Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Orman Genel Müdürlüğü
Kabul Tarihi:
20.05.2015
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
20.05.2015
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Konti : Orman Suçlarına Müdahale
TAMİM NO : 7064
Ormanların kanun dışı müdahalelere karşı korunması görevini yürüten memurlarımız tarafından, 6831 sayılı Orman Kanununa aykırı olarak; ormanlık alanlarda işlenen açma, işgal ve faydalanma suçları sonucu orman alanlarında inşa edilen her türlü bina ve tesis için düzenlenen suç tutanaklarının Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirilmesi ile soruşturma süreci başlamaktadır.
Ormanların kanım dışı müdahalelerden korunması için orman alanlarında devam eden her türlü bina ve tesis İnşaatlarının suç tutanağı düzenlenmesi aşamasında durdurulamaması veya yıkılmaması sonucu inşaatların devam etmesi, kovuşturma sonucunda verilecek olan kararların infazını güçleştirmekte, halkımız ile zaman zaman karşı karşıya gelinmesine neden olmakta ve bu durum teşkilatımızın kurumsal imajını zedelemektedir.
6831 sayılı Orman Kanununun,
17. maddesinin 2. fıkrasındaki amir hükmünde;
“Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yolları ile elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Gene! Müdürlüğünce değerlendirilir.”
6831 sayılı Orman Kanununun,
79. maddesinin 3. fıkrasındaki amir hükmünde;
" Talep vukuunda polis, jandarma, köy muhtar ve bekçileri orman memurlarına yardıma mecburdurlar.” Orman Kanununun 17/2 ve 79/3 madde hükümlerindeki esas gaye, suç işlendiği an idarece olaya hemen müdahale edilmesi ve bu suretle de yeni suç işlenmesinde daha caydırıcı bir rol oynanmasıdır. Hâlbuki fıkra hükümlerinin uygulanmaması ve sadece suç tutanaklarının düzenlenmesi halinde ise, bu tür orman suçları ile ilgili davalar yıllarca devam etmekte bu da caydırıcılığın tersine suç işleme temayülünde olan kişileri cesaretlendirmekte ve netice olarak da ormanların korunması ve devamlılığı tehlikeye düşmektedir.
Sonuç olarak; 6831 sayılı Orman Kanununun 17/2 maddesi gereğince kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunan yerlere tecavüz, yerleşme ve sabit tesislerin İnşa edilmesi halinde idarenin kendi kolluk görevlileri ile inşaatın başlangıcında olaya müdahale ve tesislere elkoyma yetkisi bulunmaktadır. İdaremiz kolluk görevlileri yetersiz kaldığı durumlarda da 6831 sayılı Yasanın 79/3 maddesi hükmü gereği tüm güvenlik güçlerinin yardımı talep edilebilmektedir.
Bunun yanında temel ceza kanunu niteliğindeki 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunlarında önemli değişiklikler yapılmış olup 6831 sayılı Orman Kanununun 79. maddesi 4. Fıkrasına da aşağıdaki amir hüküm eklenmiştir.
“Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.”
Buna göre suç zaptının düzenlenmesi ve geciktirmeksizin Cumhuriyet Savcılığına intikaliyle birlikte 6831 sayılı Orman Kanunu 79 ve 5271 sayılı CMK 127. Madde, 5235 sayılı Kanunun 10. maddesi hükümleri dayanak alınarak kesinleşmiş orman kadastrosu ile orman sınırları içinde kalan orman alanlarındaki henüz tamamlanmamış, inşaatı devam eden yapılaşmaların mühürlenmesi ile üçüncü şahısların zarar görmesini engelleyecek tedbirlerin alınmasına özen gösterilmesi, akabinde hukuki gerekçelerinin ve yasal dayanaklarının açıklanarak alınacak Cumhuriyet Savcısı ya da Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla, yıkma işleminin öncelikle idaremizce muhataplara çıkarılacak bir tebligat ile inşaat sahasının eski hale getirilmesinin istenmesi, aksi halde bu işlemlerin idarece yapılarak masrafların kendilerinden tahsil edileceğinin bildirilmesi suretiyle yıkımın gerçekleştirilmesi ve bu sahaların devamlı kontrol edilerek yeni yapılaşmaların engellenmesi gerekmektedir.
Tamamlanmış binalarla ilgili olarak ise 6831 sayılı Kanunun 93/4. Maddesi;
“Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir.” Hükmüne amirdir.
Mahkemelerce verilmiş müsadere kararlarında kesin sonuca ulaşılabilmesi için yukarıdaki fıkra hükmünün hiç zaman kaybetmeden infazı ve bunun sonucunda da ormana yapılan her türlü tecavüzün önlenmesi gerekmektedir.