Bu hükümle, kanun koyucu, ödünç sözleşmesinin kurulması ve taahhüt işlemi aşamasından…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Mayıs 2018
Sempozyumu tarihi: 22.12.2017
Sayfa: 201 - 205
Ahmet Battal
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
B- Kredi kullandırmaya başlamadan önce dönme
1. TBK. 390/1’de yer alan “Ödünç alan, ödünç sözleşmesinin kurulmasından sonra…
Ödünç alacak olanın ödeme güçsüzlüğüne düşmesi, alacağı ödüncü iade edemeyecek olması…
“Borcu borçla kapatmak” ya da “borç sarmalına girmek” olarak da tarif edilen bu durum…
Uygulamada bankaların proje kredisi almak isteyen müteşebbislerden mazisi olmayan…
Yine bu sebeple mazisiz ve temiz şirket üzerinden yürütülen proje kredilerinde sözleşmede…
2. Banka tahsis ettiği proje kredisini kullandırmaya başlamadan önce dönme…
Banka, sözleşmede yer alan ve herhangi bir sebep göstermeksizin cayma hakkının bulunduğunu…
Banka, proje ve bilhassa teminatlar ile ilgili olarak yeni ve caymayı gerektiren…
Yine bu halde, muhtemel talepler açısından önemli olan, haklı sebebin gerçekten bulunup…
Haklı sebep varsa banka sözleşmede öngörülmüş olan cayma cezasını ya da cayma tazminatını…
3. Yine uygulamada bankalar proje kredisi sözleşmesinin müzakeresi aşamasındaki hazırlık maliyetlerini de ayrı bir alacak kalemi olarak kredi dışına çıkarmakta ve bu masrafı önden talep ve tahsil etmektedirler. Ancak bankaca henüz tahsil edilmemiş olan hazırlık masraflarının bulunduğu da iddia edilebilir. Dönme kararının haklı sebebe dayandığı hallerde banka ispat etmek kaydıyla bu masrafları da talep edebilecektir. …
4. Cayma halinde kredi alıcısı teminatları çözdürerek ilişkiyi bitirmek isteyecektir.…
Bu ihtilafın çözümünde mahkemenin bütüncül bakışla olayın tümünü görerek inisiyatif…
5. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararına konu bir olayda davalı banka davacıya…
Mahallî mahkeme mali durumun bozulmasının davalının eyleminden kaynaklanmadığını,…
Karar metni şu şekildedir(28): “Davacılar vekili, müvekkili şirketin projesini yürüttüğü site inşaatı işi için davalının kredi finansmanı olduğunu, bu amaçla müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine diğer müvekkillerinin de müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imza attıklarını, bu anlamda davalı banka ile müvekkilleri aralarında dip proje sözleşmesi imzalandığını, davalı bankanın projenin ilerleme durumuna göre dönemsel olarak eksper göndererek ve inşaatın aşamasına göre kredi vereceğini taahhüt ettiğini, davalı bankanın yapılan anlaşma uyarınca henüz yapımına başlamamış üzerine ipotek tesis etmesinin mümkün olmadığı daireler için konut kredisi kullandırdığını, bunun karşılığında da müteahhit firmaya müşterek müteselsil kefil olmayı taahhüt ettiğini, davalı bankanın kredi kullandırmasının tek sebebinin müvekkili şirket ile yapılmış olan dip proje sözleşmesi olduğunu, davalı bankanın, müvekkillerinden daire alan alıcılara kredi açması sonrasında ekonomik krizi bahane ederek müvekkillerine vaat ettiği krediyi kullandırmadığını, davalı bankada alınan birtakım kararlar ile ekonomik kriz bahane edilerek müvekkili şirkete hakediş usulü uyarınca eylül ayında tahsis etmesi gereken 4.000.000,00 TL kredi tutarını tahsis etmekten vazgeçtiğini, bunun üzerine davalı bankanın açacağı krediye güvenerek yola çıkan müvekkili şirketin birçok büyük inşaat şirketi gibi ekonomik krizden etkilenerek finans zorluğu içerisine düştüğünü ve iflas ettiğini, vaat edilen krediyi kullandırmamasının yanında kullandırmış olduğu kredinin de hemen ödenmesini talep etmesi sonucu zarar uğranıldığını ileri sürerek, uğratılmış olduğu zarardan şimdilik 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.…
Davalı vekili, davacı şirketin sürüklendiği mali kriz neticesinde inşaatını tamamlayamadığını, alıcılara taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde vaad ettiği şekilde konutları tam ve eksiksiz teslim edemediğini, buna mukabil, konut alan şahısların kredi geri ödemelerini yapmamaya ve hatta konuyla ilgili zararlarının tazmini talebiyle müvekkili banka aleyhine dava ikame etmeye başladıklarını, alıcılar ile akdolunan konut finansmanı kredi sözleşmelerinin müşterek borçlu müteselsil kefilinin davacı şirket olduğunu, yine taraflar arasında akdolunan hükümleri gereğince müvekkili bankanın risk altında gördüğü krediyi geri çağırmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.…
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; bankalara, vergi dairesine ve icra takibi yapan şirketlere yazılan cevabi yazılar
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.…
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.…