Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kabul Tarihi:
27.03.2014
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
27.03.2014
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Konu : Bilirkişi Raporları Hakkında
Bakanlığımız, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı müze müdürlükleri, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki kültür varlıklarının korunması ve kaçakçılığının önlenmesi hususunda yoğun bir mesai harcamaktadır. Kültür varlıklarının sürdürülebilir bir şekilde korunmasında devlet eliyle alınan önlemlerin yanı sıra akademisyenlere de önemli görevler düşmektedir.
Üniversitelerin Arkeoloji, Sanat Tarihi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümleri tarafından, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanuna ilişkin hususların derslerde ve düzenlenecek seminerlerde öğrencilere aktarılması ile anılan bölüm öğrencileri ve mezunlarının da bu etkin mücadeleye bilinçli olarak katılmalarının sağlanabileceği,
Yüzey araştırması ve kazı başkanlığı yapan akademisyenlerin bulundukları bölgede yerel halka yönelik, kültür varlıklarının korunmasını ve kaçakçılığının önlenmesini konu alan bilinçlendirici eğitim faaliyetlerinde bulunmalarının toplum bilincinin arttırılmasında faydalı olabileceği,
Akademik kadro ve üniversite öğrencilerinin, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan ülkemiz kökenli eserlerin tespitine yönelik; yurt dışında bulunan müzelerin koleksiyonları ile müzayedelerin ve yayımların taranması yönünde araştırmalar yapmaları için teşvik edilmesi ve tespit edilen eserlere ilişkin ülkemiz kökenli olduğunu belgeleyecek akademik bilgilerle destekli rapor, bilimsel yayın vb. dokümanların Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne iletilmesinin iade çalışmalarına önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
Bu hususlara ek olarak; kaçak kazılar ve kültür varlığı kaçakçılığı olaylarında ele geçen eserlere ilişkin anılan Kanun kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporlarında kullanılan bazı ifadelerin, adli süreç esnasında kaçak kazı ve kültür varlığı kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunanların lehine yorumlanarak, 2863 sayılı Kanun kapsamında olup izinsiz ve belgesiz bulundurulamayacak devlet malı niteliğindeki eserlerin şahıslara iade edilmesi suretiyle hak kaybına sebebiyet verdiği ve kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesinde verilen etkili mücadeleyi sekteye uğrattığı görülmektedir.
Kaçak kazı ve kültür varlığı kaçakçılığı olaylarında ele geçen eserlerle ilgili kuramlara sunulan bilirkişi raporlarının, “2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarım Koruma Kanunu”, “Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmelik” ve “Etnografık Nitelikteki Taşınır Kültür Varlıkları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gözetilerek düzenlenmesi önem arz etmektedir.
Kaçak kazılar ve kültür varlığı kaçakçılığı olaylarında ele geçen ve 2863 sayılı Kanun kapsamında incelemesi yapılacak olan eserlere ilişkin aşağıda belirtilen hususlar çerçevesinde değerlendirme
yapılmasının Bakanlığımızın hak kaybının önüne geçmesini sağlayacağı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda;
a)2863 sayılı Kanun kapsamında eserler,
o Son 6 Osmanlı padişahı dönemi sikkeleri: Osmanlı Padişahlarından Abdülmecit, Abdülaziz, V Murat, II. Abdülhamit, V Mehmet Reşat ve Vahidcttin ile aynı dönem sikkeler, tescile tabi olmaksızın yurt içinde alınıp satılabilmektedir. Ancak zaman zaman hazırlanan raporlarda son 6 padişah dönemi sikkelerinin 2863 sayılı kanun kapsamı dışında kaldığı yönünde ifadelerinin kullanıldığı görülmektedir. Anılan sikkelerin 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu ancak ayrıca tescile tabii tutulmadan yurt içinde alımı - satımının serbest, yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğu yönünde ifadelere yer verilmesi uygun olarak değerlendirilmektedir. Konunun 2863 sayılı Kanunun 23 (a) maddesi ile Etnografik Nitelikli Taşınır Kültür Varlıkları Yönetmeliğin 3 ve 4. maddeleri dikkate alınarak değerlendirilmesi,
o Etütlük nitelikte eserler: Müze uzmanlarınca hazırlanan bilirkişi raporlarında; ele geçen eserlerin kültür varlığı olmakla birlikte müzelik değerde olmadığı, müzelik değerini yitirdiği, etütlük mahiyette olduğu, silik, okunamıyor, tahrip olmuş vb. gibi nedenlerle 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında, tasnif ve tescil dışı olduğu yönünde ifadelere yer verildiği görülmektedir. İlgili adli merciler tarafından özellikle talep edilen haller dışında incelemeye konu eserin, kondisyonuna (çeşitli nedenlerle zarar görmüş olup olmadığına bakılmaksızın) değinilmeden 2863 sayılı Kanun kapsamında bir kültür varlığı olup olmadığının açık ifadelerle belirtilmesi, lüzum görülüyorsa eserin, bilimsel amaçla kullanılmak üzere müzelerde korunması gerekli etütlük eserlerden olduğu yönünde açıklamalara yer verilmesi, inceleme esnasında şiddetli korozyona uğraması nedeniyle hiçbir şekilde dönem tayini yapılamayan ancak, 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu yönünde şüphe uyandıran eserlere ilişkin doğru karar verilebilmesi amacıyla restorasyon çalışması yapılmasına yönelik Genel Müdürlüğümüzden talepte bulunulması,