Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Sayı : E-21002710-110[3760-16697]-126434 22.11.2022
Konu : Tahsilat İç Genelgesi (Seri No: 2022/2)
DAĞITIM YERLERİNE
TAHSİLAT İÇ GENELGESİ
(Seri No:2022/2)
Bilindiği üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı ikinci bölümünün 9, 10, 11 ve 12 inci maddelerinde teminat istenmesine, 13, 14, 15 ve 16 ncı maddelerinde ihtiyati hacze, 17, 18, 19 ve 20 nci maddelerde ise ihtiyati tahakkuka ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 9 uncu maddesinde "213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.
Türkiye'de ikametgahı bulunmıyan amme borçlusunun durumu amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat istiyebilir." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 13 üncü maddesinde ihtiyati haciz nedenleri 7 bent halinde sayılmış ve anılan maddenin birinci bendinde 6183 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi gereğince teminat istenmesini gerektiren hallerin mevcut olması ihtiyati haciz nedeni olarak belirlenmiştir.
Buna göre, 213 sayılı Kanunun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden ihtiyati haciz kararı alınması mümkün bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 2575 sayılı Danıştay Kanununun;
- "İçtihatları birleştirme kurulunun görevleri" başlıklı 39 uncu maddesinde, "İçtihatları Birleştirme Kurulu, dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü veyahut birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi gerekli görüldüğü takdirde, Danıştay Başkanının havalesi üzerine, Başsavcının düşüncesi alındıktan sonra işi inceler ve lüzumlu görürse, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında karar verir." hükmü,
- "İçtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olanlar" başlıklı 40 ıncı maddesinde,
1. İçtihatların birleştirilmesi veya birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi, Danıştay Başkanı, konu ile ilgili daireler, idari ve vergi dava daireleri kurulları veya Başsavcı tarafından istenebilir.
2. Aykırı kararlarla ilgili kişiler, içtihatların birleştirilmesi için Danıştay Başkanlığına başvurabilirler.
3. Kurulun, içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararları, gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanır.
4. Bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır." hükmü,
yer almaktadır.
Anılan madde hükümlerine göre, Danıştay Dava Dairelerince verilen aykırı kararlara karşı Danıştay Başkanlığından içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesinin talep edilmesi mümkün bulunmakta olup, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesine ilişkin kararlar gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içinde Resmi Gazete'de yayımlanmakta ve bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır.
Öte yandan, 12.11.2022 tarihli ve 32011 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 27.05.2022 tarihli ve E.No: 2021/6, K.No: 2022/2 sayılı kararında;
- 6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci bendinin atıfta bulunduğu anılan Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre teminat istenilebilmesi için maddede sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli işlemlere başlanılmış olması, ayrıca vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre teminat altına alınacak alacak konusunda bir miktar belirlenmesi ve bu miktarla sınırlı olarak inceleme elemanının talepte bulunması gerektiği, inceleme elemanının vergi incelemesini tamamlayıp vergi inceleme raporunu, tarhiyatı yapacak vergi dairesine göndermesiyle bu hususlara ilişkin görev ve yetkisinin sona erdiği, istenecek teminat miktarını belirleme ve teminat istenmesi yönünde talepte bulunma yetkisini incelemeyi yapan yetkili memurdan başkasının kullanmasının mümkün bulunmadığı gibi, inceleme tamamlandıktan sonra inceleme elemanının da bu yetkisini kullanamayacağı, dolayısıyla inceleme sonuçlandıktan sonra 6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci bendi kapsamında ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle,