[2] numaralı bendi ile başkasına ait esere kendi eseri olarak ad koyma,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
VII. İNTİHAL SUÇLARI
5728 sayılı Yasa ile FSEK 71. Maddesinde yapılan düzenleme ile maddenin;…
[3] numaralı bendi ile bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunma,…
[5] numaralı bendi ile bir eserden yetersiz veya aldatıcı mahiyette kaynak gösterme eylemleri…
Görüleceği üzere bu eylemler aynı zamanda “intihal” olarak tabir edilen ve insanlık kültür tarihinde her zaman var olan bir eylemin suç olarak düzenlenmesidir. Nitekim 5728 sayılı Yasanın değişiklik gerekçesinde(569)…
FSEK m.71 hükmünde üç ayrı bent olarak düzenlenen bu intihal eylemlerinin her biri farklı bir cezai yaptırıma bağlanmıştır. Bunun…
İntihal kavramı FSEK’te tanımlanmamıştır. İntihal, “bir kimsenin, başkasına ait eser sahipliği sıfatını sahiplenmek suretiyle, eser sahibinin haklarını ihlal etmesi” olarak…
İntihalden söz edebilmek için, ortada öncelikle, eser sahibinin bu sıfatı dolayısıyla…
İntihal yapan, eseri kendisininmiş göstererek sahiplenmektedir(573).…
İntihal tanımına ışık tutması bakımından aşağıdaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının…
“…İntihal kavramı FSEK’de açıkça tanımlanmamış olmakla birlikte sözlük anlamı itibariyle aşırma, başkasına ait eseri kendininmiş gibi gösterme, kaynak göstermeksizin başkasının eserinden parça alma anlamında olup, hukuk düzenince de bu anlam yüklenmiş ve yasaklanmıştır (Y., Ejder: Hukuk Sözlüğü, Ankara, 1976, s. 72 ).…
İntihal tam veya kısmi nitelikte olabilir. Açıktır ki, ister tam, ister kısmi nitelikte olsun, intihalin ( aşırmanın, çalıntının ) varlığı hâlinde, buna maruz kalan hak sahibi, hukukun kendisine tanıdığı yasal yollara başvurma hakkına sahiptir. Zira intihal, hak sahibinin mali ve manevi haklarının ihlali anlamı taşımaktadır.…
İntihalden bahsedebilmek için her şeyden önce kıyaslamaya konu fikri ürünlerin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ( FSEK ) anlamında eser olması gerekmektedir. FSEK’ye göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir. Başka bir deyişle, bir fikri ürünün eser olarak kabul edilebilmesi için sahibinin hususiyetini taşıması ve Kanun’da sınırlı sayıda belirtilmiş olan eser türlerinden birine dâhil edilebilmesi koşulları bulunmalıdır.…
Buna göre, öncelikle ve bir ön koşul olarak, davacı çalışmasının, sahibinin hususiyetini taşıyan, FSEK’de belirlenen eser kategorilerinden en az biri kapsamında bulunan bir eser niteliği taşıyıp taşımadığı saptanmalıdır. Eğer davacı çalışması FSEK anlamında eser niteliğinde ise intihal incelemesine başlanması gerekir.…
İntihal, özü itibariyle haksız fiilin fikir ve sanat eserleri hukukuna yansıyan bir görünümüdür. O hâlde iki eser arasında intihal incelemesi yapılırken; sonraki eser sahibinin eyleminin, ilk eser sahibinin mali ve manevi haklarından en az birisini ihlal edip etmediği; sonraki eserin ilk eserden hareketle oluşturulup oluşturulmadığı; eserler arasında benzerlik varsa ilk eser sahibinin hususiyetinin sonraki esere aynen geçirilip geçirilmediği; ve son olarak da tespit edilen benzerliğin FSEK’in 35. maddesinde belirlenen iktibas serbestisi veya esinlenme kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının bir bütün olarak araştırılması gerekmektedir ( Yavuz, Levent/Alıca, Türkay/Merdivan, Fethi: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu C. I, Ankara, 2013, s. 1282 ). Bu itibarla sonraki eser sahibinin eylemi ilk eser sahibinin eser sahipliğinden kaynaklanan çoğaltma, yayma, işleme, kamuya iletim, temsil gibi mali; veya kamuya arz, adın belirtilmesi, eserin bütünlüğünün korunması gibi manevi haklarından en az biri kapsamında, ilk eser sahibinin yasaklayabileceği bir davranışa karşılık geliyorsa ve sonraki eser ilk eserden hareketle oluşturulmuşsa bir başka deyişle sonraki eser ile önceki eser arasında illiyet bağı ( neden sonuç ilişkisi ) varsa, benzerliğin ya da alıntının ilk eserin hususiyet taşıyan ve korunabilir kısmıyla ilgili olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.…
Benzerliğin eserin hususiyet taşıyan bölümüne ilişkin olup olmadığı değerlendirmesi, her şeyden önce, ilk eserin nicelik ve nitelik olarak iyi tahlil edilmesi, esere tanınması gereken korumanın derinliğinin belirlenmesi ve korunabilir parçaların varsa korunamayan bölümlerden ayrılmasını gerektirir. Bu değerlendirme, eserin türüne, birden fazla eser türünün birlikte var olup olmadığına ve korumaya uygun bölümünün belirlenmesine, sahibinin hususiyetinin yansıdığı bölüm ve yoğunluğuna, dahası benzerliğin anonim ve korunamayacak kısımlar ile sınırlı olup olmadığının belirlenmesine bağlı olarak yapılmalıdır ( Yavuz/ Alıca /Merdivan, s. 1284 ).…
