Derc: Toplama, bir araya getirmeSayfa 94…
Derkâr: Aşikar, belli…
Dest: El…
Diriğ: Esirgeme…
Duhân: Tütün…
Duhûl: Girmek…
Dûr: Uzak…
Duyûn: Deynler, borçlar…
Dûçar olmak: Uğramak, tutulmak, yakalanmak…
Düvel: Devletler…
Ealdorman: Yüksek rütbeli bir yönetici…
Ebnâ: Oğullar, evlatlar…
Ecânib: Ecnebîler, yabancılar…
Ecnâs: Cinsler…
Eczâ: Cüzler, parçalar…
Edyân: Dinler…
Ef’âl: Fiiller…
Efrâd: Ferdler…
Elfâz: Lafızlar…
Elhalet-i heze/hezihi: Bu halde…
Ekber: En büyük…
Ekyâl: Kîleler, ölçekler…
Elviye: Livâlar, sancaklar…
El-yevm: Bugün, günümüz…
Emniyetbahş:…
Emsile: Misaller…
Emvâl: Mallar…
Encümengâh: Toplantı yeri, meclis…
Esâmî: İsimler…
Esmân: Semenler…
Esliha: Silahlar…
Esvâb: Elbise, giyecek…
Eşhâs: Şahıslar…
Evâil: İlk zamanlar, başlangıç günleri…
Evâmir: Emirler…
Evkât: Vakitler…
Evzâ: Durumlar, haller…
Evzan: Tartılar, ölçüler…
Ezmine: Zamanlar…
Fakd-fakdân: Yokluk…
Ferman-ran: Ferman süren…
Ferman-fermâ: Sözü geçen, emreden…
Fevâid: Faydalar…
Flavta: Flüt…
Fünun: Fenler, ilim dalları…
Füruht etmek: Satmak…
Gâret: Yağma, talan…
(Bir) Gûne: Hiçbir şekilde…
Hakayık: Hakikatler…
Hâlât: Haller…
Hâlî: Boş, âzâde…
Haml: Yükleme, isnat etme…
Hamûle: Yük…
Harîsâne: Hırsla, harîs şekilde…
Hasâis: Hasîsalar, bir şeye mahsus nitelikler…
Havf: Korku…
Hayf: Yazık, eyvah…
Hayırhâhâne: Hayır isteyen şekilde…
Hazâin: Hazineler…
Hedm: Yıkma, tahrip etme…
Hengâm: Vakit, zaman…
Hey’et-i mecmua: bir şeyin bütünü…
Hetk: Yırtma, bozma…
Hıtta: Memleket, ülke, şehirSayfa 95…
Hudûs: Meydana gelme, ortaya çıkma…
Hükemâ: Hakimler, filozoflar…
Hıref: Meslekler…
Hırfet: Meslek…
(Ehl-i) Hibre: Bilirkişi…
Hikemî: Hikmetle ilgili…
Hissemend: Hisse sahibi…
Hitâm: Son, netice…
İâne: Yardım…
İbkâ: Olduğu gibi bırakmak, daimi kılmak…
İbtidâî: Başlangıca ait, ilkel…
İcârât: icâreler, kira ilişkileri…
İctinâb: Kaçınma, çekinme…
İ’dâd: Saymak, addetmek, hazırlamak…
İfnâ: Yok etme, tüketme…
İfrağ: Şekil vermek…
İğtinam: Ganimet almak…
İhlâk: Helak etme, yok etme…
İhtilâlât: İhtilaller…
İhtirâm: Saygı…
İkraz: Borç verme…
İlcâ: Zorlama, mecbur etme…
İlhâhât: Israrlar, baskılar…
İmhâl: Mühlet verme…
İnbâ: Haber verme, bildirme…
İn’ikad: Akdetme, akdedilme…
İnkısâm: Bölünme, parçalanma…
İnkırâz: Son bulma, yok olma…
İnkıyad: Boyun eğme, itaat etme…