“Davacı, Türk Ticaret Kanununun 119. maddesine dayanarak asile değil, onun Türkiye’deki acentesi aleyhine bu davayı açmış olup, acentenin muamele merkezi İstanbul olduğuna göre bu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kabulü iktiza eder. Esasen anılan maddenin konuluş amacı da budur, yani Türkiye’deki hak sahibinin Türkiye’de dava açmasına imkân sağlamaktan ibarettir. Madde hükmü bu tür davaların yetki itirazları nedeniyle yabancı mahkemelerde görülmesini önlemek, başka bir deyişle davalı tarafın şartname, mukavele ve usul hükümlerine dayanarak ve sair nedenleri ileri sürerek davanın Türkiye’de görülmesine engel olmasını bertaraf etmek amacı taşımaktadır. Bir bakıma Türk Ticaret Kanununun 119. maddesi bir himaye hükmüdür. Türkiye’deki davacıya Türk mahkemelerinde dava açma kolaylığı sağlamaktadır”(46)…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Ocak 2021
Sempozyumu tarihi: 13.12.2019
Sayfa: 300 - 303
Sami Aksoy
Editör:Ufuk Tekin, Yasin Barış Özelci
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
6. Yargıtay Kararları
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu dönemine dair yapılan araştırmalarda Türk Ticaret…
Bu karardan evvel 1976 yılında verilen direnme kararını bozma yönündeki Hukuk Genel…
“Acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acentenin müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da açılabileceği, bu hükümlere aykırı esasların muteber olmayacağı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinin emridir. Davacı sigortacı, rücu hakkını Ticaret Kanununun 1361. maddesinden aldığına ve acente aleyhine yukarıda yazılı olduğu gibi dava açılabileceğine ve acentenin ikametgahı da İzmir’de bulunması göre konişmentodaki hükmün açıklanan maddeler karşısında tatbik yeri olmadığı”…
Bu kararla ilgili olarak doktrinde o dönemdeki mevzuat dahilinde yabancı mahkemeyi…
1964 yılında verilen emsal bir kararda ise şu ifadeler bulunmaktadır: …
“Davalı acenta, konişmentonun üçüncü maddesindeki kayda istinaden nizaın Belgrat Mahkemesinde çözülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme bu itirazı kabul ile yetki bakımından davanın reddine karar vermiştir. Türk Ticaret Kanununun 119. maddesine göre, acentanın aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerden çıkan ihtilaflardan dolayı müvekkiline izafetle kendisine karşı dava açılabileceği tasrih edilmekte ve son fıkrasında bu hükümlere aykırı olan şartların muteber bulunmadığı hususu da açıkça ilave olunmaktadır. Bundan başka TK için Hükümetçe hazırlanan esbabı mucibe layihasının acentalık faslına ait 21. maddenin (B) bendinde yukarıda temas edilen ibareler tekrarlandıktan sonra, tecrübeler göstermiştir ki basılmış olan genel şartnamelere dayanarak ecnebi müesseseler namına muamele yapan (umumi vekiller) bazen ecnebi bir mahkemenin salahiyetli olduğunu ileri sürdükleri, bu suiistimali önlemek maksadıyla 119. maddenin sevk edildiğini, şüphe ve tereddüde yer vermeyecek surette açıklamaktadır. O halde TK’nun 119. maddesine aykırı şekilde tanzim edilen konişmentonun üçüncü maddesindeki salahiyete ilişkin şart hukuken geçerli değildir. Bu…
Hal böyle iken son yıllarda 6762 sayılı Kanun’un 119/3. ve 6102 sayılı Kanun’un 105/2/son…