Bu kayıtların geçerliliği konusunda da önce Tezimizde yer verdiğimiz genel prensipleri…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Mayıs 2018
Sempozyumu tarihi: 22.12.2017
Sayfa: 211 - 213
Ahmet Battal
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
B- Oran Değiştirme Hakkının Saklı Tutulması
1. Proje kredilerinde kredi geri ödemeleri işletmenin nakit akışı başladıktan…
“Erem/Altınok/Tandoğan ve Domaniç vadeli kredilerde faiz oranlarının, -kanuni sınırlar içinde kalmak kaydıyla- bankaca tek taraflı olarak artırılabileceğinin baştan sözleşmeye konacak hükümle kararlaştırılmasını mümkün ve bu durumu, basiretli bir tacirin gelecekte tahakkuku muhtemel olaylara karşı bir tedbiri olarak görmektedirler. Böyle bir hükmün, -özel hukuktaki genel butlan sebepleri dışında kalmak kaydıyla- geçerli sayılması gerektiği düşüncesi haklı bulunabilir.…
Ancak bankaların vadeli kredilerinin büyük çoğunluğunda, tüketicilerin müşteri olduğu ve kitle psikolojisinin yoğun tesiri altında bulunan “sıradan vatandaşların” bu tür şartları ihtiva eden sözleşmeleri imzaladıkları düşünülecek olursa, MK. 2’ye uygun kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi son derece zor olan tek yanlı artırma yetkisinin, en azından tüketici kredileri yönünden geçersiz sayılması gerektiği kanaatindeyiz. …
Nitekim kanun koyucu da bu düşüncelerle, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10/2.d maddesi ile, tüketici kredilerinde toplam borcun baştan belirtilmesini ve sonradan değiştirilmemesini hükme bağlamıştır. …
Böylece müşterinin bankaya karşı teslim olmuş bir psikolojik tavır içine girmesinin istenmesinden vazgeçilmiş, bunun yerine, hem bankanın hem de müşterinin, ileriyi gören, risklere birlikte katlanmaya hazır, basiretli bir kişi gibi davranması istenmek suretiyle, daha hakkaniyetli bir çözüm bulunmuştur. Şüphesiz basiretli bir tacirin dahi öngöremeyeceği ölçüde değişiklikler, işlem temelinin çökmesi sonucunu doğurur ve her iki taraf, bu hali ileri sürerek hâkimin sözleşmeye müdahalesini sağlamak hakkına sahiptir.…
Ayrıca banka tek yanlı artırma yetkisini kullanırken, MK. 2’ye uygun davranmalıdır. Yargıtay birçok kararında bu hususu açıkça ifade etmiş bulunmaktadır. Hatta “faiz artırımı ile ilgili yetkinin, MK. 2. maddesinin koruması altında bulunan davalı borçlunun gösterdiği güveni kötüye kullanmış olup olmadığı” irdelenmelidir veya “kredi müşterisinin MK. 2. maddesinin koruması altında bulunduğunun kabulü gerekir. Bir başka deyişle bankanın kendisine duyulan güvene aykırı davranışı bulunup bulunmadığının saptanması gerekir” şeklinde ya da benzeri bir formül cümleyi kullanmakta olduğu gözlenmektedir. …
Bazı kararlarda ise konu doğrudan MK. 2/2 ile irtibatlandırılmaktadır. “Bankanın istencine bırakılan faiz oranını artırmayla ilgili yetkinin kullanılmasında doğruluk ve dürüstlük kurallarına uyulması gereklidir. (MK.nun 2. mad.) Bankanın faiz oranını haklı görülmeyecek bir oranda yükseltmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğini taşır. Bu nedenle, MK.nun 2. maddesinin koruması altında bulunan kredi müşterisine karşı bankanın kendisine duyulan güvene aykırı davranışı bulunup bulunmadığının saptanması gerekir.” …
Öte yandan Yargıtay bir kararında, bankanın, faiz oranını geçmişe etkili olarak artırmak yoluyla kredi borcunun ödenmiş taksitlerinin faizlerini yükseltmesini sağlayan sözleşme hükmünü geçerli saymıştır. Buna karşılık aynı konudaki başka bir kararında ise aksi görüşü benimsemiştir. Kanaatimizce birinci görüş, kredi müşterilerinin öngörmedikleri ve asla beklemeyecekleri sonuçların doğmasına yol açabilecek niteliktedir. Faiz oranlarını artırma yetkisinin geleceğe yönelik olarak kullanılması, bir anlamda sözleşmeyi yeni durumlara uyarlamak yetkisi olarak algılanabilir. Oysa ödenmiş bir taksit için yeni durum söz konusu olamayacaktır ki, uyarlamaya ihtiyaç olsun. …
Bu nedenle, Yargıtay’ın bu kararında -sözleşmelerin ahlâka aykırılığı ihtimalini nazara almamak suretiyle- bir yanılgı içine girdiği belirtilmelidir.”…
2. Bankaların kredi sözleşmelerinde faiz oranlarını tek yanlı değiştirme hakkını saklı tuttuklarına dair sözleşme hükümlerinin geçerliliği ile ilgili genel değerlendirmeler ve yaklaşımlar elbette proje kredisi sözleşmeleri için de geçerlidir. Bankanın bu hakkını TMK 2’ye aykırı biçimde kullanması “güven kurumu” olmasından…
Proje kredilerinde bu hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını tesbit için kredi…
3. Ayrıca sözleşmedeki kelepçelere rağmen kredi alıcısının krediyi fiilen proje dışındaki işlerde kullanması halinde bankanın hem sözleşmedeki hükümler yardımıyla sözleşmeden dönme hakkı ve hem de faiz oranlarını değiştirme ve yükseltme hakkı bulunduğu kabul edilmelidir(33).…