Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
SIRA NO : 2009/2
Kurum:
MALİYE BAKANLIĞI
Kabul Tarihi:
01.01.5811
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
01.01.2009
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Sayı : B.07.1.GİB.0.03.50/5048-
Konu :
5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN İÇ GENELGESİ
(Seri No: 2009/2)
........................ VALİLİĞİNE
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)
................... VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun uyarınca yapılan bildirim veya beyanlar dışındaki diğer nedenlerle yapılacak vergi incelemeleri sonucunda, 31/12/2009 tarihinde zamanaşımına uğrayacak 2004 takvim yılına ilişkin olarak bulunan matrah farklarından anılan Kanun uyarınca bildirilen veya beyan edilen tutarların mahsup edilmesinin gerekmesi halinde, bu Kanunda yer alan Türkiye'ye transfer etme, sermayeye ekleme ve vadesinde ödeme şartlarının önem arz etmesi nedeniyle, ilgili yıla ilişkin matrah farklarından beyan edilen tutarların mahsubu işleminde ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek ve uygulama birliğini sağlamak amacıyla, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1. Yasal Düzenlemeler
5811 sayılı Kanunun 5917 sayılı Kanunla değişen 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, gerçek veya tüzel kişilerce 1/6/2009 tarihi itibarıyla sahip olunan ve yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazların 30/9/2009 tarihine kadar Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirileceği veya vergi dairelerine beyan edileceği, bu kıymetlerin, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilebileceği, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, bu Kanun hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacakları, bu fon hesabının, sermayenin cüz'ü addolunacağı, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyeceği, serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecekleri ve bu varlıkların dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacağı ifade edilmiştir.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak 1/6/2009 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında işletmenin özkaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların 30/9/2009 tarihine kadar Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edileceği, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, bu Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı açacakları, bu fon hesabının, sermayenin cüz'ü addolunacağı ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave edileceği, serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin ise söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecekleri ve bu varlıkların dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.
Aynı maddenin beşinci fıkrasında ise, birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacağı ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarların, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanunun 4 üncü maddesine 5917 sayılı Kanunla eklenen birinci fıkrada yer alan yetkiye istinaden, Kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen bildirim ve beyan süreleri, 29/9/2009 tarih ve 15456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 31/12/2009 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.