Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
2004/23
Kurum:
Vakıflar Genel Müdürlüğü
Kabul Tarihi:
10.11.2004
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
10.11.2004
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
BAŞBAKANLIK
Vakıflar Genel Müdürlüğü
GENELGE
2004/23
5072 Sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun, 29 Ocak 2004 tarih ve 25361 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve uygulamasına açıklık getirmek üzere 2004/5 ve 2004/15 sayılı Genelgeler çıkarılmıştır.
5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 21.09.2004 tarih ve 25590 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan kanunun 24. Maddesinde, 22.01.2004 tarihli ve 5072 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde yer alan "Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde" ibaresi "31.12.2005 tarihine kadar" şeklinde değiştirilmiş ve anılan kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Geçici madde 2- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile tüzük ve senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklıdır.
Buna göre;
1- 5072 Sayılı Kanun, 3294 Sayılı Kanun ile kurulan Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıflarıile3388 sayılı Kanunla kurulmuş bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı dışındaki Türk Medeni Kanununa göre kurulan tüm vakıfları ve bu vakıf tüzel kişilikleri içerisinde yer alan vakıf iktisadi işletmelerini kapsamaktadır. Anayasanın 135. maddesine göre, meslek kuruluşları doğrudan kamu kurumu değil, kamu kurumu niteliğinde kuruluşlar olduğundan, meslek kuruluşları 5072 sayılı Kanunun uygulamasında, kamu kurumu veya kuruluşu olarak değerlendirilmeyecektir.
2- 5072 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kurulan vakıflar, hiç bir şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerini alamazlar. Kamu görevlileri, vakıf organlarında görev unvanını kullanmadan ismen görev yapabilirler.
5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini almış olan ve senetlerinde Kamu görev unvanlarına yer veren vakıfların, senet hükümlerini değiştirmeleri zorunlu değildir.
5234 sayılı Kanundan önce yürürlüğe giren 5072 sayılı Kanun gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarının isim ve görev unvanına yer veren senet hükümlerini değiştirmiş olan vakıflar, senet değişikliğine ilişkin hüküm kesinleşmiş olsa dahi, diğer mevzuata aykırı olmamak ve usulüne uygun olarak senet değişikliği yapmak suretiyle eski isimlerini yeniden kullanabilir ve vakıf organlarında senet değişikliğinden önce yer verilen kamu görev unvanlarına yeni senette yer verebilirler.
5072 sayılı Kanun ile 5234 sayılı Kanunun uygulanmasında, akademik unvanlar kamu görev unvanı sayılmaz.
Unvanını kullanmadan ismen de olsa, vakıf organlarında görev alan kamu görevlilerine hiç bir ad altında ücret ödenmeyecek, sadece vakıf için yaptıkları seyahatler için yolluk ve vakıf için yaptıkları belgeye dayanan zorunlu masraflar ödenebilecektir. Ulaşım, konaklama ve yemek parasını içeren yolluğun hesabında, basiretli bir idareci gibi davranılarak, vakfın zarara uğratılmaması ve kamu görevlilerine bu hususun ek gelir teşkil etmemesi sağlanacaktır.
3- 5072 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olup da, halen sona ermemiş bir sözleşmeye dayanmadıkça bu kanun kapsamındaki vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremeyecek ve bu kuruluşlara ait araç ve gereçleri kullanamayacaklardır.
Ancak, zihinsel, bedensel ve benzeri engelli ve özel bakım, rehabilitasyon ve eğitime muhtaç çocuklara hizmet veren kamu kurum ve kuruluşlarına ait merkezlerde aynı amacı taşıyan vakıfların uzman ve gönüllülerine sadece bu hizmetleri yürütmek üzere yer ayrılması mümkündür. Ayrılan bu yerlerin vakıf bürosu veya birimi şeklinde kullanılmaması, bu yerlerde bağış ve yardım kabul edilmemesi ve ticari faaliyette bulunulmaması, vakıf organlarının bu alanda yer almaması gerekir.
4- Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamayacaklardır.
5- Bir kısım vakıfların, 5072 Sayılı Kanunla vakıf amaçlarının uygulanmasında kısıtlama getirildiği düşüncesiyle faaliyetlerini durdurarak, personel çıkarma yoluna gittikleri öğrenilmiştir. 5072 Sayılı Kanunda, vakıfta çalışan personelin işine son verilmesiyle ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Vakıflar, öz kaynakları ve gelirlerinin yeterli olması halinde amaçları doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmeye devam edecekler ve bu kanun gerekçe gösterilerek personelin işine son verilmeyecektir.
6- Vakıflar, kendilerine ait araç, gereç her türlü demirbaş ve sarf malzemelerini vakıf senedi hükümlerine göre, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlayabilir veya bedelsiz olarak devredebilir, kullandırabilir.