OLAY
(A), yakın arkadaşı (B)’nin uzun zamandır boş duran parseli üzerinde bir lokanta…
Bu davanın yargılamasında, mahkeme kira ilişkisinin bir hukukî işlem olduğunu, bu…
Mahkeme, ceza davasındaki senedin sahte olmadığına ilişkin kararı da dikkate alarak,…
SORULAR/CEVAPLAR
1. Mahkemenin kira ilişkisinin senetle ispatının gerektiği kabulünü, kira sözleşmesinin bir şekil şartına tabi olmadığını da dikkate alarak değerlendiriniz.
Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği, gibi zımni olarak da vücuda getirilebilir. Yeter ki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar. Ancak kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil, bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muamele)dir. Bu nedenle HMK. 200. maddesi uyarınca 2500 lirayı aşan (hukuki işlemler) sözleşmeler hakkında tanık dinlenilmesi mümkün değildir; bu şartlarda kira sözleşmesinin varlığı ancak senetle ispat edilebilir; yemin teklif etme hakkı saklıdır. Bununla birlikte HMK m. 203’te yer alan senetle ispat kuralının istisnalarının bulunması halinde, kira sözleşmesinin varlığı tanıkla da ispat edilebilir.
2. Ceza mahkemesince kira sözleşmesinin sahte olmadığına karar verilmesinin görülmekte olan ecrimisil davasına bir etkisi olur mu? Açıklayınız.
Ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ışığında senedin sahte olduğu tespit edilmiş ve bu doğrultuda mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise ceza mahkemesinin bu sahtecilik kararı hukuk mahkemesi bakımından kesin hüküm niteliğinde olup bağlayıcı etki doğuracaktır. Mahkeme bu kesin hükmün varlığını dava şartı olarak değerlendirerek davanın doğrudan usulden reddine karar verecektir. Ceza mahkemesinde davaya konu senedin sahte olmadığına ilişkin verilen kararlarda kesinleştikten sonra (kesin hüküm hakini aldıktan sonra) hukuk mahkemesinde kesin hüküm teşkil eder ve hukuk mahkemesini bağlayıcı niteliktedir. Olayımızda ceza mahkemesinin senedin sahte olmadığına ilişkin kararı istinaf edilmiştir. Bu açıdan bu karar kesinleşmemiştir. Dolayısıyla bu senedin sahte olmadığına dair ceza mahkemesi kararı (bu haliyle) ilk derece mahkemesini bağlayıcı değildir. Bu durumda mahkeme, kendisi sahtelik incelemesi yaparak sonuca göre kararını vermelidir. Sonuç olarak olayımızdaki ceza mahkemesi kararının ecrimisil davasına bir etkisi olmamalıdır.
3. (D)’nın istinaf yargılaması aşamasında asli müdahale davası açması mümkün müdür? Neden?
HMK m. 357/I’e göre, istinaf davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bu durumun nedeni HMK ile dar istinaf sisteminin kabul edilmiş olmasıdır. Buna göre istinaf yargılamasında ilk derece mahkemesinde ileri sürülen delil ve vakıalar esas alınarak inceleme yapılır. Dolayısıyla asli müdahale talebinde bulunulamaz.
4. Ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesince dikkate alınması (B) tarafından istinaf edilmemesine rağmen, bölge adliye mahkemesi yalnızca bu duruma dayanarak ilk derece mahkemesi kararını kaldırabilir miydi? Neden?
HMK m. 355’e göre istinafta inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi, kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. Olayımızda ilk derece mahkemesi kararına esas almaması gereken ceza mahkemesi kararına dayanarak hüküm kurmuştur. Bu durum kamu düzenini ilgilendirmektedir. Dolayısıyla BAM istinaf dilekçesinde belirtilmemiş olsa bile, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu durumu res’en dikkate alıp, kararını ona göre verecektir.
5. (B)’nin ecrimisil talebinin yanı sıra ilk derece mahkemesi nezdinde ileri sürmediği yargılamalar sebebiyle uğradığı zararların tazminini istinaf aşamasında ileri sürmesi söz konusu olabilir mi? Neden?
HMK m. 357’ye göre istinaf yargılamasında ıslah talebinde bulunulamaz. Yine istinaf yargılamasında ilk derece mahkemesinde ileri sürülen vakıa ve delillere göre inceleme yapılarak karar verilir. İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Dolayısıyla B ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği tazminat taleplerini istinaf yargılamasında ileri süremez.
6. Bölge adliye mahkemesince verilen senedin sahteliğine ve el atmanın önlenmesine ilişkin kararın temyizi mümkün müdür? Ecrimisil talebinin 41.350 TL’yi (temyiz sınırı) aştığı varsayımında bu talebin senedin sahteliği ve el atmanın önlenmesi talebi ile birlikte temyizi halinde işleyecek süreci anlatınız.