İdarenin işlemlerine karşı yargısal denetimin hangi mahkemeler tarafından yerine…
Bunlardan adli idare sisteminde (common law) idari faaliyetler bireylerin faaliyetlerine uygulanan genel ve ortak hukuk kurallarına tabi olmakta, ayrıca idarenin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, genel mahkemeler nezdinde çözüme kavuşturulmaktadır. ABD, Kanada ve İngiltere gibi Anglo-Sakson ülkelerde uygulanan bu sistemde genel hukuk kurallarından ayrı ve bağımsız bir idare hukuku ve genel mahkemelerden ayrı bir idari yargı düzeni bulunmamaktadır.(4)…
İdari Rejim olarak adlandırılan sistemlerde ise, idare ve faaliyetlerine bireyler…
İdari rejim sisteminden söz edebilmek için üç temel unsurun varlığı gerekir. Yürütmenin…
Anayasa Mahkemesi adli yargı-idari yargı ayrımına değindiği bir kararında(9)…
“…idari yargının, yani adli yargıdan ayrı ve bağımsız bir idari yargı sisteminin Anayasaca ve İdare Hukukunca kabul edilmiş olmasının nedeni, kamu hizmetlerinin görülmesi sırasında doğan uyuşmazlıkların yapılarındaki özellikler, bunlara uygulanacak kuralların hukuki ve teknik bir nitelik taşıması, özel hukuk ile idare hukuku arasında büyük bir bünye, esas ve prensip farkının var olması, idari işlemlerin idare hukuku alanında uzmanlaşmış ve kamu hukuku alanında bilgi ve tecrübe edinmiş hakimlerce denetlenmesinin zorunlu sayılmış olmasıdır…”.…
Yüksek Mahkemenin bu kararda ifade ettiği üzere idare faaliyetlerinin ifası esnasında,…
Bu itibarla kanun koyucunun adli yargı ve idari yargı alanlarına ilişkin görevli…
“tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adlî ve idarî yargı ayrımına gidilmiş ve idarî uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idarî yargı, özel hukuk alanına giren konularda adlî yargı görevli olacaktır. Bu durumda idarî yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adlî yargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun mutlak bir takdir hakkının bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idarî yargının denetimine bağlı olması gereken idarî bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde yasa koyucu tarafından adlî yargıya bırakılabilir.”(10)…
Bu kapsamda idari bir uyuşmazlığın kamu yararı ve haklı bir neden bulunmaksızın sırf…
“Anayasa’da idari ve adli yargının ayrılığının kabul edildiği, bu ayrım uyarınca idarenin kamu gücünü kullandığı ve kamu hukuku alanına giren işlem ve eylemlerinin idari yargı, özel hukuk alanına giren işlemlerinin de adli yargı denetimine tabi olacağı, buna bağlı olarak idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun geniş takdir hakkı bulunmadığı, ceza hukukundaki gelişmelere koşut olarak, kimi yasal düzenlemelerde basit nitelikte görülen suçlar hakkında idari yaptırımlara yer verildiği, daha ağır suç oluşturan eylemler için verilen idari para cezalarına karşı yapılacak başvurularda konunun idare hukukundan çok ceza hukukunu ilgilendirmesi nedeniyle adli yargının görevli olabileceği, ancak, idare hukuku esaslarına göre tesis edilen bir idari işlemin, sadece para cezası yaptırımı içermesine bakılarak denetiminin idari yargı alanından çıkarılarak adli yargıya bırakılamayacağı” gerekçelerine dayanılmış ve iptal kararı verilmiştir.…
Ülkemizde 30.05.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesi…
“a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,…
b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”…
Böylelikle kanun koyucu tarafından idari yaptırım kararlarına karşı kendi kanunlarında…
