GENEL GEREKÇE
Çağdaş ceza infaz sisteminin temel amacı, hükümlünün sosyalleşmesini teşvik etmek, yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, üretken, kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak, böylece özel ve genel önlemeyi sağlamak, bireyi ve toplumu suça karşı korumaktır.
Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ruh ve beden sağlığını koruyucu ve geliştirici programları uygulamak, hükümlülerin topluma uyum sağlamasına ve toplum hayatına geri dönmelerine önemli derecede yardımcı olmaktadır. Bu sürece, hükümlüyle beraber kamu görevlileri, toplum ve aile bireylerinin de katkı vermesi; söz konusu amaca yönelik yöntem ve araçlar geliştirilmesi gerekmektedir.
Anayasanın 41 inci maddesinde belirtildiği üzere, Türk toplumunun temelini aile oluşturmaktadır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını sağlamak için gerekli önlemleri almak ve örgütleri kurmakla görevlendirilmiştir. 12/9/2010 tarihinde yapılan Halkoylamasıyla kabul edilen 5982 sayılı Kanunla Anayasanın 10 uncu maddesine eklenen hükümde, çocuklar için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı; 41 inci maddesine eklenen hükümde ise her çocuğun ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen amaç ve hükümler doğrultusunda, hükümlülerin aileleriyle belirli sürelerle görüşmesine imkân tanınması için düzenleme yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Mukayeseli hukukta, Amerika Birleşik Devletlerinin bazı eyaletlerinde, Kanada, Brezilya, İspanya, Fransa, Almanya, Finlandiya, Danimarka, Hollanda, Estonya, Rusya, İsrail, Suudi Arabistan, Meksika, Arjantin, Filipinler, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerde aile görüşmesi uygulaması bulunmaktadır.
Ceza ve infaz hukuku alanında insana değer veren düşüncenin etkinlik kazanması nedeniyle, hapis cezalarının her zaman iyi sonuç vermediği, hükümlünün toplumla bütünleşmesini gerçekleştirmede yeterli etkiyi yapmadığı, infaz rejimlerinde hükümlünün iyileştirilmesini ve topluma yeniden kazandırılmasına imkân sağlayacak iyileştirici değişiklikler yapılması gerektiği ifade edilmektedir.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince hazırlanan R(87)3 sayılı “Avrupa Cezaevi Kuralları”, tüm hükümlülerin salıverilme sonrası topluma ve aile yaşamına uyumlarının kolaylaştırılmasını, uzun süreli hapis cezasına hükümlü olanların etkili bir sosyal desteği de içeren denetim altında cezalarının yerine getirilmesini ve koşullu salıverilme olanağının bulunmasını, salıverilenlerin toplumdaki yerlerini alabilmeleri için sosyal hizmetler ve diğer kuruluşlarla işbirliği içinde bulunulmasına ilişkin düzenlemelere yer vermiştir.
Belirtilen amaç ve hükümler doğrultusunda, açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilmesi imkânı getirilmektedir.
Tasarıda, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı aşamasında uygulamada ortaya çıkan bazı sorunların giderilmesine yönelik hükümlere de yer verilmektedir.
Ayrıca, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan düzenlemeyle, sanığın sözlü savunmasını kendisini daha iyi ifade edeceğini belirttiği başka bir dilde yapabilmesi imkânı sağlanmaktadır.
Tasarıyla, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda yapılması öngörülen düzenlemelerle, hükümlülerin dış dünyayla daha iyi ilişki kurmaları sağlanmakta ve toplumsal hayata uyum sağlamalarında geçiş süreci öngörülmekte ve sanığın savunmasını daha iyi yapabilmesine imkân sağlanmaktadır.