3. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu
1956 tarihli mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 119. maddesi şu şekildedi…
“Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir. …
Bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. …
Bu hükümlere aykırı olan şartlar muteber değildir…
Hüküm, 6102 sayılı Kanun’un 105. maddesine nazaran geniş kapsamlıdır. Şöyle ki mevcut…
“6762 sayılı Kanunun 119. maddesi, 105. maddede bir değişiklik dışında Tasarıda korunmuştur. Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Bu hükümlere aykırı olan şartlar muteber değildir” hükmü “yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir” şekline dönüştürülüp ikinci fıkraya eklenmiştir. Çünkü, maddenin ilk iki fıkrasındaki hükümlere aykırı şartları hükümsüz saymak yerli tacirlerin acenteleri yönünden hiçbir anlam taşımamaktadır. Yerli tacirlerin yerleşme ve iş yerleri Türkiye’de bulunduğu için yetkili bir veya birkaç mahkeme bulmak ve onları mahkemeye getirmek güç değildir. Maddenin öngörülme amacı yabancı tacirlere Türkiye’de dava açılması olanağını yaratmaktadır…
Ayrıca 6762 sayılı Kanun’un 119/3. maddesindeki “Bu hükümlere aykırı olan şartlar muteber değildir”…
Görüldüğü üzere, 6762 sayılı Kanun’un lafzı çalışma konusu soruya cevap bulmaya tek…