(1) Yargıtay 19. HD’nin 2010/12988 E., 2010/14146 K. sayılı 13.12.2010 tarihli…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Aralık 2024
Sempozyumu tarihi: 22.12.2023
Sayfa: 184 - 187
Ahmet Battal
Editör:İbrahim Bektaş, Halil Mervan Murat, Ülkü Ay Kaplan, Barış Yasin Özelci
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
C- Dönme Hakkını Reddeden Daire Kararları
Yargıtayın yukarıdaki HGK kararının etkisi altında verdiği ve kefaletten dönme hakkını…
(2) Yargıtay 19. HD’nin 2010/2855 E., 2010/14541 K. sayılı ve 20.12.2010 tarihli kararına konu olayda davalı kefil dava dışı şirketin kredi borcuna kefil olduktan sonraki tarihte şirketteki payını devretmiş ve bu durumu da gerekçe göstererek kefaletten rücu ettiğini bildirmiştir. Davacı banka dava dışı şirkete bu tarihten sonra kullandırdığı kredi için davalıyı da icraya vermiş, itirazın iptali davasında mahkeme “davalı tarafından davacı bankaya noter kanalı ile gönderilen 16.01.2008 tarihli ihtarla davalının kefaletini geri çektiğini bildirdiği, ihtara cevap vermeyen bankanın kefaletten kurtulduğu yolunda davalıda haklı bir kanaat oluşmasına neden olduğu, davacı bankanın 01.04.2008 tarihinde açtığı kredi nedeniyle davalıyı sorumlu tutamayacağı”…
Bu karar, eski BK döneminde, bankanın kefaletten rücuya karşı sessiz kalmasının hak…
(3) Yargıtay 19. HD’nin 2014/5061 E., 2014/8855 K. sayılı ve 07.05.2014 tarihli kararına konu olayda davalı dava dışı kredi borçlusu şirketteki payını devrettikten sonra davacı bankaya kefaletten rücu ettiğini bildirmiş, banka
“Borç sıfırlandıktan sonra borçluya tekrar kredi kullandırılması yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığından sözleşmeden doğan kefalet sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur. Öte yandan davalı taraf, sözleşmenin 70. maddesinde 818 Sayılı BK.nun 493 ve 494. md. hükmündeki kefaletten kurtulma imkanı veren haklardan feragat ve bu maddelere dayanarak bankaya karşı hiçbir istekte bulunmamayı kabul ettiği görülmektedir. 818 Sayılı B.K.’nun 493. ve 494. maddeleri hükümleri emredici nitelikte değildir. Bu nedenle, kefil, kredi sözleşmesi kurulurken, anılan hükümlerle kendisine kefaletten kurtulma olanağı veren haklardan peşinen feragat edebilir, böyle bir feragat hukuken geçerlidir. Kefil, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra tek taraflı olarak kefaletini geri alamaz. Bu şekildeki bildirim akdin diğer tarafça açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz. Kefaletten vazgeçme beyanında bulunulduğu tarihte cari hesap ilişkisinde borç bakiyesinin sıfır olması da sonuca etkili değildir.” …
Bankaların GKS’lerinde yer alan ve kefil aleyhine ağır sonuçlar doğuran –rücudan…
(4) Yargıtay 19. HD’nin 2014/12489 E., 2014/15186 K. sayılı ve 15.10.2014 tarihli kararına konu olayda davacı kefaletten rücu ettiğini bankaya bildirmiş ancak davalı banka dava dışı asıl borçlu şirkete Esnek Ticari Kredi hesabı adı altında kredi kullandırmış ve ödenmemesi üzerine icra takibi yapmış, kefilin açtığı menfi tespit davasında, davalı, davacının kefaletten kurtulmasının ancak davalı bankanın kefil veya kefilleri beri kılmasıyla mümkün olduğunu, davacının kefili olduğu kredi sözleşmesinin doğmuş ve doğacak
Borca kefalet ve borç ilişkisine kefalet ayrımı yapılmamış olan bu karar başka bazı…
(5) Yargıtay 19. HD’nin 2014/19481 E., 2015/2690 K. sayılı ve 26.02.2015 tarihli…
“Kredi sözleşmeleri karşılıklı taahhütleri içerdiğinden kefilin tek yanlı olarak bildirdiği irade beyanı ile kefalet sona ermez. Bu şekildeki bir bildirim akdin diğer tarafınca açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz. Öte yandan davacı bankanın sözleşmenin limit artırma bölümüne yeni bir kişinin kefaletini alması, davalının kefaletten vazgeçme yönündeki bildiriminin davacı banka tarafından kabul edildiği şeklinde de yorumlanamaz.” …
Bankanın bir yandan eski kefilin kefaletten vazgeçme beyanına sessiz kalırken bir…
(6) Yargıtay 11. HD’nin 2021/3031 E., 2021/7312 K. sayılı ve 22.12.2021 tarihli…
Davacı banka 28.11.2007 tarihli teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle bedelinin…
BAM şu gerekçeyle istinaf talebini reddetmiştir: “davalıların ihtarın çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu’nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı…” …
Yargıtay ise teminat mektubunun 28.11.2007 tarihli kredi sözleşmesi gereğince düzenlendiğini…
“Sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun kefalet sözleşmesi nedeniyle verildiğinin kabulü doğru olmamıştır.”…