanacaktır. Pay sahibinin şirket ile bir üçüncü kişi olarak işlem yaptığı hâllerde ilke uygulama alanı bulamayacaktır.…
