Şirketin uğradığı zararın tazmini için şirket tarafından bir sorumluluk davası açıldığı…
Şirketin, kendi uğradığı zararın tazminini dava ettiği hallere ilişkin olarak, şu…
- Yargıtay 11. HD. 18.04.2017, E. 2015/14344, K. 2017/2240(11)…
“Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in gerek davacı şirket yönetiminde gerekse davacı şirkete karşı yapılan takipte kusurlu bulunduğu, davacı şirketin menfi tespit davası açmak için ödediği harç masrafı ve davada kendisini temsil ettirmek için ödediği vekâlet ücretinin doğrudan doğruya davalı ...’in davacı şirketi yönetirken göstermesi gereken sadakat ve özen borcuna aykırı davranıştan kaynaklandığı, davacının maddi tazminat isteminin haklı olduğu, davacı manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, bu eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin kabulüyle 14.316,50 TL maddi tazminatın 12.217,60 TL’sine 11/02/2011 ödeme tarihinden, bakiyesinin ise 15/06/2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.”…
- Yargıtay 11. HD. 21.06.2016, E. 2016/2880, K. 2016/6868 ve Yargıtay 11. HD. 17.6.2016,…
“Davalıların eski yöneticisi oldukları şirket, bir sermaye şirketi olup, faaliyetlerini ortaklardan aldığı sermaye payları ile bundan elde ettiği kazançlarla yürütür. Hayatın olağan koşulları gereğince de sermaye payının zamanında tahsil edilmemesinin şirketi zarara uğratacağı tabiidir. Statüleri gereği basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olan davalı yönetim kurulu üyelerinin (E-TTK’nın 320/1. md.), bunları zamanında tahsil etmemesi, bu yönde herhangi bir faaliyette bulunmaması zarar oluşturduğu gibi, davalılar yönünden de kusur teşkil eder. Keza, bunları denetlemeyen denetçiler açısından da kusur oluşturur. Ayrıca, şirket zararının oluşması için, öncelikle sermaye taahhüt eden ortaklar aleyhine takipte bulunulmasına veya dava açılmasına da gerek yoktur. Zamanında tahsil edilmeyen apel borcu, şirket …
6762 sayılı mülga TTK. m. 341 hükmünde şirket namına açılacak dava yönünden genel…
Tespit edebildiğimiz kadarıyla Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin dört kararında(14)…
- Yargıtay 11. HD. 12.07.2017, E. 2016/8829, K. 2017/4095(16)…
“… Dava konusu eylemlerin gerçekleştiği iddia olunan tarihler ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK’nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönün-
Öte yandan, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TKK’nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK’nın 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Somut olayda davalı yönetici aleyhine tazminat davası açılması yönünde alınmış bir genel kurul kararının olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK’nın 54. maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde doğrudan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.”…
Öğretide Çamoğlu(17) tarafından, kanunda genel kurul kararından söz edilmediği, dava şartının açıkça kanunda yer alması gerektiği ve genel kurul kararının aranmasının sorumluluk davasının açılmasını zorlaştırdığı yönündeki gerekçelerle ortaya konulan olumsuz görüş karşısında, TTK. m. 479/3 bent (c) hükmünü(18)…
