Türkiye'de bir tarafta İcra İflas Kanunu hükümleri var, öbür tarafta icra iflas hukukunu…
-
Go to
: -
Favorites
-
ᴀ⇣ Reduce font

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Release date: September 2009
Symposium Date: 12.06.2009
Pages:: 107 - 114
İsmail Kayar
You only have rights to document if you have Profesyonel + package.
Tartışmalar
Prof. Dr. Yaşar KARAYALÇIN (Başkan)…
Hâkim meslekdaşlarımız muhasebe formasyonları olmadığı halde bütün bu problemleri…
Prof. Dr. İsmail KAYAR…
Konunun hem Ticaret Kanunu’nun 324. maddesinde hem de İcra ve İflas Kanunu’nda paralel…
Prof. Dr. Yaşar KARAYALÇIN (Başkan)…
Aramızda bankadan gelen hukukçu arkadaşlarımız var. Bankaların da problemlerine aşina…
Av. Selim SARIİBRAHİMOĞLU…
Hocamızın tebliğinden çok yararlandık. Özellikle iflasın ertelenmesi kararları çerçevesinde…
görüyoruz. Hocamızın anlatımlarından da bu anlaşılıyor. Yalnız burada esas sorun,…
Mustafa ACIR…
Şimdi sayın Hocam müesseseyi anlattı, çok güzel olduğunu da ifade ettiler. Ancak…
Prof. Dr. İsmail KAYAR…
Reddedildi diye biliyorum ben. Sayfa 109…
Mustafa ACIR…
Ben reddedildiğine dair bir bilgi almadım. Gerekçemiz şu idi; birincisi eşitlik ilkesine…
Prof. Dr. Yaşar KARAYALÇIN (Başkan)…
Karar verildi mi efendim? Verilmedi dediniz, değil mi?…
Mustafa ACIR…
Ben verilmediğini biliyorum. Bu nedenle bir Tasarı hazırlanıyorsa, bu şirket mallarının…
Prof. Dr. İsmail KAYAR…
Sondan başlayarak cevap vermek istiyorum. Mustafa Acır Beyin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nin konuyu reddettiğini duydum ama kararı görmedim. Tersine bir başvuru da yapıldı Anayasa Mahkemesi'ne. O da ipotekli alacaklıların takibe devam etmesinin ve faizlerin teminatlandırılmasının alacaklılar arasında eşitsizlik yarattığı, bunun da Anayasa'ya aykırı olduğu şeklinde bir başvuruydu. O başvuru da reddedilmiştir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi iflasın ertelenmesi müessesesini toptan Anayasa'ya aykırı bulan görüşü de bazı alacaklar için istisna getirmenin Anayasa'ya aykırı olduğu yönündeki görüşü de reddetmiştir. Bu haliyle Anayasa Mahkemesi'nin, müessesenin mevcut haliyle kalması yönünde bir temayülü olduğu söylenebilir. Hakim Beyin endişeleri doğrudur fakat sistemin içinde bunların çözümü ve cevabı vardır. İflasın ertelenmesi davaları, hakimler için sevimsiz davalardır. Çünkü, diğer davalarda hakim kararını verince işten el çeker, bu davalarda ise kararı verince bitmiyor. Gelecek sene yine önüne geliyor, uzatma talep ediliyor. Arada birçok tedbir ve ek karar talepleri olabiliyor. Kayyım eğer işe hakim değilse, her şeyi hakime soruyor. Bunun çözümü şöyle olmalıdır. Kanun'a göre, erteleme kararı verilirken, yönetime işten el çektirilip atanan kayyıma şirketin yönetim yetkisi tamamen verilebileceği gibi, yönetim işin başında bırakılarak, yapacağı işlemlerin geçerliliğinin onayı da kayyıma bırakılabilir. Ben birincisine yönetici kayyım, İkincisine denetçi kayyım diyorum. Bu ikisi iki farklı yönlerdeki uç noktalardır. Mahkeme bu ikisi arasında bir karar da verebilir. Eğer mahkeme kararında kayyımın yetkileri ve yetkilerinin sınırı detaylı olarak gösterilirse mahkemeye fazla iş kalmaz. Bazı kayyımların yetersiz kaldığı konusunda haklısınız. Çünkü, Türkiye’de profesyonel olarak kayyımlık yapacak kişi veya kuruluşlar yok. Mesela, Amerika'da bu işler için kurulan ve profesyonel olarak şirket kurtarma operasyonları yapan şirketler yürütüyor bunları. Doğal olarak mahkemeler Türkiye'deki bu durum sebebiyle genellikle yönetici kayyım atamıyorlar. Uygulamayı ben iyi kötü biliyorum. Genellikle denetleme, rapor verme veya onaylama görevi veriliyor kayyıma. Bu durum da gayet normaldir. Ben bir ailenin 30 sene işletip sonunda şu veya bu sebeple batırdığı şirketi yönetici kayyım olarak girip niye kurtarmaya uğraşayım? Bu kolay iş değildir. Özellikle sembolik maaşla öyle bir şirketin yönetici kayyımlığı kabul edilebilecek bir görev değildir. Çünkü, bu şirketin batma riski oldukça fazladır. Sonunda mahkeme veya kayyım batırdı olacak. Kayyımın ağır sorumluluğu var. Yönetim kurulunun yetkileriyle donatıldığına göre, tıpkı anonim şirkette yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu gibi sorumlu olmalı, diyoruz. Öyle olunca da kayyım bu işin içine niye girsin? Buna karşılık, şirketin yönetimi görev başında bırakılırsa onların adı patron, batırırsa zaten iflas sürecinde olan kendi şirketini batırıyor, kurtarırsa kendi şirketini kurtarıyor. İflasın ertelenmesi sürecinde alacaklıların korunmadığı konusunda ben tam o görüşte değilim. Çünkü müessesenin içinde alacaklıların korunması zaten var. Mesela İİK m. 179a maddesi
Yrd. Doç. Dr. Vural SEVEN…
Sözlerime başlamadan önce başta hocalarım olmak üzere salonda bulunanları saygılarımla…
Ben iflas ertelemesi kararının yan etkilerinden bahsetmek istiyorum. İsmail Hocam…
ertelenmesi süresi içersinde borçlu keşideci hakkında karşılıksız çek keşide etme…