Sayfa 252. Yargıtay 11. HD’nin E. 2021/7956, K. 2022/622, 25.01.2022 Tarihli Kararı
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen bir kararın HMK 363 uyarınca kanun…
Adalet Bakanlığı tarafından 20.10.2021 tarihli başvuru yazısında “Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davacının ticari defterleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle iddiaya konu ödemenin yapıldığının ispatı gerekmekte olup, ispat külfeti davacıya aittir. Davalı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterlerindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Mahkemece ispat bakımından davalıya ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmeden davacının bizzat tuttuğu defter kayıtlarından yola çıkılarak davacının iddiasını ispat ettiğine yönelik mahkeme kabulü doğru olmamıştır. Bu nedenle dava konusu ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususunun belirtilen açıklamaya göre tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya uygun değildir.” gerekçesi…
11. HD’nin söz konusu kararının incelenmesinden anlaşılmaktadır ki ilk derece mahkemesi,…
“O nedenle bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi zorunluluk arz etmektedir. Çünkü bir tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. O nedenle karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi ticari defterlerindeki kayıtların kesin delil olması mümkün değildir.…
Hal böyle olunca, davalının ticari defterlerinin de incelenmesi gerekmektedir. O nedenle HMK 220. uyarınca davalıya ticari defterlerini sunması için ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde davacının ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edileceğinin açıkça belirtilerek sonuçları ayrıntılı olarak belirtilmek suretiyle ihtaratlı kesin süre verilmesi, davalının defterlerini ibraz etmesi veya yerini bildirmesi durumunda bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp sonucuna göre, ibraz etmemesi halinde dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan incelemeye istinaden düzenlenen rapora göre davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle ve dolayısıyla eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp kanun yararına bozmayı gerektirmiştir.”…
Görüldüğü üzere Yargıtay, davacı, davalının defterine dayanmasa dâhi, davalının defterinin…
Yukarıda ifade edilen tüm gerekçeler nazara alındığında, Yargıtay’ın “taraflarca…