Karar No.: 2018/9446 …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
TTK 1427(2) hükmü uyarınca sigorta tazminatı alacağının muaccel hale gelmesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi …
Esas No.: 2018/3335 …
Karar tarihi: 23.10.2018 …
Talep eden (davacı) vekili, müvekkilinin kiracısı olduğu, davalının kiralayanın sigortacısı…
Karşı taraf (davalı) vekili talebin reddini savunmuştur.…
Hakem heyetince 20.04.2016 tarih ve 2016/11274 sayılı kararı ile toplanan deliller…
1-Dosya içerisindeki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere…
2-Başvuru, işyeri sigortasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.…
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 280. maddesi hükmüne göre “Bilirkişi,…
Somut olayda karşı tarafa (davalı) 20.04.2016 tarihli kusur ek bilirkişi raporu tebliğ…
3- Kabule göre de;…
a) 6100 Sayılı HMK 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi…
Hakem heyetince, davacının kiracısı olup davalının sigortaladığı işyerinde yangın…
b)TTK 1427/2. maddesinde “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini…
Somut olayda Hakem heyetince talep eden (davacı) kiracının karşı taraf (davalı) sigorta…
4- Bozma neden ve şekline göre karşı taraf (davalı) vekilinin sair temyiz itirazlarının…
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı taraf (davalı) vekilinin…
YORUM…
Uyuşmazlık Sigortacılık Kanunu uyarınca oluşturulmuş hakem heyeti tarafından karara bağlanmış ve daha sonra Yargıtay önüne gelmiştir. …
Davacı yangın sebebiyle uğradığı zararı davalı sigortacıdan talep etmiş, sigortacılıkta tahkim prosedürü sonucunda dava haklı görülmüştür. Yargıtay, hakemlerce verilen kararı şu gerekçelerle bozmuştur: …
Davalıya kusura ilişkin ek bilirkişi raporu tebliğ edilmeyerek savunma hakkı kısıtlanmıştır. …
Hakem heyetince, meydana gelen gerçek zararın tespiti hususunda hiçbir inceleme yapılmadan, alanında uzman bilirkişilerden hiç rapor aldırılmadan, davacının yaptırdığı tespite göre talep kabul edilmiştir. …
Oysa uzman bilirkişilerden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirdi. …
Hakem heyetince davacının tazminat talep yazısının sigorta şirketine ulaştığı tarih olan 13.8.2015 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Oysa hasar dosyasının tamamı getirtilerek TTK 1427(2) hükmüne göre temerrüt tarihinin belirlenmesi ve ona göre faize karar verilmesi gerekirdi. …
Yargıtay kararı hakkındaki yorumumuz şöyledir: …
- Sigortacılık Kanunu ile oluşturulan “sigortacılıkta tahkim” kurumu, kanımızca hiç zaman yitirilmeden yeniden yapılandırılmalıdır. Mevcut şekliyle arzu edilen yararı sağlamaktan çok uzaktır.…
o Bu kurumun başarı sağlaması ancak hızlı, uzmanlığa dayalı ve ucuz şekilde işlemesiyle mümkündür.…
o Hızlı işleme, karmaşık ve yüksek tutarlı uyuşmazlıklar için düşünülebilecek ve yürütülebilecek bir çözüm değildir.…
o Uyuşmazlık tutarı hakkında hiçbir sınır öngörülmemesi büyük bir hatadır. Bu sebeple en önemli uyuşmazlıklar dahi tahkime taşınabilmektedir.…
o Mahkemelere alternatif oluşturacak bir uyuşmazlık çözümleme yönteminin yargılamaya değil, uzlaştırmaya dönük olması gerekir. Diğer bir anlatışla, uyuşmazlığın hakemin vereceği bir yargı kararı ile sonuçlandırılması yerine, tarafların anlaşması (veya istemden vaz geçilmesi yahut istemin kabul edilmesi) ile sona erdirilmesi hedeflenmelidir. Oysa tahkim sistemi bu ilke doğrultusunda şekillenmemiştir.…
o Yargıtay kararına konu olan olayda da tahkim sisteminin önemli sayılabilecek tutar içeren uyuşmazlıklarda ne kadar yetersiz kaldığını hemen görmekteyiz. (Bilirkişi raporu hakkında tarafların itirazları dahi alınmamıştır). …
- Sigortacının ödemekle yükümlü olacağı temerrüt faizi, tazminat alacağının muaccel olduğu tarihten başlayarak işler. Çünkü TTK 1427(4) uyarınca borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek olmaksızın temerrüde…
- TTK 1427(2) bakımından dikkate alınması gereken bir husus da şudur: …
o TTK 1427(2) sigorta tazminatının “her hâlde 1446ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olacağını” ve “sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise sürenin işlemeyeceğini” hükme bağlamaktadır.…
o TTK 1427(2)’deki “her halde” ifadesi, sigorta tazminatı alacağının TTK 1446 uyarınca yapılacak rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimden 45 gün sonra mutlaka muaccel olacağının kabulüne yol açmamalıdır. …
o Tam tersine, kanun “sigortacıya yüklenemeyen sebepler (her nedense madde metninde “kusur” denmiştir) söz konusuysa, sürenin işlemeyeceğini” öngörerek 45 günlük süreye “mutlak” bir anlam verilmeyeceğini ortaya koymuştur. …
