Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sayfa 361SONUÇ
İş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, genel uyuşmazlıklar içinde…
(1) Özel mahkemelerdeki uyuşmazlıklarda tarafların farklı statülerde olması, ayrıca bir kanuni düzenleme olmadığı sürece,…
(2) Mevcut kanuni düzenlemeler çerçevesinde (medeni yargıdaki mahkemelerden ayrı olarak) iş mahkemelerinde özel bir yargılama usulünün olmadığı, İş Mahkemeleri Kanunu’nun incelenmesiyle tespit edilebilir. İş mahkemeleri basit yargılama usulüne tabidir (İMK m. 7/I, ayrıca bk. HMK m. 316/I, d) ve İş Mahkemeleri Kanunu’nda hüküm bulunmayan hâllerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır (İMK m. 9). İş Mahkemeleri Kanunu’nda, yargılama usulü ile ilgili özel nitelikte olan görev, yetki, arabuluculuk ve kanun yoluna ilişkin bazı sınırlı ve tekrar mahiyetinde…
(3) İş mahkemelerinde görülen dava ve işlere özgü bir yargılama usulü oluşturulması…
(4) İş Mahkemeleri Kanunu’nun genel gerekçesine bakıldığında, mahkemelerin…
(5) Kanun koyucu, İş Mahkemeleri Kanunu’yla “işçinin (zayıfın) korunması amacı”…
(6) Özel görevli mahkemenin kuruluşu, Anayasa’da korunması gereken menfaat gruplarıyla doğrudan ilgili değildir. Tüketiciler, işçiler gibi özel olarak korunması gereken gruplar olmasına rağmen bu grupların ihtilaflarının, onlar lehine çözümlenmesi için özel görevli
(7) Bazı yabancı hukuklar incelendiğinde, pek çok ülkenin, iş mahkemelerinin…
(8) İş Mahkemeleri Kanunu’nun ikinci maddesinin ikinci fıkrası, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna daha geniş bir iş dağılımı yetkisi tanımaktadır. Kurul, örneğin belirli iş mahkemesi dairelerini yalnızca işe iade davalarına veya 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşme Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevlendirebilir. Anayasa’nın 142. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir”…
(9) Sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara bakan iş mahkemesi ile diğer iş mahkemeleri arasında görev ilişkisi bulunmaz; bu mahkemeler arasındaki ilişki iş dağılımı ilişkisidir. İş Mahkemeleri Kanunu’nun ikinci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. Ancak davaların ihtisaslaşmış mahkemelerde görülmesi hedeflenirken, tevzi memurunun hatası nedeniyle uyuşmazlığın o ihtisas mahkemesi dışında görülmesi, ihtisaslaşma amacı ve hukuki dinlenilme hakkı ile bağdaşmamaktadır. Çünkü bu durumda uyuşmazlık, ihtisaslaşmamış ve hatta bu tür uyuşmazlıklara hiç bakmayan bir mahkemede karara bağlanacaktır. Uygulamada, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan dava ve işlere bakmakla görevli olmayan iş mahkemesi, “gönderme” kararı vererek dosyanın yeniden tevzi edilmesini sağlamaktadır. Yargıtayın da bu uygulamayı benimsediği anlaşılmaktadır. Kanaatimizce, İş Mahkemeleri Kanunu’nun ikinci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi olan “Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.”,…
(10) İş mahkemelerinde görülen davalarda taraflarca getirilme ilkesi, kural…
(11) Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tahkikatın yürütülmesi konusunda taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu davalar üzerine inşa edilmiştir. Bir başka ifadeyle resen araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda vakıa toplama, delil ikamesi ve bunların sınırları, taraflara
(12) İş Mahkemeleri Kanunu’nda özel bir düzenleme olmadığı için Hukuk Muhakemeleri…
(13) Hukukumuzdaki iş yargılamasında da sözlülük ilkesinin öne çıkarılması,…
(14) Hukukumuzda, iş mahkemelerinde görülen davalarla ilgili yargılama usulüne yönelik özel düzenlemelerin bulunmadığı açıktır. Bu itibarla bütün yorumların da mevcut kurallar (olan hukuk) bakımından yapılması gerekmektedir. Aksi hâlde kanun koyucunun amacını aşan yorumlarla mevcut hukuk normlarının uygulanmaması tehlikesi oluşacaktır. Özellikle yakın bir tarihte İş Mahkemeleri Kanunu ile resen araştırma, ispat ve diğer hususlarda özel düzenlemeler getirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki kuralların iş yargılamasında da uygulanacağında tereddüt yoktur. Ancak iş yargılamasına yönelik olarak İsviçre hukukunda olduğu
(15) İş yargılaması bakımından, özellikle dava malzemesinin getirilmesi ve…
(16) İş yargılamasının basit olabilmesi için, dilekçeler aşaması ile dava…
(17) Olması gereken hukuk bakımından, sözlülük ilkesinin ön planda tutulduğu ve (bir sonraki başlıkta ele alınacağı üzere) mahkeme içi sulhun etkin biçimde kullanıldığı bir yargılama kurgusu benimsenmelidir. Bu çerçevede ayrı bir sulh duruşması yapılmalı; sulh sağlanamazsa yeni bir duruşma günü belirlenerek bu duruşmadan
II.Kanun Yollarına Başvuru
KAYNAKÇA